Tumpline türkçesi Tumpline nedir

  • Taşıma kayışı.
  • Kolon.
  • Sırt çantası sapı.

Tumpline ingilizcede ne demek, Tumpline nerede nasıl kullanılır?

Draw the stumps : Oyunu bitirmek.

Entry stump : Galeri topuğu.

Stump : Sersemletmek. Bacak. Cevap veremeyeceği bir soru sormak (birine). Kesilen bir şeyin kalan parçası. Meydan okumak. Küçülmüş kalem. Kafa tutmak. Kök kalıntısı. Kriket kale kazığı. Kütük.

Stump out : Krikette hedefi vurarak oyun dışı etmek.

Stump pyometra : Köpek ve kedilerde ovariohisterektomiden sonra kalan döl yatağı dokusunda kistik endometrial hiperplazisinin gelişimi sonucu oluşan bozukluk. Stump piyometra.

Stump speeches : Seçim konuşması. Açık havada yapılan konuşma. Propaganda konuşması.

Stumper : Kışkırtıcı. Kaleci. Zor soru. Propagandacı. Kazık soru.

Stumpage : Kapladığı yere göre fiyat tespiti. Kereste ve tomruk hesabı. Kerestelik ağaçlar.

Stumpers : Kaleci. Zor soru. Kışkırtıcı. Propagandacı. Kazık soru.

Stumped : Topallayarak yürümek. Seçim propagandası yapmak. Kafa tutmak. Afallatmak. Ezmek. Meydan okumak. Meşin kalemle çizmek. Sorularıyla şaşırtmak. Krikette hedefi vurarak oyun dışı etmek. Ödemek (ingiliz ingilizcesi).

İngilizce Tumpline Türkçe anlamı, Tumpline eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Tumpline ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Colon : Sütun. kalın bağırsakların sekumla rektum arasında yer alan kesimi. İki nokta. İki çekit üstüste. İki nokta üst üste. Kalın bağırsağın kolon bölümü. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Rektum. Omurgalılarda kalın bağırsağın rektumdan önce gelen, dışkıdan fazla suyu emen bölgesi. böceklerde bağırsağın ikinci bölgesi. elektron mikroskobunda elektromanyetik merceklerin yerleştirildiği, içinden elektronların geçtiği havası boşaltılmış metal boru. Kalın bağırsak.

Conveyer belt : Taşıyıcı kayış. Sonsuz kayış.

Column : Makale. Takla atarak birbirinin omuzuna, çıkan ve bir «sütun» oluşturulan görünüş bk. dörtlü kolon, üçlü kolon. Kol. Köşe. Basamak (matematik terimi). Omurgalılarda kalın bağırsağın rektumdan önce gelen, dışkıdan fazla suyu emen bölgesi. böceklerde bağırsağın ikinci bölgesi. elektron mikroskobunda elektromanyetik merceklerin yerleştirildiği, içinden elektronların geçtiği havası boşaltılmış metal boru. Köşe yazısı. Basamak. Dikeç.

Loudspeaker : Ses sıklıklarında bir yükseltecin çıktısına bağlanan ve kiplenmiş elektriksel titreşimi, yeğinliği değiştirilebilir sese çeviren aygıt. anlamdaş seslengi. Elektrik dalgalarını ses dalgalarına çeviren, sesi yaymaya yarayan araç. Hoparlör. Seslence. Sesyükseltir. Elektrik akımını, uzaktan işitilebilecek gürlükte ses dalgalarına çeviren aygıt. Sesyayar. Fizik, sinema, televizyon alanlarında kullanılır.

Colons : İki nokta. İki nokta üstüste imi. İki nokta üstüste. Kalın bağırsak. Kalın bağırsağın kolon bölümü. Rektum. İki nokta üst üste.

 

Speaker : Elektrik dalgalarını ses dalgasına çeviren ve gerektikçe sesi yükselten alet. Spiker (radyo veya tv). Konuşmacı. Sözcü. Hatip. Hoparlör. Spiker. Bilgisayar, gitar alanlarında kullanılır. Meclis başkanı.

Gymnastics : Jimnastik. Beden eğitimi. Beden eğitimi (dersi). Cimnastik.

Complin : Yedi kanonik saatin en sonu (dini). Günün son duası.

Columella : Sapa benzeyen yapı (botanik terimi). Kolumella. Direkçik, sütuncuk. Kolumela. Kolümel. Filiz.

Tumpline synonyms : gymnastic exercise, canonical hour, acrobatic stunt, acrobatic feat, transport band, riser, conveyor belt, acrobatics, stack.

Tumpline ingilizce tanımı, definition of Tumpline

Tumpline kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A strap placed across a man`s forehead to assist him in carrying a pack on his back.