Transposons türkçesi Transposons nedir

  • Transpozonlar.
  • Bakterilerde bulunan hareketli genetik elementler. insersiyon dizileri, kompozit transpozonlar ve tn3 transpozonlar olmak üzere üç tipte görülür.
  • Zıplayan gen.
  • Transpozon.
  • Biyoloji alanında kullanılır.

Transposons ingilizcede ne demek, Transposons nerede nasıl kullanılır?

Transposon : Zıplayan gen. Sıçrayan genler. Dna üzerinde bir genom içinde veya aynı hücre içinde farklı genomlar arasında geçebilen, küçük, hareketli, genetik element. Transpozon.

Retrotransposon : Retropozon. Rna formunda hareket eden transpozon. revers transkriptaz enzimi aracılığıyla rna'nın dna'ya çevrilerek genomun rastgele bir yerine taşınan hareketli elementler. retrotranspozon.

Transposability : Taşınabilirlik.

Transposable : Ters çevrilebilir. Sırası değiştirilebilir. Dönüştürülebilir. Düzeni veya sırası değiştirilebilir. Dönderilebilir. Çevrilebilir. Değiştirilebilir.

Transposable elements : Hareketli dna elementleri. Hem ökaryot hem prokaryot genomlarında bulunan, kromozomun bir yerinden bir yerine yer değiştirebilen hareketli dna parçası. prokaryotlarda genellikle transpozon olarak adlandırılır. hareketli element, hareketli genetik element, sıçrayan genler.

Transposition : Dna transpozisyonu. Transpoziyon. Çaprazlama (kablo). Denklemin diğer tarafına geçirme. Tersyüzleme. Devirme. Yer değişikliği. Yer değiştirme. Biyoloji, fizik, kimya, veterinerlik alanlarında kullanılır. Aktarma.

 

Transpose conjugate : Fizik, kimya alanlarında kullanılır. Tersyüz eşlenik. Bir dizeyin dik ve yansıralarını, yan ve diksıralar olarak değiştirdikten sonra, her öğenin karmaşık sayı gibi eşleniğini alarak edinilen yeni dizey.

Transpose of a matrix : Matrisin transpozu. Matrisin devriği. Devrik matris.

Transposing : Perdesini değiştirmek. Devrik_dönüşüm. Yerini değiştirmek. Denklemin öbür tarafına geçirmek. Aktarmak. Sırayı değiştir. İşlemi tersine çevir. Tanspoze. Devrik. Sırasını değiştirmek.

Transposes : İşlemi tersine çevir. Yerini değiştirmek. Perdesini değiştirmek. Tanspoze. Sırayı değiştir. Sırasını değiştirmek. Aktarmak. Devrik. Denklemin öbür tarafına geçirmek. Devrik_dönüşüm.

İngilizce Transposons Türkçe anlamı, Transposons eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Transposons ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Aardvarks : Memeliler (mammalia) sınıfının, damarlı dişliler (tubulidentata) takımından, vücutları aralıklı olarak kıllarla örtülü, parmakları ve kulakları büyük, kanca tırnaklı türleri içine alan bir familya. Yerdomuzu. Memeliler (mammalia) sınıfının, etenliler (placentalia) alt sınıfından, az sayıda ve sütun biçiminde sıralanmış ve her birinin bir kanalı olan minesiz ve köksüz dişleri olan, ağızları boru biçiminde uzamış, kulakları büyük, seyrek kıllı, parmaklarında büyük kanca şeklinde tırnakları olan türlere sahip bir takım. Yer domuzugiller. Damarlı dişliler.

 

Dna : Deoksiribonükleik asit.

A protein : Tek iplikli rna fajlarındaki bir protein. A proteini. Triptofan sentetaz enziminin bir protein alt birimi. laktoz sentetaz enziminin bir parçası. tek iplikli rna fajlarındaki bir protein. olgunlaşma proteini. tütün mozaik virüsünün deneysel olarak meydana getirilen protein kılıfının bir oligomeri.

Aardvark : Borudişli. Karınca yiyen. Damarlı dişliler (tubulidentata) takımının, yer domuzugiller (orycteropodidae) familyasından, 100 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, afrika'da kazdığı inlerde yaşayan bir tür. Yer domuzu. Yerdomuzu.

Deoxyribonucleic acid : Dna. Deoksiribonükleik asit.

Acacia : Mimoza. Küstüm otugiller (mimosaceae) familyasından, parçalı yapraklı, sarı çiçekli, çanak ve taç yaprakları 4-5 parçalı, park ve bahçelerde süs bitkisi olarak yetiştirilen, ülkemizde doğal olarak yayılış gösteren çalı ya da ağaç formundaki bitkiler. Akasya. Salkım ağacı. Arap zamkı. Akasya sakızı.

Transposon : Sıçrayan genler. Dna üzerinde bir genom içinde veya aynı hücre içinde farklı genomlar arasında geçebilen, küçük, hareketli, genetik element.

Abductor muscle : Uzaklaştırıcı kas. Bir bacak ya da herhangi bir bölgeyi dışa doğru çeken kas. abdüktör kas. Abdüktör kas.

Abiotic environment : Abiyotik ortam. Organizmanın topografi, jeoloji, iklim ve inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi. Abiyotik çevre. Organizmanın topografi, jeoloji, iklim, inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi. Cansız çevre.

Abacus bodies : Abacus cisimcikleri. Dişteki odontoblast hücrelerinde içleri muntazam dizilmiş kalsiyum granülleri ve kollagen öncülerini içeren golgi kesecikleri.

Transposons synonyms : jumping gene, a chromosome, abambulacral area, abramis zone, abo blood groups system, jumping genes, aardwolf, desoxyribonucleic acid, abiotic factor, a cells, a cell, a site.