Tsunamic türkçesi Tsunamic nedir

  • Tsumaniye ait.
  • Sualtı depremi veya sualtı volkanik patlamasının sebep olduğu büyük deniz dalgasına ait.
  • Tsunamiye ilişkin veya tsunami ile alakalı.
  • Tsunamik.

Tsunamic ingilizcede ne demek, Tsunamic nerede nasıl kullanılır?

The 2004 tsunami : 000 insanın ölümüne yol açan 26 aralık 2004'te meydana gelen yıkıcı tsunami. 26 aralık 2004'teki büyük tsunami. 2004 tsumanisi. Bir depremin tetiklediği ve iki kıtada 8 ülkede (tayland, hindistan, endonezya, malezya, maldivler, seylan, somali ve sri lanka) yaklaşık 225.

Tsunami : Denizdeki deprem dalgası. Depremin oluşturduğu büyük deniz dalgası. 26 aralık 2004'te meydana gelen büyük tsunami. Denizaltı depremlerinin ortaya çıkardığı büyük dalga. Denizin yüzünde çok büyük ölçüde karışıklıkların ya da denizaltı depremlerinin ortaya çıkardığı, çok uzun deniz dalgası. (japon terimi). Tsunami. 000 civarında kayba sebep olan 26 aralık 2004'te meydana gelen yıkıcı tsunami. 2004 tsunamisi. Bir depremin tetiklediği ve 8 ülkede (tayland, hindistan, endonezya, malezya, maldivler, seykeller, somali ve sri lanka'da) iki kıtada 225.

Tsunamis : (japonca) tsunami. Tsunami. Sualtı depremi veya sualtı volkanik patlamasının sebep olduğu büyük deniz dalgası.

Whitsun : Paskalya yortusundan sonraki yedinci pazar günü.

 

Whitsunday : Paskalya yortusundan sonraki yedinci pazar günü. Hamsin yortusu. Paskalyadan sonraki yedinci pazar gününe rastlayan bir yortu. Hristiyanların hamsin yortusu.

İngilizce Tsunamic Türkçe anlamı, Tsunamic eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Tsunamic ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Disaster : Olağanüstü durum. Felaket. Facia. Yıkım. Afet. Musibet. Bela. Talihsizlik.

Calamity : Badire. Musibet. Sefalet. Bela. Yoksulluk. Afet. Facia. Felaket.

Catastrophe : Felaket. Oyunun sonlarında ortaya çıkan durum: tragedyada kahramanın yok olmasını, komedyada ise entrikanın çözülmesini gerektiren olay. Kadastrof. Fecaat. Dönüm noktası. Afet. Felaketle sonuçlanan olay. Facia. Yıkım.

Cataclysm : Kıran. Afet. Yerkabuğunun ani değişmesi. Felaket. Yerkabuğundaki ani ve aşırı değişme. Tufan. Karışıklık.

Tragedy : Trajedi. Fecaat. Facia. Felaket. Tragedya. Klasik tanımlamasında, yüceltilmiş sözlerle yazılan, yüceltilmiş bir kahramanın iyi bir durumdan kötü bir duruma düşmesiyle, seyircinin korkuya ve acımaya yönelerek duygusal arınmaya gittiği oyun türü. çağdaş tanımı içinde, olağan bir kişinin gerçekçi bir çevre içinde toplumsal çelişkilerini hissetmesiyle ortaya çıkan oyun türü. Dram. Ağlatı.

Wave : Ünalgı tolkunu. Kıvrım. Yeğinliği, genliği yer ile zamana göre düzenli biçimde yinelenerek değişen işlev ya da nicelik. Özdeğin, erke niteliğini taşımak ve alan görünümünde ortaya çıkmak koşuluyla, parçacıkların dönemli titreşimlerinden oluşan, yeğinlik ve uzanımı, bulundukları yer ve zamanın izleviyle belirlenen varlık türü. El etmek. Geniş su yüzeylerinde rüzgarla oluşan, sırt ve çukur bölümleriyle durgun su yüzünü pürüzlendirip bir salınım devinimiyle birbirini kovuşturarak ilerleyen dizilerden her biri. Kendisini zamanca ve uzayca düzenli olarak yineleyen ve bir ortamda değişmeden hızla ilerleyen bir salınım katarı. Tolkun. Sallanmak. El sallamak.

 

Tsunamic synonyms : moving ridge.