Ultra türkçesi Ultra nedir
- Radikal.
- Haddinden fazla.
- Aşırıcılık yanlısı.
- Ötesi.
- Öbür tarafta.
- Aşırı görüşlü.
- Aşırıcı.
- Uç görüşlü kimse.
- Öte.
- Üstün.
- Aşkın.
- Aşırı.
- Son derece.
Ultra ile ilgili cümleler
English: Ultraviolet rays are harmful to us.
Turkish: Ultraviyole ışınları bizim için zararlı.
English: Butterflies can communicate using ultraviolet signals.
Turkish: Kelebekler mor ötesi ışın kullanarak iletişim kurabilirler.
English: If you have problem with rats and mice, you can scare them away with ultrasound.
Turkish: Eğer sıçanlar ve farelerle sorunun varsa onları ultrason ile korkutup kaçırabilirsin.
English: I'd like you to have an ultrasound.
Turkish: Ultrason çektirmeni istiyorum.
English: The sudden increase of ultraviolet rays made the researchers believe in the existence of ozone holes.
Turkish: Ultraviyole ışınlarının ani artışı araştırmacıları ozon deliklerinin varlığına inandırdı.
Ultra ingilizcede ne demek, Ultra nerede nasıl kullanılır?
Ultra pasteurization : Ultra-pastörizasyon. Patojen mikroorganizmaların yıkımlanması amacıyla süt veya süt ürünlerinin 89-100 oc de uygun bir süre ısıtılması işlemi.
Ultra direct memory access : Ultra direk bellek erişimi. Ana işlemci birimine (cpu) gitmeksizin bir bilgisayardan çevre cihaza artan hızda bilgi aktarımı sağlayan protokol.
Ultra high cinematography : Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Aşırı hız sineması. Aşırı hızlı çevirimle uğraşan sinema kolu.
Ultra high frequency : Çok yüksek frekans. Uhf. Aşırı yüksek frekans. Ultra yüksek frekans. Çok yüksek frekanslar. Pek yüksek sıklık. Çok yüksek sıklık. 300 ve 3000 megahertz arasındaki radyo frekansı aralığı.
Ultra high speed camera : Aşırı hızlı çevirimde kullanılan özel yapıda alıcı. Aşırı hızlı alıcı. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.
Ultra panavision : Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Panavision geniş görüntülük işleminin bir çeşidi. Ultra-panavision.
Ultra imperialism : Birinci dünya savaşı öncesinde başlayan ve sonrasında şiddetlenme olasılığı olan durgunluğun sona erdirilebilmesi ve kapitalist sistemin yaşayabilmesi için emperyalist ülkelerin bir araya gelip kartel oluşturarak kendi aralarındaki çelişkiyi giderebileceği ve savaşların sona erdirilebileceği evreye karşılık gelen ve k. kautsky tarafından tanımlanan kapitalist sistemin olası bir aşaması. Ultra emperyalizm.
Ultra light cigarette : Çok hafif sigara.
Ultra pro trade biased growth : H.g. johnsonın büyüme ve dış ticaret ilişkisinin araştırdığı kuramda, gelir artışına bağlı olarak istemin tamamen dışalıma yönelip yerli mal isteminin gerilediği durum. Aşırı ticaret artırıcı büyüme.
Ultra high speeded up : Aşırı yavaş çevirim sonunda varlıkların, nesnelerin doğal hızlarının görüntülükte çok hızlı görünmesi durumu. Aşırı hız. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.
İngilizce Ultra Türkçe anlamı, Ultra eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Ultra ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
To a degree : Bir ölçüde. Biraz haddinden fazla. Bir dereceye kadar. Biraz. Birazcık. Bir noktaya kadar.
Exquisite : Kibar. İnce bir güzelliğe sahip. Seçkin. Nefis. Çok büyük (acı veya mutluluk). Şiddetli. Nazik. Zarif. Hassas.
Acutest : Güçlü. Dar. Şiddetli. İlerlemiş. Dar (açı). Zeki. Akut. Ağır. Keskin.
Direst : Korkunç. Müthiş. Uğursuz. En korkunç olanı. Dehşetli.
To a fault : Aşırılıkla. Fazlasıyla. Gereksiz derecede. Aşırı derecede. İfratla.
Critically : Eleştirel olarak. Ciddi derecede. Tehlikeli olarak. Ciddi olarak.
Beyond all reason : Mantıksız.
Arrant : Katıksız. Kötü şöhretli. Çok kötü. Adı çıkmış. Kötü şöhret sahibi.
Crassest : Hissiz. Bön. Aptal. Densiz. Görgüsüz. Duygusuz. Kaba. Aptalca. İncelikten yoksun. Dangalak (argo terim).
Deeply : Derinliğine. Derin bir şekilde. Çok. İçten. Derinlemesine. Derin derin. Derinden. Derin bir biçimde.
Ultra synonyms : extremists, trans, inordinate, beyond measure, atop of, awfully, ascendantent, cruelly, excess, past, transcendant, rads, extremist, excellent, excessive, all fired, desperately, jacobin, darned, over, ascendent, choice, distingue, cloying, sweeping, exceeding, ascendant, infra, radical, far, extra, radicals, transcendental.
Ultra zıt anlamlı kelimeler, Ultra kelime anlamı
Moderate : Yumuşamak. Ilımlı. Orta. Ilımlılaştırmak. Yatıştırmak. Makul kimse. Başkanlık etmek. Hafifletmek. Ilıman. Hafiflemek.
Ultra ingilizce tanımı, definition of Ultra
Ultra kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Going beyond others, or beyond due limit. As, ultraconservative. Ultra measures. Ultrademocratic, ultradespotic, ultraliberal, ultraradical, etc. One who advocates extreme measures. A prefix from the Latin ultra beyond ([Bakınız: Ulterior]), having in composition the signification beyond, on the other side, chiefly when joined with words expressing relations of place. An extremist. As, ultramarine, ultramontane, ultramundane, ultratropical, etc. In other relations it has the sense of excessively, exceedingly, beyond what is common, natural, right, or proper. As, an ultra reformer. An ultraist. Uncompromising. Fanatical. A radical. Extreme.

Bu kısımda Ultra kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Ultra ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Ultra anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Ultra ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.