Treasurable türkçesi Treasurable nedir

  • Değerli.
  • Değer verilebilen.
  • Kıymeti bilinebilir.
  • Toplanabilir.
  • Değer verilebilir.
  • Değerlendirilebilen.

Treasurable ingilizcede ne demek, Treasurable nerede nasıl kullanılır?

Treasure : Çok kıymetli tutmak. Büyük değer vermek. Üzerine titremek. Hazine. Merkez bankası, hazine genel müdürlüğü gibi devletin para işleri ile uğraşan organları. Biriktirmek. Toplamak. Değer vermek. Değerini bilmek.

Treasure chest : Hazine sandığı.

Treasure house : Zengin kaynak. Hazine. Hazine evi. Hazine dairesi.

Treasure hunt : Oyuncuların çeşitli ipuçlarını kullanarak saklı bir ödülü veya saklanmış bir nesneyi bulmaya çalıştıkları oyun. Hazine avı oyunu. Saklanmış bir şeyi bulma oyunu. Hazine avı.

Treasure hunter : Define avcısı. Defineci. Hazine avcısı.

Treasurers check : Hazine çeki.

Treasure up : Aklında tutmak. Toplamak. Biriktirmek.

Treasurership : Veznedarlık. Hazinedarlık. Haznedarlık.

Treasurers : Veznedar. Hazinedar. Hazine sorumlusu. Mali işler sorumlusu.

Treasures : Değerini bilmek. Toplamak. Değer vermek.

İngilizce Treasurable Türkçe anlamı, Treasurable eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Treasurable ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Important : Nüfuzlu. Sözü geçer. Önemli. Önem teşkil eden. Okkalı. Kendini beğenmiş. Ciddi. Gururlu. Kibirli.

 

Princely : Prens gibi. Cömert. Soylu. Şahane. Asil. Güzel. Prens. Gösterişli. Saltanatlı.

Collectables : Toplamaya değer olan ender rastlanan nesne. Koleksiyonluk eşya.

Dears : Sevilen kimse. Sevgili. Canım. Tatlı kimse. Tatlım. Sevimli kimse. Kazık. Sevilen şey. Pahalı.

Precious : Değer. Fazla nazik. Pahalı. Aşırı. Kıymetli. Kıymeti olan. Çok. Seviyeli. Ender.

Of value : Kıymetli. Yararlı. Pratik. Değeri olan. Anlamlı. Önemli. Kullanışlı. Az bulunan.

Costlier : Daha tuzlu. Daha pahalı. Pahalı. Pahalıya mal olan. Lüks.

Meritorious : Övülmeğe değer. Esasa ilişkin. Saygıya değer. Meziyetli. Meziyet sahibi. Övgüye değer.

Compilable : Derlenebilen. Derlenebilir. Bir araya getirilebilir.

Magnitude : Genlik. Büyüklük. Kadir (astronomi terimi). Magnitüd. Ehemmiyet. Boy. Önem. Boyut.

Treasurable synonyms : of import, deserving, collectable, mensurable, costliest, dearer, summable, dignified, impoundable, accruable, dearworth, gleanable, prized, collectible, addible, addable, estimable, costly, prised, dear.

Treasurable zıt anlamlı kelimeler, Treasurable kelime anlamı

Immeasurable : Ölçülemez. Tahmin edilemeyecek boyutlarda. Sınırsız. Ölçüsüz. Ölçülmez. Ölçülemeyecek kadar büyük. Sonsuz. Ölçülemeyecek kadar çok.

Unimportant : Fındık kabuğunu doldurmaz. Ufak tefek. Hafif. Önemsiz. Mühim olmayan.