Tubules türkçesi Tubules nedir
- Küçük tüp.
- Borucuk (organ).
Tubules ingilizcede ne demek, Tubules nerede nasıl kullanılır?
Chromosomal tubules : Kromozom tüpçükleri. Kromozomların kinetokorlarda bağlandığı iğ ipliğine ait mikrotüpçükler.
Seminiferous tubules : Seminifer tübüller. Er bezinin parenkim dokusunda spermatozoonların üretilip taşındığı kanalcıklar.
T tubules : Kasılma için gerekli hızlı kalsiyum girişine izin veren iskelet ve kalp kasında plazma zarının içe uzantıları. T tübülleri.
Transverse tubules : Enine tüpçükler. İskelet kasında her miyofibrili çevreleyen, plazma zarının içe büyümüş, birbirine bağlı tüpçükleri. t tüpçükleri.
Neurotubules : Nörotüpçükler. Nöronun aksonu boyunca uzanan ve ancak elektron mikroskobu ile görülebilen 200-300 angström çapında mikrotüpçükler.
Distal convoluted tubule : Distal dalgalı kanal. Böbrekte nefronun son kısmını oluşturan, henle ilmeği ile toplayıcı kanallar arasında kalan dalgalı kanal.
Tubular : Borudan. Boru biçiminde. Boru şeklinde. Rusya'da yaşayan etnik bir grup. Boru sesi gibi. Borumsu. Boru biçimli. Boru şeklindeki. Borulu. Borulardan oluşmuş.
Proximal straight tubule : Böbrekte medüller bölgedeki, zayıf fırçamsı kenarı olan, kübik hücrelerle döşeli tübüller. Proksimal düz tübül.
Transverse tubule : İskelet kasında her miyofibrili çevreleyen, plazma zarının içe büyümüş, birbirine bağlı tüpçükler, t tüpçükleri. T tüpçükleri. Enine tüpçükler.
Collecting tubule : Memeli böbreklerinde nefronlardan süzülen sidiğin toplanıp böbrek havuzcuğuna taşındığı kanallar. Toplayıcı kanal.
İngilizce Tubules Türkçe anlamı, Tubules eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Tubules ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Tube shaped : Tüp şeklinde.
Trachea : Trake. Nefes borusu. Soluk borusu. Boğurdak. Trakea. Havanın akciğerlere girip çıktığı ana kanal. bitkilerde duvarları halkasal kalınlaşmalara sahip odun dokusu elemanları. böceklerde ve diğer eklem bacaklılarda solunum sisteminin stigma ile dışarı açılan hava dolu tüpçükleri. trakea. Yaprak damarı. Solunum organı (böcek). Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır.
Vasiform : Vazo biçiminde. Vaziform. Borusal.
Tubelike : Tüp gibi. Tüpe benzer. Sıvıları nakletmek için kullanılan bir delik kanal gibi. Boru şeklinde.
Cannular : Silindirik ve içi oyuk. Borulardan oluşan. Boru şeklinde.
Microtubule : Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Mikrotubulüs. Silya, filajel, mitotik iğ ve sentriyolde bulunan, 25 nm çapında ve belirsiz uzunluğu olan sitoplazmik tüplerden oluşan ve mitoz iğlerinin oluşumu ve işlevi için gerekli olan hücre iskeleti elemanlarından biri, mikrotübül, mikrotübülüs. kiprik ve kamçıların temel yapısal elemanı. akson ve dentritlerde nöronal olaylar esnasındaki materyalin aksoplazmik akımını sağlayan yapısal bir protein. Mikrotüpçük. Hücrelerde mikroskopla görülebilen, küresel bir protein olan tübülinden yapılmış, ökaryot hücrelerin hücre iskeletinin bir parçası olan, kamçıların ve sillerin iç yapısını ve iği oluşturan, içi boş tüpçükler. Mikrotübül. Ökaryot hücrelerde, hücre iskeletinin yapısına katılan, kamçılı ve sililer de ise sillerin yapısına katılan içi boş tüpçükler.
Ampoule : Ufak ilaç şişesi. Küçük kap (camdan yapılmış). Küçük ilaç şişesi. Ampul.
Nephron : Böbreğin yapısını oluşturan temel unsur. Böbreğin tek ekskretuar birimi (zooloji, anatomi). Böbreğin yapı ve görev bakımından birimi olup malpighi cisimciği, dalgalı kanallar ve henle ilmeğinden oluşur. Nefron.
Tube : Tüp. Uzun, içi boş ve bir ucu kapatılmış boru. 2-yüksek basınçtaki gazların içinde saklandığı özel metal kap (bunlara bomba da denir.). Deney tüpü. Radyo ışıtacı. Fizik, kimya, sinema, televizyon, veterinerlik alanlarında kullanılır. Metro. Kullanım yerine göre çapı değişebilen genellikle camdan yapılmış içinde üşekler bulunan, havası alınmış ya da amaca uygun uçunlarla doldurulmuş yuvak biçimli kapalı gereç. temel parçacıkları algılayan geiger borulanndan televizyon görüntü borusuna ve eksicik borularına değin değişik kullanım yerleri vardır. İçi boşaltılmış ya da özel bir gazla doldurulmuş camdan bir kap içinde, ısıtılan bir elektrikucunun (eksiuç) serbest bıraktığı elektronların pozitif yüklü bir başka elektrikucuyla (artıuç) toplandığı ışıtaç çeşidi. Boru. Alıcı ışıtacı.
Tubule : Hücre veya doku içerisindeki tüpsü yapılar. Borucuk. İnce boru. Tübül. Tubül.
Tubules synonyms : seminiferous tubule, uveoscleral pathway, tube shaped structure, vasa efferentia, uriniferous tubule, hollow.
Tubules zıt anlamlı kelimeler, Tubules kelime anlamı
Solid : Özdegin belirli bir oylumu ve belirli bir biçimi olan hali; bir katının öğecikleri, değişmez bir denge konumu çevresinde titreşir, ancak yer değiştiremez, anlamdaş katı, katı durum. Kaliteli. Masif. Ağırlığa dayanıklı. Sıvı olmayan. Som. Sıkı. İçi dolu. Üç boyutlu cisim. Aralıksız.
Tubed : Tüp biçiminde.

Bu kısımda Tubules kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Tubules ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Tubules anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Tubules ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.