Stumblers türkçesi Stumblers nedir

Stumblers ingilizcede ne demek, Stumblers nerede nasıl kullanılır?

Stumbler : Kötü iş gören kimse. Beceriksiz.

Stumble across : Tesadüfen bulmak. Rastgele bulmak. İle karşılaşmak. Rastlamak.

Stumble in : Yanılmak. Hata yapmak.

Stumble into : Yanılmak. Hata yapmak.

Stumble on : Tesadüfen bulmak. Ayağı sürçmek. Rastgele bulmak. Rastlamak. Ayağı takılmak.

Stumbling block : Mani. Zorluk. Güçlük. Ket. Ayak bağı. Engel.

Stumble over : Dengesini kaybetmek. Dengesini yitirmek. Sendelemek. Tökezlemek.

Stumble through : Dili sürçmek.

Stumble upon : Rastgele bulmak. Rastlamak. Tesadüfen bulmak.

Stumbles : Günaha girmek. Dili sürçmek. Sendelemek. Sürçmek. Tökezlemek. Ayağı takılmak. Hata yapmak. Günah işlemek. Yanılmak.

İngilizce Stumblers Türkçe anlamı, Stumblers eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Stumblers ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

All thumbs : Zarif olmayan. Yetenekli olmayan. Sakar. Hantal.

Blunderers : Çam deviren kimse. Pot kıran. Pot kıran kimse.

Botcher : Kaba yama yapan kimse.

Blunderer : Pot kıran. Pot kıran kimse. Çam deviren kimse.

Bumbling : Böbürlenen. Sakar. Kendini beğenmiş (bir dickens romanındaki bir karakterden alınan).

 

Bumpkinish : Sakar.

Blunderings : Sakar. Gaf yapan. Acemi. Hantal. Sarsak. Hödük. Pot kıran. Çam deviren.

Boor : Ayı. Yontulmamış tip. Maganda. Kaba adam. Zonta. Kaba kimse. Kaba. Ayı (argo terim). Hödük.

Bumblers : Aptallıkla veya dikkatsizlikle yanlış yapan kimse. İşin içine eden kimse. Herşeyi berbat eden kimse. Pot kıran veya çam deviren kimse.

Walk : Eşlik etmek. Yürüterek yormak. Yürütmek. Yürüyerek gitmek. Gezdirmek. Taşımak (iterek). Yürüyüşe çıkarmak. Adımla ölçmek. Gezmek. Yürüme.

Stumblers synonyms : bumblings, blundering, falter, move, awkward, boors, amateur, botchers, amateurish, bumble, trip, founder.

Stumblers zıt anlamlı kelimeler, Stumblers kelime anlamı

Ride : Kafa bulmak. Arabaya binmek (sürmeden). Üst üste binmek. Binmek (at veya bisiklet). Karara bağlanmamış olmak. Kayar gibi görünmek (ay, bulut vb). Yüzmek. Arabayla gezmek. Taşımak (omuzunda vb). Bindirmek.

Stand still : Hareketsiz kalmak. Hareket etmemek. Kımıldamamak. Kıpırdamamak. Kımıldamadan durmak. Hareketsiz durmak.