Transverse tubules türkçesi Transverse tubules nedir

  • Enine tüpçükler.
  • Biyoloji alanında kullanılır.
  • İskelet kasında her miyofibrili çevreleyen, plazma zarının içe büyümüş, birbirine bağlı tüpçükleri. t tüpçükleri.

Transverse tubules ingilizcede ne demek, Transverse tubules nerede nasıl kullanılır?

Transverse : Aykırı. Çapraz şey. Enine. Enleme. Çaprazlama. Çaprazvari. Çapraz. Enine uzanan.

Tubules : Borucuk (organ). Küçük tüp.

Transverse axis : Enine mihver. Enine eksen. Asal eksen.

Transverse coast : Enine kıyı. Birbirine koşut sıralar durumunda denize ulaşan dağlar önünde yayılan ve yerine göre değişik biçimleri bulunan kıyı türü.

Transverse colon : Transvers kolon. Enine kolon.

Transverse fault : Genel yapıyı enine kesen kırık. Enine fay. Enine kırık.

İngilizce Transverse tubules Türkçe anlamı, Transverse tubules eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Transverse tubules ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Abiotic environment : Abiyotik ortam. Abiyotik çevre. Organizmanın topografi, jeoloji, iklim, inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi. Cansız çevre. Organizmanın topografi, jeoloji, iklim ve inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi.

 

Abo blood groups system : Dokuz numaralı insan kromozomunda bulunan ve kırmızı kan hücresinde belli antijenleri gösteren bir alel sistemi. Abo kan grupları sistemi.

A chromosome : A kromozomu. Diploit bir kromozom takımındaki normal kromozomlar, b kromozomunun zıddı ve normalden fazla olan kromozomlar.

Aardvark : Yerdomuzu. Yer domuzu. Karınca yiyen. Damarlı dişliler (tubulidentata) takımının, yer domuzugiller (orycteropodidae) familyasından, 100 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, afrika'da kazdığı inlerde yaşayan bir tür. Borudişli.

Transverse tubule : İskelet kasında her miyofibrili çevreleyen, plazma zarının içe büyümüş, birbirine bağlı tüpçükler, t tüpçükleri. T tüpçükleri.

A cells : A hücresi. Pankreasın langerhans adacıklarında glukagon salgılayan, içlerinde özel boyalarla boyanan, fevkalade parlak, alkolde çözünmeyen, kırmızı renkli granüller bulunan, az sayıdaki hücre. a hücreleri. hipofiz bezinin ön lobunda (pars distalis) yer alan, içlerinde asidofil granüller taşıyan, boyayı emen, büyüme hormonunu salgılayan bez hücreleri. asidofil hücreler. 3.mayalarda eşeyli üreme sırasında a hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre. Alfa hücreleri.

Acacia : Küstüm otugiller (mimosaceae) familyasından, parçalı yapraklı, sarı çiçekli, çanak ve taç yaprakları 4-5 parçalı, park ve bahçelerde süs bitkisi olarak yetiştirilen, ülkemizde doğal olarak yayılış gösteren çalı ya da ağaç formundaki bitkiler. Akasya. Salkım ağacı. Akasya sakızı. Arap zamkı. Mimoza.

Abductor muscle : Uzaklaştırıcı kas. Bir bacak ya da herhangi bir bölgeyi dışa doğru çeken kas. abdüktör kas. Abdüktör kas.

 

Abiotic factor : Canlı varlıkların hayatlarını önemli derecede etkileyen, iklim faktörleri, toprağın özellikleri ve suyun kimyasal yapısı gibi faktörler. Canlı varlıkların hayatlarını önemli derecede etkileyen iklim faktörleri, toprağın özellikleri, suyun kimyasal yapısı gibi faktörler. Abiyotik faktör.

Aardvarks : Yerdomuzu. Memeliler (mammalia) sınıfının, etenliler (placentalia) alt sınıfından, az sayıda ve sütun biçiminde sıralanmış ve her birinin bir kanalı olan minesiz ve köksüz dişleri olan, ağızları boru biçiminde uzamış, kulakları büyük, seyrek kıllı, parmaklarında büyük kanca şeklinde tırnakları olan türlere sahip bir takım. Yer domuzugiller. Memeliler (mammalia) sınıfının, damarlı dişliler (tubulidentata) takımından, vücutları aralıklı olarak kıllarla örtülü, parmakları ve kulakları büyük, kanca tırnaklı türleri içine alan bir familya. Damarlı dişliler.

Transverse tubules synonyms : a cell, a site, aardwolf, abacus bodies, abramis zone, abambulacral area, a protein.