Unguis türkçesi Unguis nedir

Unguis ingilizcede ne demek, Unguis nerede nasıl kullanılır?

Unguiculate : Tırnağa benzeyen. Bir ya da daha fazla tıranğı veya pençesi olan. Pençeye benzeyen. Pençeli. Tırnaklı.

Unguiculated : Tırnaklara veya pençelere benzeyen. Pençeli. Bir ya da daha fazla tıranğı veya pençesi olan. Tırnağa benzeyen. Tırnakları veya pençeleri olan. Pençeye benzeyen. Tırnaklı.

Unguided : Rehbersiz. Uzaktan kumandasız.

Unguided interview : Konuların genel çerçevesiyle önceden kestirilemediği durumlarda başvurulan, ölçünlü bir araç kullanmadan karşılıklı konuşmayı kendi akışına bırakarak kendiliğinden ortaya çıkan konularda yoğunlaşan görüşme. Kılavuzsuz görüşme.

Unguiltily : Masumiyetle. Suçsuz olarak. Suçluluk hissetmeksizin. Vicdan acısı hissetmeksizin.

Unguaranteed income bond : Büyük bir banka veya şirketin bağlı olduğu holding tarafından anaparanın ve faizin ödenmesine güvence verilmeyen tahvil. Güvencesiz tahvil.

Unguinous : Yağa ait. Yağ içeren. Yağ gibi.

Unguent : Ungan. Merhem.

Unguaranteed : Teminatlandırılmamış. Güvenliksiz. Teminatsız. Garanti edilmemiş. Garantiye girmeyen. Garanti altına alınmamış. Garanti kapsamına girmeyen. Söz verilmemiş.

 

Unguilty : Masum. Suçlu olmayan.

İngilizce Unguis Türkçe anlamı, Unguis eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Unguis ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Pounce : Pençe (kuş). Üzerine atılıp avlamak. Saldırmak. Aniden saldırmak. Saldırış. Üstüne atılmak. Toz serperek kurutmak. Dalıvermek. Atılmak.

Paw : Eşinmek. Patisiyle tırmalamak. Ellemek. Pençe vurmak. Yeri eşelemek (at veya boğa). Çirkin el yazısı. Pençe atmak. Pati. Yeri eşelemek (boğa).

Sole : Ayakkabıya taban koymak. Yegane. Taban. Taban (ayak). Biyoloji, jimnastik alanlarında kullanılır. Tek. Pençe vurmak. Özgün. Dil balığı. Kaide.

Paws : Pati. Çirkin el yazısı.

Clutch : Debriyaj. Tutma. Yapışmak. Kavramayı boşaltarak güç iletimini kesme işlemi. Kavramak. Klaç. Yakalama. Güç.

Structure : Duvarlar ya da sütunlar üstüne oturtulmuş bir çatısı bulunan, insanların, hayvanların ve malların barınması ya da başka gereksinmeleri karşılamaları amacıyla yapılmış; bir yapıtasarcılık ürünü. Öğecik ile özdeciklerin, eksicik ya da öğeciklerden oluşma biçimi. Kuruluş. Her tür dizge, bileşik, molekül, atom ve çekirdekten bir araya gelen nesne ya da parçaların birbirine göre oluşturdukları düzenlenim. Örgü. Düzenlemek. Bütünüyle tasarımlamak. Biçimlendirmek. Oyun yapısını ortaya çıkaran doku. İnşaat.

Ungula : Kesik silindir. Kuş pençesi. Bir atın toynağına benzeyen silindirik koninin altından oluşan geometrik şekil.

Clawing : El atmak. Yırtmak. El uzatmak. Pençe atmak. Tırmalamak (kedi vb). Çekmek (zorlukla). Tırmalamak. Pençe vurmak. Kapışmak.

 

Body structure : Vücut yapısı.

Unguis synonyms : bodily structure, anatomical structure, horny structure, fingernails, teeth, fingernail, pronging, clutches, hoofing, hooves, talons, prong, talon, nail, inverted commas, hoof, soliped, spring claw hook, pounces, complex body part, pounced, cams, quotation marks, pouncing, pawl, pawed, claw, prongs, finger nail, cam.

Unguis ingilizce tanımı, definition of Unguis

Unguis kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : The nail, claw, talon, or hoof of a finger, toe, or other appendage.