Understorey türkçesi Understorey nedir
- Alt bitki örtüsü.
- Başka bitkilerin altında büyüyen bitki.
Understorey ingilizcede ne demek, Understorey nerede nasıl kullanılır?
Centre of the thunderstorm : Fırtına merkezi.
Occasional thunderstorms : Ara sıra meydana gelen yağmur gök gürültüsü ve şimşek fırtınası.
Thunderstorm : Fırtına. Gük gürültülü fırtına. Gökgürültülü. Gök gürültüsü, çakım ve yıldırım gibi elektrik olayları ve sağanak yağmuru ile karışık fırtına. Yıldırımlı fırtına. Boran. Sağanak. Oraj. Sağanak yağışlı.
Thunderstorms : Sağanak. Gök gürültülü fırtına.
Understock : İhtiyaç duyulandan az sağlamak. İhtiyacını az gidermek. Yetersiz şekilde tedarik etmek.
Understood : Demek istenilen. Anlam çıkarılan. Anlaşılan. Genel olarak bilinen. Kavranan. Kabul edilmiş. Söylenmeden anlaşılan. Örtük.
Understocked : İhtiyaç duyulan miktarda stoğu olmayan. Yeterli tedarikten yoksun olan.
Understaffed : Personel eksikliği olan. Personeli az olan. Çalışanı az olan. Az çalışanlı. Az çalışanı olan. Yeterli personeli olmayan. Personeli yetersiz. Kadrosu yetersiz.
Make oneself understood : Meramını anlatmak. Derdini anlatmak. Amacını açıkça belirtebilmek.
Understood each other : Ne demek istediklerini anladılar. İki tarafında arasında bir anlayış vardı.
İngilizce Understorey Türkçe anlamı, Understorey eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Understorey ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Punctuate : Vurgulamak. Sözünü kesmek. (sözü) ikide bir kesmek. Noktalama işaretlerini koymak. Noktalamak. Lafını kesmek. İşaretlemek. Noktalama işaretleri koymak. Araya girmek.
Stroke : İnme. Tenis, bilgisayar, eskrim, masa tenisi, veterinerlik alanlarında kullanılır. Felç. Başarı. Çarpma. Sevmek (kedi vb). Sıvazlamak. Topa tokaçla vurma. Vurmak. Hareket.
Underline : Önemle vurgulamak. Belirtmek. Vurgu yapmak. Vurgulama. Altçizgi. Mim koymak. Altını çizmek. Altını çizme. Üstünde durmak.
Accentuate : Vurgulamak. Önemle belirtmek. Önem vermek. Üzerinde durmak. Vurgulu okumak.
Accent : Aksan. Üzerinde durmak. Ağız. Aksan vermek. Vurgulamak. Vurgulu okumak. Aksan işareti. Şive. Önem. Vurgu.
Stress : Tazyik etmek. Gerilim. Üzerine basmak. Bunalım. Stres. Üzerinde durmak. Önem vermek. Canlı organizmasında savunma uyandırıcı etkilerle (stres faktörü) buna karşı oluşan savunma mekanizması. dayanıklılığı azaltan fiziksel veya mental gerilim, gerginlik. canlıların yaşamı için uygun olmayan koşullar. Tonlamak. Fizik, gramer, kimya, madencilik, veterinerlik alanlarında kullanılır.
Emphasise : Önemine vurgu yapmak. Vurgulamak. Önemle belirtmek. Daha belirgin bir şekilde ortaya çıkarmak (örneğin, the skirt she is wearing emphasises her waist {giydiği etek belini ortaya çıkarıyor}) (emphasize olarak da yazılır). Üstünde durmak. Altını çizmek. Vurgu yapmak. Üstüne basmak. Belirtmek. Üzerinde durmak.
Emphasize : Vurgu yapmak. Önemini belirtmek. Üzerinde durmak. Önemle belirtmek. Vurgulamak. Üstüne basmak. Belirtmek. Altını çizmek. Üstünde durmak.

Bu kısımda Understorey kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Understorey ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Understorey anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Understorey ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.