Tumblers türkçesi Tumblers nedir

Tumblers ingilizcede ne demek, Tumblers nerede nasıl kullanılır?

Stumblers : Beceriksiz. Kötü iş gören kimse.

Tumbler drier : Çamaşır kurutma makinesi.

Tumbler switch : Devirme şalter. İki yönlü düğme.

Tumbler : Mandal. Hacıyatmaz. Sapsız bardak. Su bardağı (büyük). Bardak. Büyük su bardağı. Büyük bardak. Döner boşaltıcı. Perendeci.

Tumblerful : Büyük su bardağı dolusu.

Tumble home : İçe voltalı.

Tumble down : Yere yığılmak. Yere yuvarlanmak. Yıkılmak. Düşürmek. Düşmek. Devrilmek. Yuvarlanmak.

Tumble about : Yuvarlanmak.

Tumble drier : Kurutma makinesi (dönen). Tamburlu kurutucu. Çamaşır kurutma makinesi.

Stumbler : Kötü iş gören kimse. Beceriksiz.

İngilizce Tumblers Türkçe anlamı, Tumblers eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Tumblers ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Clothes pin : Çamaşır mandalı.

Tumbler : Döner boşaltıcı.

Detents : Germe kolu. Kontrol mekanizması. Düğme. Tetik. Kol. Kilit.

Water glass : Su seviyesi camı. Sıvıcam. Su saati. Sodyum (potasyum) tetra silikat; suda yoğun bir çözelti oluşturan ve çoğunlukla yapıştırıcı olarak kullanılan özdek. Sualtı gözlem borusu. Su camı. Camsuyu. Sucamı.

 

Latching : Mandallama. Kilitleme. Bağlama. Kapatma.

Cup : Kupa. Hacamat etmek. Fincan. Şişe çekmek. Kase. Boynuz çekmek. Vantuz çekmek. Çanak gibi yapmak.

Schooners : Bira bardağı. Uskuna. İki direkli yelkenli gemi. Gulet. Uşkuna. Golet. Büyük şarap bardağı. Büyük bira bardağı. Özellikle sherry içilen büyükçe kadeh.

Stoup : Kutsal su kabı. Maşrapa (isk.). Tas. Maşrapa.

Drinking glass : İçki kadehi.

Stein : Bira bardağı. Büyük bira bardağı.

Tumblers synonyms : clothespin, stoups, fid, roly poly, fastener, steins, latch, turner, pin, roll over, steining, fids, schooner, rummer, ratch, glass, beakers, cups, sneck, rummers, catcher, detent, drinking cup, beaker, fasteners, cascadeur, cleat, gymnast, clothes peg, clothespins, pawl.

Tumblers zıt anlamlı kelimeler, Tumblers kelime anlamı

Rise : Şiddetlenmek. Havalanmak. İyileşmek. Zam. Yukarı kalkmak. Artmak. Çıkmak. Açılmak. Artış. Ayyuka çıkmak.

Ascend : Yukarı çıkmak. Ağmak. Yükselmek. Çıkmak (tahta). Ziyadeleşmek. Pesten tize geçmek (müzik terimi). Tahta çıkmak. Tırmanmak. Çıkmak. Artmak.

Pull : Hareket etmek. Çevirmek (iş). Kürek çekmek. Çekiştirmek. Asılmak. Koymak. Koparmak. Gelmek. Kalkmak (araba). Çekiş.