Chromosomal mutation türkçesi Chromosomal mutation nedir

  • Kromozomal mutasyon.
  • Veterinerlik alanında kullanılır.
  • Bir kromozomun büyük bölgelerini etkileyen bir mutasyon.

Chromosomal mutation ingilizcede ne demek, Chromosomal mutation nerede nasıl kullanılır?

Chromosomal : Kromozoma ait. Kromozal. Kromozomlarla (bir organizmanın genetik kodunu içeren çubuk şeklindeki yapılar) alakalı. Kromozomik. Kromozomal.

Mutation : Genomik dna dizilerinde kendiliğinden ya da ışın, kimyasal maddeler gibi etkenler sebebiyle meydana gelen herhangi bir değişiklik. Değişme. Bir organizmanın genetik unsurlarında görülen ani ve katılımsal değişim. Gen değişimi. Mutasyon. Genomik dna dizilerinde kendiliğinden veya ışın ve kimyasal maddeler gibi etkenler nedeniyle meydana gelen kalıtsal değişiklik. Dönüşüm. Herhangi bir canlının veya canlı hücresinin kalıtım dokularında ve yapısal özelliklerinde kendiliğinden veya bir dış etkene bağlı olarak gerçekleşen düzensiz değişmeler. Dönüşme. Değişim.

Chromosomal aberration : Kromozom sapması. Kromozomsal sapınç. Kromozom anomalisi.

Chromosomal aberrations : Genetik maddenin delesyonu, kopyalanması ya da yeniden düzenlenmesi esnasında ortaya çıkan kromozom içinde ya da kromozomlar arasındaki anormallikler. kromozom aberasyonu, kromozom anormallikleri. Kromozom bozuklukları.

 

Chromosomal theory : Kromozom teorisi. Yirminci yüzyılın başlarında ileri sürülen ve kalıtınım kromozomlarla yapıldığını ifade eden teori.

Chromosomal tubules : Kromozom tüpçükleri. Kromozomların kinetokorlarda bağlandığı iğ ipliğine ait mikrotüpçükler.

İngilizce Chromosomal mutation Türkçe anlamı, Chromosomal mutation eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Chromosomal mutation ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Abamectin : Abamektin. Streptomyces avermitilis adlı bakteriden fermentasyon sonucunda elde edilen ve sığırlarda sindirim kanalı yuvarlak solucanları, akciğer kurtları, bit ve kenelerle mücadelede kullanılan, parazitlerde gaba salınımını artırarak ölümlerine neden olan bir ilaç.

Abdominal palpation : Karın bölgesinin elle muayenesi. Abdominal palpasyon. Avuç içi, parmak veya yumrukla çok hafif basınç uygulayarak karın bölgesindeki değişikliklerin niteliğini anlamak için yapılan muayene, abdominal palpasyon.

Abattoir : Hayvanların etleri için kesildikleri yerler, hlk. ekdi. Kesimevi. Mezbaha. Salhane.

A crochordon : Akrokordon. Köpeklerde küçük, kılsız, hiperplastik bir epidermisle damardan zengin kollajen dokudan ibaret, saplı veya sapsız, deri eklentileri içermeyen, deri sarkmalarıyla belirgin iyicil tümör, fibrovasküler papillom, yumuşak fibrom, pendilöz yumuşak fibrom.

Abdominal pain : Abdominal ağrı. Karın ağrısı. Göğüs ve leğen arası bölgede biçimlenen, klinik belirtileri hayvan türlerine göre değişebilen ağrı, abdominal ağrı.

Abaxial : Eksenden uzak, eksen dışı. Abaksiyal. Eksen dışı. Aks kemiği dışında. Eksenden uzak. Eksenden uzakta bulunan (biyoloji terimi). Eksendışı.

 

Abdominal ovariectomy : Laparotomi yoluyla gerçekleştirilen kısırlaştırma. Abdominal ovaryektomi.

A clay : Sindirim kanalındaki zehirleri ve vitaminleri yüzeyde tutarak emilimlerini önleyen ve bağırsak duvarını kaplayarak koruyucu bir tabaka oluşturan doğal alüminyum silikat bileşiği, kaolin. Beyaz kil.

A c deformity : Arnold-chiari yapılış bozukluğu. A-c kusuru.

Abdominal fat necrosis : Karın içi yağ nekrozu. Karın yağı nekrozu.

Chromosomal mutation synonyms : a dna, a amplitude mod, a c syndrom, abdominal distention, abdomen, a band.