Tunnelling türkçesi Tunnelling nedir

  • Galeri açma.
  • Fizik, kimya alanlarında kullanılır.
  • Nicemsel taneciğin, erke engelinin üstünden geçecek denli devinim erkesi olmadığı halde arkaya geçebilmesi olayı.
  • Sızma.
  • Tünel açma.
  • Tünelleme.
  • Tünel sistemi.
  • Tünel kazma.

Tunnelling ingilizcede ne demek, Tunnelling nerede nasıl kullanılır?

Tunnelled : Tünel açmak.

Tunneller : Tüneller kazan kimse. Tünel kazıcı. Tünel kazan hayvan.

Tunnellers : Tüneller kazan kimse. Tünel kazıcı. Tünel kazan hayvan.

Tunnel effect : Tünel etkisi. Tünel olayı. Tünel olgusu.

Tunnel furnace : Tünel fırın.

One can see the light at the end of the tunnel : .

Carpal tunnel : El ve parmakların bükülme hareketlerini yaptıran kasların tendonlarının geçtiği bilekteki geçit. Karpal tüneli.

Drainage tunnel : Drenaj tüneli.

Tunnel vault : Beşik kemer. Beşiktonoz. Beşik tonoz.

Air tunnel : Aerodinamik tünel. Aerodinamik araştırmak ve test etmek için düzenlenmiş olan geçit. Hava tüneli.

İngilizce Tunnelling Türkçe anlamı, Tunnelling eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Tunnelling ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Leaking : Akan. Sızıntı yeri olan. Sızan. Sıvının girmesine veya akmasına neden olan. Sızdıran. Sızdırma.

Infiltration : Doku veya organda bulunmaması gereken hücre, ödem sıvısı veya herhangi bir materyalin birikmesi, yayılması veya normalden fazla bulunması. süzme veya süzülme. dokuya sızan veya toplanan madde. Süzülme. Sızma (örgüt veya kuruluş vb'ne). Gerçek kimliğini gizleyerek girme (örgüt veya kuruluş vb'ne). Sızdırma. Süzme. Kapı, pencere aralıklarından oda havasının değişmesi. Gizlice sokulma. Yağmur ve kar sularının, çatlak ya da geçirimli katmanlardan yeraltına geçmesi olayı.

 

Outflowing : Boşalma. Dışarı akma. Dışarıya akın halinde giden. Taşan miktar. Dışa akın eden. Akan miktar. Taşma. Dış bölgelere doğru yolculuk eden. Dışarıya akan.

Effluxes : Akıntı. Akma. Sızıntı. Dışarı sızma. Akış. Atık su. Dışarı akış. Dışarı akma.

Exudations : Eksüdasyon. Dışarı sızma. Terleme. Dışarı sızan şey. Eksudasyon. Gözenekten dışa atım. Salgılama eylemi. Akma. Ter.

Ooze : Duyulmak. Kaçak yapmak. Yaymak. Sulu çamur. Işımak. Bataklık. Sızmak. Balçık. Kaçırmak.

Exudation : Sızıntı. Bir hücre, organ ya da organizmadan zar, delik ya da bez aracılığıyla dışarı madde çıkarılması. Dışarı sızma. Dışarı sızan şey. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Ekzudasyon. Yangının başlangıcında, kan plazmasının damarların dışına sızarak yangı bölgesinde birikmesi. Damar duvarlarından veya doku yüzeyinden dışarıya, proteinden zengin, lökosit içeren sıvı sızması. Ter. Gözenekten dışa atım.

Exuding : Kaçırmak. Dışarı vermek. Belirtmek. Çıkarmak. Yaymak. Terlemek. Sızdırmak. Dışarı verme. Terleme. Dışarı çıkma.

Efflux : Dışarı akış. Akış. Atık su. Sızıntı. Akıntı. Dışarı akma. Akma. Dışarı sızma.

Outflow : Akan miktar. Dışarıya akan. Dışarı akma. Sızıntı. Taşan miktar. Lav taşması. Taşma. Dışarıya akan miktar. Ülke dışına akan.

Tunnelling synonyms : shafting, infiltrations, oozing out, oozing, leakages, oozes, leakage, shaftings, tunneling.