Truanting türkçesi Truanting nedir

  • Kaytarıkçı.
  • Aylak.
  • Dersi asan kimse.
  • Kaçamak yapan.
  • Kaytarıcı.
  • Okul kaçağı.
  • Kaçkın.
  • Okulu asmış.
  • Okuldan kaçmış.
  • Kaçak.

Truanting ingilizcede ne demek, Truanting nerede nasıl kullanılır?

Truant auramine rhodamine staining method : Mikobakteriyumların ortaya konmasında kullanılan bir boyama yöntemi. Truant auromin-rhodamin boyama yöntemi.

Truant officer : Kaçak subay. Çalışmalarını izinsiz terk eden subay veya görevli. Firari subay.

Play truant : Dersi asmak. Okulu kırmak. Vazifeden kaçmak. Okuldan kaçmak. Kaçmak (okuldan vb). Dersleri kırmak. Okulu asmak. Asmak.

Truant : Kaytarıcı. Kaytarıkçı. Okuldan kaçmış. Kaçkın. Aylak. Kaçak. Dersi asan kimse. Okul kaçağı. Kaçamak yapan. Okulu asmış.

Truantries : Firari olma durumu. Sorumluluklardan kaçma. Sorumluluklarından kaçınan bir kimse olma durumu. Okuldan kaçma. Okulu kırma. Okulu asma. Okulu kırma durumu. İzinsiz okuldan ayrılan kimse olma durumu. Okulu asma durumu.

Truantry : Sorumluluklarından kaçınan bir kimse olma durumu. Okuldan kaçma. Sorumluluklardan kaçma. Okulu kırma. İzinsiz okuldan ayrılan kimse olma durumu. Okulu asma durumu. Okulu kırma durumu. Okulu asma. Firari olma durumu.

Truancy : Okulu asma. Dersi asma. Okul kaçamağı.

Truants : Okulu asmış. Kaçak. Kaçkın. Okul kaçağı. Kaçamak yapan. Aylak. Okuldan kaçmış. Kaytarıcı. Dersi asan kimse. Kaytarıkçı.

 

Truancies : Dersi asma. Okulu asma. Okul kaçamağı.

İngilizce Truanting Türkçe anlamı, Truanting eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Truanting ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Do nothing : Hiçbir şey yapmamak. Haylaz. Hiçbir şey yapma. Tembel.

Deserter : Firari. Dönek. Bakaya. Din değiştiren kimse. Asker kaçağı.

Floater : Devlet tahvili. Sağlam hisse senedi. Esham ve tahvilat. Flatör. Kanuna aykırı oy kullanan kimse. Sürekli iş değiştiren kimse. Kurucu. Yüzen. Aptallık.

Embezzled : Kendine maletmek. Zimmetine geçirmek. Zimmete geçirilmiş. Mal edilmiş.

Drifter : Bir tür balıkçı teknesi. Akıntıya kapılmış gemi. Serseri. Trol balıkçı teknesi. Başıboş. Avare. İpi kırık. Sapı silik.

Layabouts : Serseri. Avare. Tembel. Haylaz. İşten kaçan. Boş gezenin boş kalfası. İşsiz güçsüz kişi.

Runaways : Kaçan kimse. Kontrolden çıkmış. Kolay zafer. Denetimsiz. Firari. Sızıntı. Denetimden çıkmış. Gizli tutulmuş.

Bootleg : Soket. Kaçakçılık yapmak. Yasadışı içki yapmak. İçki kaçakçılığı yapmak. Teksas eyaletinde şehir. Korsan satış yapmak. Patlatma amaçlı delinmiş bir deliğin patlama sonrası patlamayan dip kısmı. Kaçak içki.

Runaway : Kaçan kimse. Denetimden çıkmış. Sızıntı. Firari. Denetimsiz. Kolay kazanılmış. Kolay zafer. Kontrolden çıkmış.

At large : Tamamen. Ayrıntılı olarak. Kanundan kaçan. Genelde. Ortada dolaşan. Genel olarak. Bütün ayrıntılarıyla. Özgür. Etraflıca.

Truanting synonyms : gibelike, goldbrick, hobo, contraband, hobos, dilatory, absconder, hookeys, layabout, deserters, faineant, hoboing, forsakers, sidestepper, slackers, hookies, truant, absconders, goldbrickers, truants, hooky, banned, bummers, dawdlers, derisive, drifters, forsaker, declamation, lazy pupil, shirkers, rant, shirker, escapee.

 

Truanting zıt anlamlı kelimeler, Truanting kelime anlamı

Respectful : Hürmetli. Ayrıcalık yapan. Hatır sayan. Saygılı. Hürmetkar. Fark gözeten. Riayet eden.

Distrustful : Kuruntulu. İtimatsız. Güvensiz. Kuşkulu. Şüpheci. Vesveseli. Başkalarına güvenmeyen. Şüpheli.

Incredulous : Pimpirik. Zor inanan. Kuşkulanan. Kuşkucu. İnanmaz. İnanmadığını belirten. Güvensiz. İnanmayan. Kuşkulu.