Uncoupling agent türkçesi Uncoupling agent nedir

  • Eşleşmeyi engelleyen ajan.
  • Veterinerlik alanında kullanılır.
  • Elektron transfer zincirinde elektron transferi ve oksijen kullanımını üzerine herhangi bir etki göstermeden atp üretimini engelleyen yani oksidasyonu devam ettirip fosforilasyonu engelleyen herhangi bir madde.

Uncoupling agent ingilizcede ne demek, Uncoupling agent nerede nasıl kullanılır?

Uncoupling : Çözmek. Birbirinden ayırmak. Ayırmak. Sökmek ayırmak.

Agent : Bir kuruluşa bağlı olmaksızın sözleşmeye dayanarak belirli bir yer ve bölge içinde sürekli olarak ticarethane veya işletmeyi ilgilendiren işlerde aracılık eden, bunları o işletme adına yürüten gerçek veya tüzel kişi. Vasıta. Gümrük işgüderi. Amil. Acenta. Bir özdeği etkileyerek onda değişikliğe yol açan özdek ya da kuvvet. Hastalık oluşturan veya hastalığı yayan herhangi bir etken. Gizli ajan. Malların giriş, çıkış, düzgeçiş gümrük işlemlerini, iyeleri adına kovuşturmaya yetkili kimse. Bulaşıcı mikroorganizmaları veya organizma üzerinde etkili olabilecek kimyasal maddeleri tanımlamak için kullanılan terim.

About arcserve agent : Arcserve aracısı hakkında.

About chicago agent : Chicago aracısı hakkında.

Addition agent : Katım özdeği. Katık. Katkı maddesi.

Advertising agent : Reklam ajanı. Reklam acentesi. Reklamcı. Tanıtı görevlisi. Tanıtım veya reklam düzenleyen kimse. Gazeteci. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Bir yapımevinde, çevrilen filmlerin ve yapımevine bağlı yıldızların tanıtı yoluyla değerlendirilmesini sağlayan kimse.

 

İngilizce Uncoupling agent Türkçe anlamı, Uncoupling agent eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Uncoupling agent ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Abattoir : Mezbaha. Hayvanların etleri için kesildikleri yerler, hlk. ekdi. Salhane. Kesimevi.

Abdominal pain : Karın ağrısı. Göğüs ve leğen arası bölgede biçimlenen, klinik belirtileri hayvan türlerine göre değişebilen ağrı, abdominal ağrı. Abdominal ağrı.

Abdomen : Karın (böcek gövdesinde). Batın. Sindirim organları, karaciğer ve böbreklerin içinde bulunduğu ve göğüs boşluğundan bir diyaframla ayrılan vücut boşluğu, abdomen. Böcek gövdesinin alt kısım. Karın. Karnın altı. Abdomen.

A c deformity : Arnold-chiari yapılış bozukluğu. A-c kusuru.

A amplitude mod : Ultrasonografide gönderilen ses dalgasının yayılımı doğrultusunda, farklı yüzeylerden yansıyan ses dalgalarının, yansımanın şiddetine göre çizgisel bir grafik olarak gösterilmesi. özellikle gözde biyometrik ölçümlerde kullanılır. A-mod görüntü.

A crochordon : Akrokordon. Köpeklerde küçük, kılsız, hiperplastik bir epidermisle damardan zengin kollajen dokudan ibaret, saplı veya sapsız, deri eklentileri içermeyen, deri sarkmalarıyla belirgin iyicil tümör, fibrovasküler papillom, yumuşak fibrom, pendilöz yumuşak fibrom.

A clay : Beyaz kil. Sindirim kanalındaki zehirleri ve vitaminleri yüzeyde tutarak emilimlerini önleyen ve bağırsak duvarını kaplayarak koruyucu bir tabaka oluşturan doğal alüminyum silikat bileşiği, kaolin.

 

Abdominal ovariectomy : Laparotomi yoluyla gerçekleştirilen kısırlaştırma. Abdominal ovaryektomi.

Abamectin : Streptomyces avermitilis adlı bakteriden fermentasyon sonucunda elde edilen ve sığırlarda sindirim kanalı yuvarlak solucanları, akciğer kurtları, bit ve kenelerle mücadelede kullanılan, parazitlerde gaba salınımını artırarak ölümlerine neden olan bir ilaç. Abamektin.

Abaxial : Eksendışı. Eksenden uzak. Eksen dışı. Eksenden uzakta bulunan (biyoloji terimi). Abaksiyal. Aks kemiği dışında. Eksenden uzak, eksen dışı.

Uncoupling agent synonyms : a dna, abdominal fat necrosis, a c syndrom, abdominal palpation, abdominal distention, a band.