Unexcelled türkçesi Unexcelled nedir

Unexcelled ingilizcede ne demek, Unexcelled nerede nasıl kullanılır?

Unexceptionability : İstisna edilemez olma özelliği. İtiraz edilemez olma vasfı. İstisnası olmama özelliği.

Unexceptionable : İtiraz edilemez. İtiraz edilmeyen. Sakıncasız. Karşı çıkılmaz. Kusursuz. İstisna edilemez.

Unexceptionably : İtiraz edilemez bir tarzda. İstisna edilemez bir şekilde.

Unexceptional : İstisnasız. İtiraz edilemez. Adi. Ayırımsız. Sıradan. Bayağı. Olağan.

İngilizce Unexcelled Türkçe anlamı, Unexcelled eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Unexcelled ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Individuated : Birey olmak. Ayırt etmek. Ayırt edilmiş. Özgünleştirmek. Şahsi veya ayrı bir hale getirilmiş. Tek. Bireysel bir karakter verilmiş. Bireyleştirmek. Bireyselleştirilmiş.

Beyond all comparison : Başkasıyla karşılaştırılamaz. Benzersiz. Mukayese edilemez.

In a class by itself : Başkasına bezemeyen. Türünün en iyisi. Kendi sınıfında. Tek. Biricik.

Best : En çok. En iyi. Hakkından gelmek. Baskın çıkmak. Alt etmek. Yenmek. Geçmek. En iyi şekilde. En iyisi. En.

Incomparable : Mukayese kabul etmez. Emsalsiz. Alternatifsiz. Karşılaştırılamaz. Kıyaslanamaz. Benzersiz. Kıyas kabul etmez. İle kıyaslanamaz. Emsali kalmamış.

 

Matchless : Rakipsiz. Alternatifsiz. Benzersiz. Emsali kalmamış. Eşi benzeri olmayan. Emsalsiz. Eşi ve benzeri olmayan.

Companionless : Arkadaşsız. Partnersiz. Eşlik eden kimsesi olmayan. Yoldaşı olmayan.

Heavenly : Cennete ilişkin. Cennetsel. Cennete ait. Cennet gibi. Tanrısal. Gökle ilgili. Harika. Cennetle ilgili. İnsanüstü.

Beyond comparison : Başkasıyla karşılaştırılamaz. Mukayese edilemez. Eşsiz güzellikte. Tartışmasız. Hiçbir şeyle karşılaştırılamayacak kadar. Benzersiz.

Beyond example : Örneği olmayan. Tek. Biricik.

Unexcelled synonyms : unexceeded, inimitable, unsurpassed, inapproachable, irreplaceable, epimers, a1, mateless, epimer.

Unexcelled zıt anlamlı kelimeler, Unexcelled kelime anlamı

Worst : En kötü şekilde. En kötü. En kötü şey. Yün iplik. En kötü biçimde. En fena. Yenmek. En kötüsü. Alt etmek.