Chromosomal tubules türkçesi Chromosomal tubules nedir

  • Kromozom tüpçükleri.
  • Biyoloji alanında kullanılır.
  • Kromozomların kinetokorlarda bağlandığı iğ ipliğine ait mikrotüpçükler.

Chromosomal tubules ingilizcede ne demek, Chromosomal tubules nerede nasıl kullanılır?

Chromosomal : Kromozomal. Kromozoma ait. Kromozomlarla (bir organizmanın genetik kodunu içeren çubuk şeklindeki yapılar) alakalı. Kromozal. Kromozomik.

Tubules : Borucuk (organ). Küçük tüp.

Chromosomal aberration : Kromozom sapması. Kromozom anomalisi. Kromozomsal sapınç.

Chromosomal aberrations : Kromozom bozuklukları. Genetik maddenin delesyonu, kopyalanması ya da yeniden düzenlenmesi esnasında ortaya çıkan kromozom içinde ya da kromozomlar arasındaki anormallikler. kromozom aberasyonu, kromozom anormallikleri.

Chromosomal mutation : Bir kromozomun büyük bölgelerini etkileyen bir mutasyon. Kromozomal mutasyon.

Chromosomal theory : Yirminci yüzyılın başlarında ileri sürülen ve kalıtınım kromozomlarla yapıldığını ifade eden teori. Kromozom teorisi.

İngilizce Chromosomal tubules Türkçe anlamı, Chromosomal tubules eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Chromosomal tubules ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Aardvarks : Yerdomuzu. Yer domuzugiller. Damarlı dişliler. Memeliler (mammalia) sınıfının, damarlı dişliler (tubulidentata) takımından, vücutları aralıklı olarak kıllarla örtülü, parmakları ve kulakları büyük, kanca tırnaklı türleri içine alan bir familya. Memeliler (mammalia) sınıfının, etenliler (placentalia) alt sınıfından, az sayıda ve sütun biçiminde sıralanmış ve her birinin bir kanalı olan minesiz ve köksüz dişleri olan, ağızları boru biçiminde uzamış, kulakları büyük, seyrek kıllı, parmaklarında büyük kanca şeklinde tırnakları olan türlere sahip bir takım.

 

A cells : Alfa hücreleri. A hücresi. Pankreasın langerhans adacıklarında glukagon salgılayan, içlerinde özel boyalarla boyanan, fevkalade parlak, alkolde çözünmeyen, kırmızı renkli granüller bulunan, az sayıdaki hücre. a hücreleri. hipofiz bezinin ön lobunda (pars distalis) yer alan, içlerinde asidofil granüller taşıyan, boyayı emen, büyüme hormonunu salgılayan bez hücreleri. asidofil hücreler. 3.mayalarda eşeyli üreme sırasında a hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre.

A cell : Mayalarda eşeyli üreme sırasında alfa hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre. A hücresi.

A protein : A proteini. Tek iplikli rna fajlarındaki bir protein. Triptofan sentetaz enziminin bir protein alt birimi. laktoz sentetaz enziminin bir parçası. tek iplikli rna fajlarındaki bir protein. olgunlaşma proteini. tütün mozaik virüsünün deneysel olarak meydana getirilen protein kılıfının bir oligomeri.

Abambulacral area : Derisi dikenlilerin tüp ayak taşımayan ve genellikle madreporitin de yer aldığı vücut bölgesi. Abambulakral bölge.

Aardwolf : Bir sırtlanın özelliklerine sahip ve esas olarak böceklerle özellikle termitlerle beslenen güney ve doğu afrika yerlisi çizgili memeli. Yeleli sırtlan. Etçiller (carnivora) takımının, sırtlangiller (hyaenidae) familyasından, 80 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, bütün sırtı boyunca uzanan bir yelesi olan, kuzey afrika'da yaşayan bir tür.

 

Abo blood groups system : Dokuz numaralı insan kromozomunda bulunan ve kırmızı kan hücresinde belli antijenleri gösteren bir alel sistemi. Abo kan grupları sistemi.

Abductor muscle : Abdüktör kas. Uzaklaştırıcı kas. Bir bacak ya da herhangi bir bölgeyi dışa doğru çeken kas. abdüktör kas.

Abacus bodies : Dişteki odontoblast hücrelerinde içleri muntazam dizilmiş kalsiyum granülleri ve kollagen öncülerini içeren golgi kesecikleri. Abacus cisimcikleri.

A chromosome : A kromozomu. Diploit bir kromozom takımındaki normal kromozomlar, b kromozomunun zıddı ve normalden fazla olan kromozomlar.

Chromosomal tubules synonyms : abiotic factor, aardvark, abiotic environment, abramis zone, a site, acacia.