Tying türkçesi Tying nedir

Tying ile ilgili cümleler

English: The soccer player is tying his shoes.
Turkish: Futbolcu ayakkabılarını bağlıyor.

English: Ali bent down and pretended to be tying one of his shoes.
Turkish: Ali eğildi ve ayakkabılarından birini bağlıyor gibi görünüyordu.

English: He was tying his horse to the fence.
Turkish: Atını çite bağlıyordu.

English: Ali loves partying.
Turkish: Ali parti yapmaya bayılır.

English: College is not for partying, but for studying.
Turkish: Üniversite eğlenmek için değil, öğrenmek içindir.

Tying ingilizcede ne demek, Tying nerede nasıl kullanılır?

Tying agreement : Bağlantılı satış sözleşmesi. Bağlantılı satışı düzenleyen sözleşme.

Tying up sydrome : Tying-up senromu. Atların rabdomiyolizisi.

Amnestying : Genel af. Umumi af. Af. Genel afla serbest bırakmak.

Dirtying : Kirletme.

Emptying : Boşaltma. Tahliye.

Masscuite emptying gate : Lapa boşaltma kapısı.

Pitying : Merhametli. Acıyan.

Jettying : Ortaçağ'da kullanılan bir yapı tekniği.

Prettying : Hoş. Zarif. Kıyak. Bayağı. Tatlı. Cici. Sevimli. Güzel. Oldukça. Şirin.

Emptyings : Bira veya şarap posası. Tahliye. Boşaltma.

 

İngilizce Tying Türkçe anlamı, Tying eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Tying ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Tie : Eşit olmak. İlişki. Atmak (düğüm). Alaka. Düğüm. Bağlanmak. Bağ. Raptetmek. Ayakbağı.

Loop : İlik. İlmiklemek. Mikrobiyolojik ekim, preparat hazırlama ve izolasyon işlemlerinde kullanılan, uç tarafı yuvarlatılmış platin telden oluşan metal çubuk. Spiral. İlmek şekli oluşturmak. Döngü. İlmek. Öze. Bir izlencede yer alan ve belirli bir koşul gerçekleşmedikçe yeniden uygulanan bir komutlar dizisi.

Affiliation : Tefani. Mensubiyet. İlişki. Bağlantı. Üyeliğe kabul. Bağlanma. Birleştirme. Ekleme. Katma.

Marries : Evermek. Gelinlik giymek. Aile kurmak. Baş göz etmek. İle evlenmek. (ile) evlenmek. Vermek. Evlilik yapmak. Nikah masasına oturmak.

Arrange : Düzeltmek. Yapıt yaratmak. Planlamak. Hazırlamak. Düzenli bir şekilde yerleştirmek. Uyuşmak. Düzenlemek. Dizmek. Bitirmek.

Encode : Şifrelemek. Veriyi, bir düğüm ya da düğümlenmiş damga takımı kullanarak, özgün biçime yeniden çevirilme olanağı sağlayacak biçimde, çevirmek. bu terim, kimileyin veriyi tümüyle özgün biçime yeniden çevirme olanağı bulunmadığında da kullanılmaktadır. Enkode etmek. Bilgisayar, bilişim alanlarında kullanılır. Kodlama. Düğümleme. Kodlu metin. Kapamak. Düzenekleme.

Espoused : Bir davaya sarılmak. Evlenmek. Desteklemek. Nişanlanmak. Kabullenmek. Nikah masasına oturmak. Başgöz etmek. Bir fikri desteklemek. İle evlenmek.

Draw : Berabere biten oyun. İlgi çekici şey. Çekme. Çekiş. Ağızdan laf almak için söylenen söz. Bir oyunu takımların golsüz ya da eşit sayıda gol atarak bitirmesi. Çekmek. Kura. Yem.

 

Accessed : Erişim. Erişilme tarihi. Erişim tarihi. Erişen. Erişme tarihi.

Mates : Çiftleşmek. Evlenmek. Uymak. Dengini bulmak. Mat etmek. Eşlemek.

Tying synonyms : border, binding, attach, bound, circumscribes, matched, code, drawlers, astrict, marrying, circumscribe, linkage, constrain, alligation, treaty, drawler, assign, marry off, knot, clamping, affiliates, astricted, affiliations, affigere, anchoring, ligature, fastening, dedications, marrying off, confining, looping, affixion, mated.

Tying ingilizce tanımı, definition of Tying

Tying kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : The act or process of washing ores in a buddle.