Ulterior türkçesi Ulterior nedir

  • Öte yandaki.
  • Saklı.
  • İtiraf edilmemiş.
  • Uzaktaki.
  • Ötedeki.
  • [#sonra Sonraki].
  • Açığa vurulmamış.
  • Gizli.

Ulterior ile ilgili cümleler

English: I think Tom has no ulterior motives.
Turkish: Sanırım Tom'un art niyeti yok.

English: Tom had ulterior motives.
Turkish: Tom'un art niyetleri vardı.

English: Catherine had an ulterior motive when she urged her father to buy a new car. She hoped that she'd be able to drive it herself.
Turkish: Yeni bir araba satın alması için babasına baskı yaptığında Catherine'nin bir art niyeti vardı; O, arabayı kendisinin sürebileceğini umuyordu.

English: I don't think Tom has any ulterior motives.
Turkish: Tom'un bir art niyeti olduğunu sanmıyorum.

Ulterior ingilizcede ne demek, Ulterior nerede nasıl kullanılır?

Ulterior motive : Bir şey yapmak için gizli dürtü. Art düşünce. Art niyet. Açık veya aşikar olmayan dürtü istek veya motivasyon. Gizli dürtü. Gizlenmiş motivasyon.

Ulteriorly : Gizli bir tarzda. Saklanmış veya gizlenmiş bir tarzda.

Adulteries : Eşini aldatma. Adulteri. Zina.

Adulterine : Yasadışı. Evlilik dışı doğan çocuk. Öz olmayan. Zina yapan ilişkiden doğmuş olan. Gayrimeşru çocuk. Gayrimeşru. Gayri meşru. Evlilik dışı.

Adulterinus : Kırma. Melez.

Adulterated : İçine yabancı madde karıştırılmış. Mahlut. Karışık. Katkılı. Saf olmayan.

 

Adulterated foods : Saflığı giderilmiş gıda maddesi. Katışık gıda.

Adulterate : İçine yabancı madde katmak. Değerini düşürmek. Bozmak. Hile katmak. Saflığını bozmak. Karışık. Hileli. Yabancı madde katmak. Karıştırmak. Yabancı madde karıştırarak.

Adulterated milk : Su veya başka sıvılarla karıştırılmış olan süt. Katkılı süt. Sulandırılmış olan süt.

Adulterant : Saflığı bozucu madde. Karıştırılan madde. Adulteran.

İngilizce Ulterior Türkçe anlamı, Ulterior eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Ulterior ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Inward : Dahili. İçeride bulunan. Ruh hali. İçeriye doğru. Ruhsal. Manevi. İç kısım. Fikir veya ruhun derinliğine doğru. İçe doğru.

Unrevealed : Ortaya konulmamış. Söylenmemiş (sır vs gibi). Afişe edilmemiş. Açıklanmamış.

Clandestine : El altından yapılan. Gizli yapılan. Hafi. Mahrem. Gizli saklı. Gizli kapaklı. El altından.

Classified : Tasnif edilmiş. Bölümlenmiş. Kategorilere ayrılmış. Gizli (bilgi). Sınıflandırılmış. Tasnif. Sınıflanmış. Derecelendirilmiş.

The farther : Uzak. Daha öte. İlerdeki. Daha uzaktaki. Daha ileri. Öteki. Daha fazla. İlave edilen.

Ensuing : Ardından gelen. Sonradan meydana gelen. Birbirini takip etmek. Sonradan gelen. Peşpeşe. Gelecek. Ertesi.

Covert : Kuşlarda kanat tüylerini örten tüy. (kuşlarda) kanat ve kuyruk tüyleri. Kaplama. Saklanılan yer. Örtülü. Örtücü tüy. Örtü tüyü. Avlak.

Concealed : Görünmez. Nihan. Gizlenmiş. Mektum. Gizlenen.

Furthered : Destek olmak. İlerletmek. Kolaylaştırmak. Daha ileri. İlerlemesine yardım etmek. İlerlemesini sağlamak. Daha öte. Yardım etmek.

 

Closer : Satışla kapatan. Bunaltıcı. Satışla sonuçlandıra. Kapalı. Sık. Yakın. Sıkı fıkı (argo terim). Daha yakın. Konjonktör.

Ulterior synonyms : bcc, crypto, printer, backdoor, unconfessed, remote, farther, after, esoterical, next page, next, hidden, cryptos, anonymous, clandestine resistance, far, yonder, yon, blindest, following, behind closed doors, secondaries, further, auricular, furthers, arcane, subterranean, later, backroom, subterraneous, embedded, latter, camera.

Ulterior zıt anlamlı kelimeler, Ulterior kelime anlamı

Close : Kapanmak. Avlu (okul, kilise). Kapamak. Son söz. Yakın. Kapatmak. Son. Göğüs göğüse kavga. Çevirmek.

Overt : Aleni. Ortada. Ortada olan. Açıkça görülen. Aşikar. Açıktan açığa olan. Meydanda. Çok belli. Açık. Gizli olmayan.

Ulterior ingilizce tanımı, definition of Ulterior

Ulterior kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Situated beyond, or on the farther side. Thither. Ulterior side or part. - - correlative with hither.