Treasons türkçesi Treasons nedir

Treasons ingilizcede ne demek, Treasons nerede nasıl kullanılır?

Outreasons : Mantıklı düşünmede üstün olmak. Akıl yürütmede daha iyi olmak. Atlatmak. Tartışmada üstün çıkmak.

Treason felony : Darbe girişimi. Hükümet rejimini değiştirme girişimi.

High treason : Hükümdara karşı ihanet. Vatana ihanet. Majesteye karşı işlenen suç. İhanet. Devlete ihanet. Ağır ihanet. Krala hainlik. Vatan hainliği.

Treason : Hıyanet. İhanet. Hainlik. Vatan hainliği. Ülkesine ihanet. Vatana ihanet.

Treasonable : Casus. İhanet niteliğinde (devlete). Vatana ihanet türünden.

Outreasoned : Atlatmak. Mantıklı düşünmede üstün olmak. Tartışmada üstün çıkmak. Akıl yürütmede daha iyi olmak.

Treasonous : Hain. Sadakatsiz. Haince. İhanet niteliğinde.

Treasonably : Casus gibi. Sadakatsiz bir tarzda. İhanet niteliğinde olan bir tarzda. İhanetle veya inancın bozulması ile alakalı bir tarzda.

Outreasoning : Akıl yürütmede daha iyi olmak. Mantıklı düşünmede üstün olmak. Tartışmada üstün çıkmak. Atlatmak.

Outreason : Akıl yürütmede daha iyi olmak. Mantıklı düşünmede üstün olmak. Tartışmada üstün çıkmak. Atlatmak.

İngilizce Treasons Türkçe anlamı, Treasons eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Treasons ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Account : Hikaye. Sebep. Göz önünde tutma. Hesap verme. Düşünmek. Açıklamasını yapmak. Söylenti. Değer. Kar. Avlamak.

Sellouts : Hissesini satma. Elde bulunanı satma. Kapalı gişe. Ele verme. Elden çıkarma.

Infidelity : Sadakatsizlik. Kafirlik. Zina. Küfür. Aldatma. İmansızlık. Sadık olmama.

Perfidies : Sadakatsizlik. Gaddarlık. Kalleşlik. Vefasızlık. Kahpelik. Hakikatsizlik. Güveni kötüye kullanma.

Defection : Terk etme. İltica. Parti değiştirme. Başarısızlık. Ayrılma. Sığınma. Düşman tarafına sığınma. Mensup olduğu zümreden çekilme. Çekilme.

Disloyalties : Hakikatsizlik. Sadakatsizlik. Vefasızlık.

Ground : İyileşmek. Çakmak. Topraklamak. Hareket izni vermemek. Hukuk, jeoloji alanlarında kullanılır. Kayaçların ufalanıp ayrışmasından oluşan ve içine organik kalıntılar karışmış olan yeryüzünün en üst katmanı. Dayanmak. Karaya oturtmak. Yere indirmek. Toprak.

Adulterousness : Sadakatsizlik. Eşini aldatma niteliği.

Lese majesty : Hükümdara karşı ihanet. Majesteye karşı işlenen suç. Küstahça davranış. Krala hainlik.

Faith : İnanış. Güvenç. Söz. Güven. Niyet. İnan. Bir şeyin doğruluğunu tanıtlamasız kabul etme. Din. İtikat.

Treasons synonyms : rational motive, nastiness, judas kiss, disloyalty, explanation, wherefore, dastardliness, perfidiousness, betrayal, score, high treason, faiths, mischievousness, traitorism, infidelities, deceptiveness, perfidy, faithlessness, insidiousness, faithing, guilefulness, traitorousness, sellout, treason, why, foul play, defections, treacheries, treachery, occasion, betrayals.

Treasons zıt anlamlı kelimeler, Treasons kelime anlamı

Insanity : Dimağ hastalığı. Çılgınlık. Delilik. Akıl hastalığı. Cinnet. İnsanite. Aptallık. Saçmalık. Çıldırma.

Loyalty : Bağlılık. Sadakat. Vefa. Bağlılık duygusu.