Twilight zone türkçesi Twilight zone nedir

  • Belirsizlik.
  • Bir kentin ya da kasabanın, özeksel, toplumsal ve ekonomik etkenlerle gelişmesi engellenen, taşınmazları sürekli olarak değer yitiren, yoksulluk yuvası niteliği kazanmaya yüz tutmuş bölümü.
  • Belli olmayan durum.
  • Çöküntü bölgesi.

Twilight zone ingilizcede ne demek, Twilight zone nerede nasıl kullanılır?

Twilight : Seher. Tan. Gün battıktan sonra havada kalan aydınlığın yavaş yavaş azalması. Zayıf ışık. Coğrafya, uzay alanlarında kullanılır. Alaca karanlık. Güneş, gözlerinin az altında iken havanın aydınlık olması ; günağarması ve günkararması olaylarının ortak adı. Şafak. Çöküş. Gün kararması.

Zone : Bir yeri belirli bir faaliyet için ayırmak. Bölge. Kuşak. Bir yerde ancak belirli bir faaliyete izin vermek. Kentbilim bölge. Zon. Biyoloji, uzay, jeoloji alanlarında kullanılır. Benzer fauna ve flora ile belirlenen bir alan; bazı türlerin münhasıran bulunduğu bir alan. Çevirmek. Yöre.

The twilight zone : Alacakaranlık kuşağı. Popüler amerikan televizyon şovu. Alacakaranlık bölgesi. Belirsizlik hattı.

Twilight airglow : Tan olayına ilişkin hava aydınlığı. Lan aydınlığı. Tan aydınlığı.

Twilight area : Geçiş bölgesi. Kent özeğine bitişik ya da onu çevreleyen, yapıların ölçünleri düşük, görünüşü bozuk, toprak değerleri yükselmiş, yapıları karma kullanımlara ayrılmış, türlü kentsel işgörü ve kolaylıklar yönünden dar boğazları ve toplumsal sorunları olan alan. bk. çöküntü bölgesi. bir kent içinde belli bir kullanım türünden bir başka kullanım türüne ya da belli bir toplumsal ve ekonomik kümenin elinden bir başkasının eline geçiş süreci içinde olan bölge.

 

Twilight of the gods : Tanrıların alacakaranlığı. Tanrılarla devlerin savaşı (mitoloji terimi).

İngilizce Twilight zone Türkçe anlamı, Twilight zone eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Twilight zone ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Dimness : Sönüklük. Bulanıklık. Matlık. Donukluk. Loşluk.

Ambiguousness : Çapraşıklık. Şüphelilik. Bilenmezlik. Muğlaklık. Birden fazla makul anlamı olma. Müphemlik.

Ambivalence : Çelişik duyguları olma. Duygu karmaşası. Kararsızlık. Duygu tezatlığı. Karşıt duyguların birlikte yaşanması. İki değerlilik. Müphemlik. Ambivalens. Kurulu toplumsal dengenin bozulduğu dönemlerde bireylerin, yaşamın türlü alanlarına ilişkin tutumlarında birbirinden ayrı, birbirine karşıt değerler arasında bocalamaları durumu.

Ambiguities : Şüpheli oluş. Müphemiyet. Anlaşmazlık. İki anlamlılık. Anlam bulanıklığı. Muğlaklık. Anlam belirsizliği. Anlatım bozukluğu. İkircim.

Ambiguity : Şüpheli oluş. İki anlamlılık. Muğlaklık. Anlam bulanıklığı. Anlatım bozukluğu. Müphemiyet. Anlam karmaşası. İki manalılık. Anlam belirsizliği.

Darkness : Karanlık. Bilinmezlik. Kötülük. Esmerlik. Esrarengizlik. Bilgisizlik. Gizlilik. Loşluk. Körlük.

 

Darks : Koyu renkler. Akşam. Koyu. Koyu renk. İzbe. Karanlık. Çepel. Bilgisizlik. Cehalet içinde.

Dark : Gizli. Gölge. Çepel. Esmer. Bilgisizlik. İzbe. Akşam. Karanlık. Koyu. Siyaha yakın.

Dreaminess : Hayalcilik.

Twilight zone synonyms : twilight world, doubtfulness, cloudiness, drabness, amphibology, blight, amphiboly, amphibiousness, crabbedness.