Tweezed türkçesi Tweezed nedir

  • Küçük maşalarla veya kerpetenlerle toplamak veya yolmak.

Tweezed ingilizcede ne demek, Tweezed nerede nasıl kullanılır?

Tweeze : Küçük maşalarla veya kerpetenlerle toplamak veya yolmak. Ameliyat aletleri takımı.

Tweezers : Numune pensesi. Cımbız.

Tweezes : Ameliyat aletleri takımı. Küçük maşalarla veya kerpetenlerle toplamak veya yolmak.

A pair of tweezers : Cımbız.

Pair of tweezers : Cımbız.

Tweedled : Dokunmak. Sarmak. Yüksek tonlu sesler çıkarmak. Keman çalmak. Çalmak (çalgı). Vaktini boşa harcamak. Telaş yapmak. Kıvırmak. Bukle yapmak. Yüksek perdeden sesler çıkarmak.

Twee : Fazla nazlı. Tuhaf.

Tweeds : Yünlü iskoç kumaşı. Yünlü kumaş. Tüvit. İskoç kumaşı. Tüvit kumaştan yapılan elbiseler.

Tweedle : Müzikle tavlamak. Telaş yapmak. Müzik aletini hafifçe çalmak. Müzikle cezbetmek. Cıvıldar gibi sesler çıkarmak. Çevirmek. Sarmak. Dolamak. Yaygara koparmak. Yüksek tonlu sesler çıkarmak.

Tweediest : Tüvitten yapılan. Yünlü. Açık hava veya gündelik hayat özelliğinde olan. Kaba yünlü kumaşa benzer. Tüvit kıyafetleri beğenen.

İngilizce Tweezed Türkçe anlamı, Tweezed eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Tweezed ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Woolen : Yüne özgü. Yünden yapılmış. Yünden yapılma. Yünle ilgili. Yünlü kumaş. Yünlü. Yün gibi. Yün.

Fabric : Yapı. Bünye. Nesiç. Bir kayacın iç yapısı. (iç yapı, kayacın oluşum koşullarına bağlı olduğundan belli başlı doku örneklerinde, kayaç cinslerine göre şöyledir: a) kor kayaçlar. 1. kristal: kayaç yapıcı minerallerin hepsi kristal biçimi göstermektedir, aralarında bağlayıcı madde yoktur. kristal dokunun şu cinsleri vardır: a) tüm kristal: kayacı yapan bütün mineraller kristallenmişlerdir. b) yarı kristal: kristallenmiş yapıcılar arasında camsı madde de vardır. c) iri kristalli: kristallenmiş yapıcılar çıplak gözle görülebilmektedirler. ç) ince kristalli: kristal yapıcılar ancak mikroskopla seçilebilmektedir. d) taneli: kristallenmiş yapıcıların büyüklük ve biçimleri ortalama özdeştir. iri, ufak ve sık taneli dokular vardır. 2. camsı: kayaç tüm ya da büyük çoğunlukla, camsı bir madde ile yapılıdır. 3. porfirsi: sık taneli ya da camsı bir kayaç hamuru içinde kendine özgü kristal biçimi gösteren kristaller vardır. 4. camsı porfirsi: kayaç hamuru büsbütün camsı maddedir ve bu hamur içinde iri kristaller bulunmaktadır. 5. akış izli doku: kayacın geldiği magmanın akış yönü, kayaç hamurundaki kristalciklerin sıralanışından ve camsı maddenin biçiminden bellidir. 6. yuvarsı doku: camsı madde ile yapılı kayaç hamurunda, özekten ışınsal ve küresel biçimler vardır. a) tortul kayaçlar. doku genellikle birikme koşullarına uygun olarak katlıdır. c) başkalaşım kayaçları. mineralleri az çok özdeş zamanda kristallendiklerinden, bu kayaçlarda, genellikle kristal başkalaşım dokusu bulunur: a) mozaiksi doku: kayacın mineralleri taneli biçim gösterir. b) eşit doku: kayacın minerallerinin taneleri ortalama birbirine eşit büyüklüktedir. c) değişik doku: minerallerin tane büyüklükleri çeşitlidir. ç) porfirsi başkalaşım dokusu: taneli kayaçta, ötekilerinden sonra ve çok daha büyük tane büyüklüğünde gelişmiş kristaller vardır. d) porfir kırıklı doku: başkalaşımdan önce oluşmuş kristaller, kayaçta kalıntı durumunda bulunur. Bez. Doku. İnşa. İskele. Kumaş.

 

Tweak : Büküverme (elle). Büküvermek (elle). İnce ayar (çekmek). Kesme alma. Ufak tefek düzeltmeler yapmak. -den kesme almak. Çekivermek. Çekiverme. Çimdiklemek. -den makas almak.

Wool : Kıvırcık saç. Bulaşık teli. Koyunun vücudunu örten fibröz (lifli) yapı. Yün gibi saç. Yapağı. Yün. Saf.

Pluck : Yağmalamak. Yolmak. Ayıklamak (yün). Zorlamak. Koparmak (çiçek veya meyve vb'ni). Soymak. Sınıfta bırakmak. Çekmek. Sürüklemek. Tüylerini yolmak.

Material : Gerekli. Malzeme. Gereç. Kumaş. Bir iş yapmak için kullanılması gereken aygıt ya da özdek. Maddeci. Bedensel. Maddi. Materyal. Madde.

Textile : Tekstil ürünü. Dokumacılık. Dokunmuş kumaş. Mensucat. Dokuma işleri. Dokuma. Tekstil. Dokuma kumaş.

Cloth : Sofra örtüsü. Yelken. Örtü. Çaput. Rahiplik. Bez örtü. Din adamlığı. Cilt bezi. Dokuma. Kumaş.

Pull off : Kenara çekmek. Döktürmek. Koparmak. Çekip indirmek. Becermek. Kazanmak (ödül). Almak. Çıkarmak. Halletmek. Başarmak.

Pick off : Koparmak. Kurşuna dizmek. Alıp götürmek. Birer birer vurmak. Bir bir vurmak (silahla). Teker teker vurmak. Kaldırmak.

Tweezed synonyms : harris tweed, woollen.