Trawl türkçesi Trawl nedir

  • Tarak ağıyla balık tutmak.
  • Kayık arkasından çekilen çok çengelli olta.
  • Oltayla balık avlamak.
  • la balık tutmak.
  • Trol avcılığı yapmak.
  • Taraklı balık ağı.
  • Trol ile denizin dibini taramak.
  • Çaparı.
  • Trol ile balık tutmak.
  • Trol.
  • Ağ.
  • Tarak ağı.

Trawl ingilizcede ne demek, Trawl nerede nasıl kullanılır?

Trawl bagnets : Trol torbası. Trol ağlarında balıkların biriktiği son bölme.

Trawl belly : Karnın içine torbaya yakın olarak, balıkların içeriye girdikten sonra geri çıkmalarını önleyecek biçimde tutturulmuş ağ parçası. Trol eteği.

Trawl intermediate : Trol karnı. Trol torbasıyla omuz bölümlerini birbirine bağlayan geniş ağ bölümüne verilen ad.

Trawl line : Çapari. Çaparı. Çok çengelli olta. Paraka.

Trawl model : Trol modeli. Trol ağlarında ağız açıklığını artırmak için kullanılan daha çok elle örülerek veya hazır ağdan kesilerek çıkartılan mantar ve kurşun modeli olarak ayrı ayrı takılan ağ parçası.

Trawl wings : Palamar halatla karın ağı arasında kalan, üstünde mantar yaka altında kurşun yaka bulunan, balıkların ağa yönlenmesini sağlayan trol kısmı. Trol kanatları.

Trawling : Trol. Ağa benzer materyal. Tarak ağı atma. Ağ. Taraklı ağ.

Trawl net : Denizlerde hareketli genellikle bir veya iki tekne arkasından çekilerek dip ve orta bölgelerdeki avcılıkta kullanılan torba ağlar. Alkarna. Trol ağı. Trol. Kepçe.

 

Trawlers : Tarak ağlı balıkçı teknesi. Trol gemisi. Tarak ağlı tekne. Trollü tekne. Tarak ağlı balıkçı gemisi. Balıkçı gemisi. Trolcü. Ağ ile balık tutmak için kullanılan gemi. Trol teknesi. Trol.

Trawl shoulder : Trol ağı gövdesinin üst kısmında iki kanat arasında kalan, balıkların alt ve üst tarafından kaçmalarını önleyen kısım. Trol omuzu.

İngilizce Trawl Türkçe anlamı, Trawl eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Trawl ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

[#file Filet] : Fileto. File. Bkz.fillet.

Grating : Demir parmaklık. Boru süzgeci. Kafes. Nahoş. Pencere kafesi. Taban ızgarası. Şebeke. Sahnenin tehlikeli kesimlerinde bulunan koruyucu parmaklık. Sahnede çit duygusunu veren kafes. Beyaz ışığı renklere ayırmak için nesne merceklerinin ya da aynaların önüne konulan koşut teller örgüsü. tel yerine ince çizgiler de kullanılır.

Trawl line : Paraka. Çok çengelli olta. Çapari.

Trawlers : Tarak ağlı tekne. Trol teknesi. Trolcü. Balıkçı gemisi. Tarak ağlı balıkçı teknesi. Ağ ile balık tutmak için kullanılan gemi. Tarak ağlı balıkçı gemisi. Trollü tekne. Trol gemisi.

Trawl net : Trol ağı. Alkarna. Denizlerde hareketli genellikle bir veya iki tekne arkasından çekilerek dip ve orta bölgelerdeki avcılıkta kullanılan torba ağlar. Kepçe.

Dragnet : Çakar. Dip tarama ağı. Trol ağı. Küçük balıkları yakalamak için kullanılan bir ağ. Polis kuşatması. Gırgır. Sualtı tarama ağı.

Bunt : Yavaşça vurmak (beyzbol). Sürme. Tos vurma (keçi). Topa hafifçe vurmak. Ters luping. Topa hafif vurma (baseball terimi). Bocilik. Hamaylı. Balık ağı.

 

Spiller : Döken. Bir şeyi döken kimse. Bir şeyin bir kaptan döken veya dökülmesine neden olan kimse. Çapari. Sıçratan.

Fileting : Fileto. File.

Trawl synonyms : setline, trawls, trawler, crotches, troll, cobweb, filets, drags, trolls, trawling, bunted, gin, bunts, crotch, angle, fish, trawl nets, fishnet, trotline, trawled, fishhooks, setlines, fishhook, graticule, dragnets, fishnets, fishing line, drag.

Trawl ingilizce tanımı, definition of Trawl

Trawl kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To take fish, or other marine animals, with a trawl. A fishing line, often extending a mile or more, having many short lines bearing hooks attached to it. It is used for catching cod, halibut, etc. A boulter.