Uçur nedir, Uçur ne demek

Uçur; İsim olarak kullanılan bir sözcüktür.

Uçur isminin anlamı, Uçur ne demek:

Vakit, an. Fırsat. Mevsim. Uçur ismi; Türkçe kökenli olup bir Erkek ismidir.

Uçur ile ilgili Cümleler

  • O, uçurum tarafından yutuldu.
  • Uçurum neredeyse diktir.
  • Uçurumun kenarına bu kadar yakın durmanın güvenli olduğundan emin misin?
  • Uçurtmalar uçurmak tehlikeli olabilir.
  • Uçurulacak gibi gözüküyorsun.
  • Uçurtmalar uçuralım.
  • Uçurtmayı vurmasınlar.
  • Uçurum deniz üzerinde duruyor.
  • “Keçiyi yardan uçuran bir tutam ottur, otu iyi seç ki uçtuğuna değsin.”
  • Ali bir av tüfeği ile kafasını uçurdu.
  • O bir çok farklı türdeki uçakları uçurmayı öğrendi.
  • Uçurtma gökyüzünde gözden kayboldu.
  • Uçak uçurmak için ehliyetin var mı?
  • “Zavallının yanına kimseyi sokmaz, bağından, bahçesinden kuş uçurmazmış.”
  • Hadi uçurtma uçuralım.

Uçur ile ilgili Atasözü veya Deyim

balon uçurmak : ilgililerin ne diyeceklerini ve nasıl davranacaklarını anlamak amacıyla aslı olmayan bir haber yaymak.

(birinin) kellesini uçurmak : kafasını keserek koparmak.

deveyi yardan uçuran bir tutam ottur : “gözü doymayan hırslı insanlar küçük bir çıkar için bütün varlığını tehlikeye atar” anlamında kullanılan bir söz.

haber uçurmak : Acele, süratle haber göndermek.

kafasını uçurmak : kellesini uçurmak.

 

keçiyi yardan uçuran bir tutam ottur : “gözü doymayan hırslı insanlar küçük bir çıkar için bütün varlığını tehlikeye atar” anlamında kullanılan bir söz.

kuş uçurmamak : hiçbir şeyin veya kimsenin kaçmasına, geçmesine imkân vermemek.

uçurumun kenarından dönmek : büyük bir tehlikeden son anda kurtulmak.

Uçur tanımı, anlamı

İnsan uçurma düzeni : Sahnede oyuncuları uçurmaya yarayan mekanik düzen

Kağıt uçurmak : Kuşatılmış bir kalenin komutanına ya da herhangi bir iş yaptırılmak istenen kimseye yazılan yazıyı ivedi olarak ya da gizlice yollamak.

Papaz uçurmak : İçkili eğlence düzenlemek.

Uçur buçur etmek : Bölük pörçük etmek.

Uçurabilme : Uçurabilmek işi.

Uçurabilmek : Uçurma imkânı veya olasılığı bulunmak.

Uçurak : Çökmüş, çökmek üzere olan ev, doğal nedenlerle kaymak üzere olan toprak. [Bakınız: uçuk]. Dağlardan, ormanlardan inen sarp ve dik yol. Uçurtma.

Uçurgaç : Uçurtma.

Uçurgan : Uçurtma. Hırsız.

Uçurgeç : Uçurtma.

Uçurğan : Uçurtma.

Uçurumlu : Kuruntulu, küçük olayları korkuyla büyüten.

Uçurumoloğu : Basınçlı suyun değirmene ulaştığı kısım. (Köprü Şarkikaraağaç Isparta).

Uçuruverme : Uçuruvermek işi.

Uçuruvermek : Çabucak uçurmak. Bir sözü hemen başkasına iletmek.

 

Uğumunu uçurmak : Huzurunu, tahammülünü kaçırmak.

Yardan uçurmak : Bir kimseyi teşvik ederek tehlikeye düşürmek.

Kültür uçurumu : Kültürler arasındaki büyük fark.

Şeytan uçurtması : Kâğıttan, bükülerek yapılmış üçgen biçiminde bir çeşit küçük uçurtma.

Uçurma : Uçurmak işi.

Uçurmak : Uçma işini yaptırmak. Gizlice alıp gitmek. Hızlı götürmek, hızlı sürmek.

Uçurtma : Uçurtmak işi. Üzeri renkli kâğıtlarla kaplanmış, genellikle çokgen biçimindeki bir gövde ve süslü bir kuyruktan oluşan, iple bağlanarak rüzgâr yardımıyla uçurulan bir çeşit oyuncak.

Uçurtmak : Uçma işini yaptırmak, uçmasına yol açmak.

Uçurulma : Uçurulmak işi.

Uçurulmak : Uçurma işi yapılmak.

Uçurum : Deniz, göl, ırmak vb. su kıyılarında veya karada dik yer, yar. Büyük fark, ayrılık. Felaketli sonuç.

Uçurumlaşma : Uçurumlaşmak durumu.

Uçurumlaşmak : Uçurum durumuna gelmek.

Diğer dillerde Uçunyuvar anlamı nedir?

İngilizce'de Uçunyuvar ne demek ? : atmospher