Treason türkçesi Treason nedir

Treason ile ilgili cümleler

English: It is an act of treason to sell military secrets to your country's enemies.
Turkish: Askeri sırları ülkenin düşmanlarına satmak vatan hainliğidir.

English: He was exiled to an island for the crime of high treason.
Turkish: O, vatana ihanet suçundan bir adaya sürgün edildi.

English: Ali Jackson was executed for treason.
Turkish: Ali Jackson ihanet nedeniyle idam edildi.

English: Some even accused him of treason.
Turkish: Hatta bazıları onu ihanetle suçladı.

English: That would be treason.
Turkish: Bu ihanet olur.

Treason ingilizcede ne demek, Treason nerede nasıl kullanılır?

Treason felony : Darbe girişimi. Hükümet rejimini değiştirme girişimi.

High treason : Vatan hainliği. İhanet. Hükümdara karşı ihanet. Krala hainlik. Ağır ihanet. Vatana ihanet. Majesteye karşı işlenen suç. Devlete ihanet.

Treasonable : Casus. Vatana ihanet türünden. İhanet niteliğinde (devlete).

Treasonably : Sadakatsiz bir tarzda. İhanetle veya inancın bozulması ile alakalı bir tarzda. Casus gibi. İhanet niteliğinde olan bir tarzda.

Treasonist : Hain.

Treasure : Biriktirmek. Çok değerli saymak. Toplamak. Merkez bankası, hazine genel müdürlüğü gibi devletin para işleri ile uğraşan organları. Büyük değer vermek. Hazine. Değerini bilmek. Gömü. Üzerine titremek. Çok kıymetli tutmak.

 

Treasurable : Toplanabilir. Değer verilebilen. Değerli. Değerlendirilebilen. Değer verilebilir. Kıymeti bilinebilir.

Outreasoned : Atlatmak. Mantıklı düşünmede üstün olmak. Akıl yürütmede daha iyi olmak. Tartışmada üstün çıkmak.

Treasure house : Hazine evi. Zengin kaynak. Hazine dairesi. Hazine.

Treasons : Vatana ihanet. Hainlik. Hıyanet. İhanet. Vatan hainliği.

İngilizce Treason Türkçe anlamı, Treason eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Treason ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Foul play : Cinayet. Kalleşlik. Faul. Birisinin arkasından iş çevirme. Suikast. Kurallara aykırı oyun. Hatalı oyun.

Infidelities : Aldatma. Sadık olmama. Kafirlik. İmansızlık. Küfür. Sadakatsizlik. Zina.

Faithing : Söz. Bağlılık. İnanç. Güven. İtimat. İnanış. Emniyet. İtikat. İman.

Faithlessness : İmansızlık. Güvenilmezlik. İnançsızlık. İnançsız. Sadakatsızlık. Sadakatsizlik. Vefasızlık. Döneklik. Güvensizlik.

Dastardliness : Korkaklık. Adilik. Alçaklık.

Infidelity : Sadık olmama. Sadakatsizlik. Küfür. Zina. Kafirlik. Aldatma. İmansızlık.

Perfidy : Sadakatsizlik. Vefasızlık. Kahpelik. Gaddarlık. Kalleşlik. Hakikatsizlik. Güveni kötüye kullanma.

Betrayals : İfşa etme. Ele verme.

Offence : Kabahat. Darılmak. Gücenme. İncitme. Suç. Yasaya aykırı davranış. Kırılma. Biçimsel suç. Darılma. Kırma.

Sellout : Elde bulunanı satma. Kapalı gişe. Elden çıkarma. Ele verme. Hissesini satma.

Treason synonyms : offense, faith, faiths, perfidiousness, lese majesty, defections, criminal offense, disloyalties, traitorism, law breaking, treasons, defection, sellouts, traitorousness, betrayal, high treason, judas kiss, guilefulness, insidiousness, perfidies, nastiness, adulterousness, disloyalty, treachery, mischievousness, treacheries, criminal offence, deceptiveness, crime, subversiveness.

 

Treason zıt anlamlı kelimeler, Treason kelime anlamı

Loyalty : Bağlılık. Vefa. Sadakat. Bağlılık duygusu.

Treason ingilizce tanımı, definition of Treason

Treason kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : The offense of attempting to overthrow the government of the state to which the offender owes allegiance, or of betraying the state into the hands of a foreign power. Disloyalty. Treachery.