Tuz nedir, Tuz ne demek

Tuz; bir kimya terimidir.

  • Kokusuz, suda eriyen, yiyecekleri korumada ve tatlandırmada kullanılan billursu madde
  • Bir asitteki hidrojenin yerini bir bazın almasıyla oluşan birleşim, sodyum klorür (NaCl).

Kimya'daki anlamı:

1.Bir asidin hidrojenlerinin tamamının ya da bir kısmının metallerle yer değiştirmesiyle oluşan bileşik.

yemek tuzu olarak da bilinen sodyum klorüre halk dilinde verilen ad.

Veterinerlik alanındaki anlamları:

Çeşitli metal veya metal eş değerlerinin klorürleri, sülfatları, fosfatları, laktatları, sitratları veya kalsiyum kazeinatta olduğu gibi proteinlerle birleşimlerinde bir asidin hidrojen atomunun yerini bir metalin veya metal-eş değerinin almasıyla oluşan bileşikler sınıfı, yemek tuzu, sodyum klorür.

Diğer sözlük anlamları:

Güzellik, hüsün, melâhat, şirinlik.

Tuz isminin anlamı, Tuz ne demek:

Erkek ismi olarak; Güzellik, şirinlik.

Bilimsel terim anlamı:

Niteliklerinden dolayı hemen hemen bütün halkların boş inançlarında ve büyüsel işlemlerinde önemli rol oynayan maden.

Bir asit hidrojenlerinin tümü, ya da bir bölümü metal ya da köklerle yer değiştirdiğinde oluşan bileşik.

NaCI; sodyum klorüre halk dilinde verilen ad.

Bir asit hidrojeninin, bir metalle yer değişimi sonucu doğan bileşik.

 

İngilizce'de Tuz ne demek? Tuz ingilizcesi nedir?:

salt, sodium clorure

Fransızca'da Tuz ne demek?:

sel

Osmanlıca Tuz ne demek? Tuz Osmanlıca'da ne anlama gelir?:

milh

Tuz tanımı, anlamı:

Tuz biber ekmek : Üzüntüyü, kusuru artıracak durum yaratmak.

Tuz buz etmek : Cam türünden şeyleri onarılmayacak biçimde kırmak, paramparça etmek.

Tuz buz olmak : Cam türünden şeyler onarılamayacak biçimde kırılmak, dağılmak, paramparça olmak.

Tuzu olmak : Katkısı olmak.

Tuz ekmek düşmanı : İyilikbilmez.

Tuz ekmek hakkı : Birinin ekmek yedirip iyilik ettiği kimse üzerindeki manevi hakkı.

Tuz ruhu : Hidroklorik asit.

Tuzu kuru : Bir işten zarar görmeyen, kazancı yolunda olan (kimse).

İyotlu tuz : Homojen karıştırılmış en az % 0,007 iyot içeren yemek tuzu (NaCl).

Bakır tuzu : Göz taşı.

Bulaşık makinesi tuzu : Bulaşık makinelerinde yıkananların ve makine parçalarının üzerinde kireç kalıntısının oluşmasını engelleyen kimyasal bileşim.

İngiliz tuzu : İç sürdürücü olarak kullanılan magnezyum sülfatı.

Kaya tuzu : Doğada billur durumunda bulunan tuz.

Limon tuzu : Sitrik asit.

Sofra tuzu : İyot bakımından zenginleştirilmiş, ince toz hâline getirilmiş tuz.

Tuz atma : Çözünmüş özdecikleri, tuz katarak çözeltiden çıkarma.

Tuz bakısı : Ateşe atılan tuzun oluşturduğu alevlere bakılarak yapılan bakı türü. bk. bakı.

Tuz bezi : Deniz sürüngenleri ve kuşlarının göz kenarına yakın bir yerde bulunan ve fazla tuzun atılmasını sağlayan bir bez. Balık solungaçlarındaki benzer yapı. 3.Bazı yapraklarda tuz çıkaran epidermise ait bez.

Tuz bulaşımı : Tuz yunaklarında, ostenitlenmiş parçaların temizlenmeden bir yağ yunağına daldırılması sonucunda, yağ ortama tuz karışması olayı.

 

Tuz buzalamak : Korkmak, heyecan duymak.

Tuz düzenlemesi : Uzun süreli tuzun etkisinden kurtulmak için tuzun hücreden uzaklaştırlması. Organizmada, özellikle denizlerde yaşayanlarda vücudun tuz dengesinin bozulmaması için alınan fazla tuzun dışarı atılması.

Tuz ekmek dostu : Arkadaş, dost.

Tuz ekmek doymamak : Geçim sıkıntısı çekmek.

Tuz ekspektoran : Mide mukozasını tahriş ederek refleks yoluyla veya doğrudan etkileriyle bronş mukoza bezlerinin salgılarını artıran ilaç.

Tuz etkisi : Elektrolit etkisiyle eş anlamlı.

Tuz ile ilgili Cümleler

  • Müşteri, balığının hiç tuz katılmadan pişirilmesini istedi.
  • Doyduktan sonra tuz getirilmez zaten. Bir dahaki yemekte tuzu unutmamalı.
  • Tuz ağırlıkla satılmaktadır.
  • Tuz bitti.
  • Tuz eklemem gerekiyor mu?
  • Güvece biraz daha tuz koyabileceğimi düşündüm.
  • Daha sonra yapmak istediğimiz şey biraz tuz ilave etmek.

Diğer dillerde Tuz anlamı nedir?

İngilizce'de Tuz ne demek? : adj. salt

n. salt, Sal

Fransızca'da Tuz : sel [le]

Almanca'da Tuz : n. Salz

Rusça'da Tuz : n. соль (F)