Ultra violet türkçesi Ultra violet nedir

  • Görünür renk spektrumunun sonundaki morun hemen ötesinde bulunan.
  • Morötesi.

Ultra violet ingilizcede ne demek, Ultra violet nerede nasıl kullanılır?

Ultra : Aşırı görüşlü. Ötesi. Son derece. Radikal. Aşkın. Aşırı. Haddinden fazla. Öbür tarafta. Uç görüşlü kimse. Aşırıcı.

Violet : Mor. Menekşe renkli. Eflatun. Menekşe. Menekşe rengi. Mahçup kimse. Minik menekşe. Güvez. Utangaç kimse. Koyumor.

Ultra pasteurization : Ultra-pastörizasyon. Patojen mikroorganizmaların yıkımlanması amacıyla süt veya süt ürünlerinin 89-100 oc’ de uygun bir süre ısıtılması işlemi.

Ultra direct memory access : Ultra direk bellek erişimi. Ana işlemci birimine (cpu) gitmeksizin bir bilgisayardan çevre cihaza artan hızda bilgi aktarımı sağlayan protokol.

Ultra high cinematography : Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Aşırı hız sineması. Aşırı hızlı çevirimle uğraşan sinema kolu.

Ultra high frequency : Uhf. Aşırı yüksek frekans. Çok yüksek frekanslar. Çok yüksek sıklık. Ultra yüksek frekans. Pek yüksek sıklık. Çok yüksek frekans. 300 ve 3000 megahertz arasındaki radyo frekansı aralığı.

İngilizce Ultra violet Türkçe anlamı, Ultra violet eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Ultra violet ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Ultraviolet : Morötesi ışık. Morüstü. Ultraviyole. Dalgaboyu mor renkli ışığınkinden daha kısa (yaklaşık 4000 a° dan küçük) olan ışık. Elektromıknatıssal dalgaların görünge aralığında mor rengin ötesinde yer alan ve dalga boyu yaklaşık 4-10-7-10-8 m, sıklığı 7,5 -10.14 -3 .1o-16s-1 olan bölgedeki ışınımlar. Mor ötesi. Bilgisayar, fizik, kimya, uzay alanlarında kullanılır. Mor ışıktan daha kısa dalgaboylu, çıplak gözle görünmez ışık. Mor ötesi radyasyonu.