Transportation türkçesi Transportation nedir

  • Sürgün.
  • Nakledilme.
  • Taşıma.
  • Aşınıp ufalanan özdeklerin dışgüçlerle, özellikle akarsu ve buzullarla yerlerinden alınarak alçak ve düz alanlara ya da denize dek götürülmeleri.
  • Ulaşım.
  • Nakliye.
  • Taşınım.
  • Kimyasal tepkimeler ya da fiziksel olaylarda özdeğin uzay içinde bir konumdan bir başka konuma götürülmesi.
  • Sürme.
  • Gönderme.
  • Ulaştırma.
  • Taşıt.
  • Taşıma işleri.
  • Kara, deniz ve havayolu ile her türlü mal, hayvan ve insanın bir yerden başka bir yere götürülmesi.
  • Navlun.
  • Nakliyat.
  • Taşımacılık.
  • Taşıt aracı.
  • Mal, özdek ya da kişilerin çeşitli araçlarla bir yerden diğer bir yere taşınmaları.
  • Hukuk, coğrafya, iktisat, kimya, ekonomi alanlarında kullanılır.
  • Taşınma.
  • Sürgüne gönderme.
  • Nakliye ücreti.
  • Nakil.

Transportation ile ilgili cümleler

English: The public transportation system runs like clockwork.
Turkish: Toplu taşıma sistemi saat gibi çalışır.

English: I've arranged transportation for us back to Boston.
Turkish: Boston'a geri dönmemiz için ulaşımı düzenledim.

English: The massive flood paralyzed the local transportation network.
Turkish: Kütlesel sel, yerel ulaşım ağını felç etti.

English: Because of modern communication and transportation systems, the world is getting smaller.
Turkish: Modern iletişim ve ulaşım sistemleri sayesinde dünya küçülüyor.

 

English: The city's transportation system disintegrated.
Turkish: Kentin ulaşım sistemi dağıldı.

Transportation ingilizcede ne demek, Transportation nerede nasıl kullanılır?

Transportation and storage conditions : Taşıma ve saklama koşulları.

Transportation company : Ulaştırma bölüğü. Nakliye şirketi. Taşımacılık şirketi. Ulaştırma kuruluşu. Nakliyat şirketi. Taşıma şirketi.

Transportation costs : Nakliye masrafları. Nakliye giderleri. Taşıma giderleri. Taşıma maliyeti. Taşıma masrafları.

Transportation document : Malların yüklendiğini, gönderildiğini veya teslim alındığını gösteren belge. Taşıma belgesi.

Transportation economics : Ulaştırma iktisadı. Ulaştırma kesiminin yapısı, örgütlenmesi ve işlevini iktisadi ve istatistiki kavram ve yöntemleri kullanarak çözümleyen iktisadın bir alt dalı.

Aerial transportation : Hava taşıma işleri. Hava taşımacılığı. Hava yoluyla taşıma. Hava yolu ile insan ve mal taşımaya ilişkin işler.

National transportation safety board : Her türden ulaştırma kazasını araştıran amerikan devlet kurumu (demiryolu, havayolu, vb.). Ntsb. Ulusal ulaştırma güvenlik kurumu.

Transportation planning : Ulaşım tasarlaması. Taşımacılık planlaması. Yeni ulaşım kolaylıklarının ya da eskilerde yapılması öngörülen iyileştirmenin düzenli bir biçimde tasarçizim konusu yapılması, yeterliğinin sınanması ve yapımının izlenceye bağlanması işlemi. Ulaşım planlama. Ulaştırma planlaması. Ulaşım planlaması. Taşıma planlaması.

Transportation expenses : Ulaşım harcamaları. Ulaşım giderleri.

 

Transportation of goods : Malların nakliyesi.

İngilizce Transportation Türkçe anlamı, Transportation eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Transportation ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Banishment : Sürgün cezası. Nefiy. Atma. Uzaklaştırma. Aforoz. Kovma.

Ministry of transport : Ulaştırma bakanlığı. Ulusal ve uluslararası ulaştırma sisteminin geliştirilmesi ve idamesinden sorumlu devlet kurumu (kara, hava ve denizde).

Connection : Bağlama. Uyuşturucu satıcısı. Müşteri. Yakınlık. Alaka. Bağ. İrtibat. Alışveriş. Bağıntı. Dost.

Freight rate : Taşıma ücreti. Taşıma vergini. Navlun ücreti haddi.

Diarrhea : Bkz.diarrhoea. Diyare. Bağırsaklarda peristaltik, salgı veya permabilite artışı ve su emilmesinin azalmasına bağlı olarak sık sık ve sulu kıvamda dışkılama, diyare, hlk. iç gitmesi, iç kesilmesi, iç sürmesi, iç yenmesi, ötürük, sürgün. Amel. Dışkının sıvılaşması ve dışkılama sıklığının artması. İshal.

Terminus : Başlangıç istasyonu. Uç. Hedef. Amaç. Gaye. Son durak. Terminal. Son. Sınır. Erek.

Germinate : Filizlenmek. Çimlendirmek (tohumu). Filizlendirmek. Çimlendirmek. Çimlenmek. Sürmek. Gelişmeye başlamak. Çimlenmek (tohum).

Carryovers : Devren gelen mal veya eşya. Ertelenmiş iş. Müdevver zarar. Sarkıntı. Hasılat bakiyesi. Aktarma. Nakli yekun. Repor işlemi.

Convection : Kimya, veterinerlik alanlarında kullanılır. Bir maddenin kütlesel hareketleriyle sağlanan ısı aktarımı. Isıtılan sıvı ve gazlarda gözlendiği gibi, ısının, özdeğin atom ya da moleküllerinin ötelenme devinimiyle taşınması. Canlıların vücuduyla temas halindeki ve genelde çevre sıcaklığından daha yüksek olan hava tabakasının yerini düşük sıcaklıktaki havanın alması. Isıyayma. Yayınım. Aktarım.

Cross reference : Dipnot. Çapraz başvuru. Bir kitabın veya belgenin bir bölümünden aynı kitabın veya belgenin başka bir bölümüne yapılan başvuru. Çapraz-başvuru. Çapraz ilgi.

Transportation synonyms : air transportation system, highway system, telferage, short line, public transport, public transit, teleportation, cartage, exile, expatriation, connexion, allusion, transshipment, haulages, despatch, intercommunicates, communications, intercommunicated, motor, commentary, freight, base, landing field, application, deportation, vehicle, expatriations, airlift, translocation, removal, carriage, conveyances, relegation.

Transportation ingilizce tanımı, definition of Transportation

Transportation kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Removal. Conveyance. Carriage from one place to another. The act of transporting, or the state of being transported.