Unknown türkçesi Unknown nedir

Unknown ile ilgili cümleler

English: Ali and Mary were looking for the unknown sentence and were wondering who was its author.
Turkish: Ali ve Mary bilinmeyen cümleyi arıyorlardı ve onun yazarının kim olduğunu merak ediyorlardı.

English: A known mistake is better than an unknown truth.
Turkish: Bilinen bir hata bilinmeyen bir gerçekten daha iyidir.

English: Burak saw Tugba talking to an unknown man outside her home.
Turkish: Burak Tuğba'yı evinin dışında bilinmeyen bir adamla konuştuğunu gördü.

English: For all his genius, he is as unknown as ever.
Turkish: Bütün dehasına rağmen, o her zaman olduğu kadar bilinmiyor.

English: Begging from unknown entities isn't wise.
Turkish: Bilinmeyen varlıklara yalvarmak akıllıca değil.

Unknown ingilizcede ne demek, Unknown nerede nasıl kullanılır?

Unknown artist : Bilinmeyen sanatçı.

Unknown capi error : Bilinmeyen capı hatası.

Unknown chip : Bilinmeyen yonga.

Unknown country : Bilinmeyen ülke. Tanıdık olmayan bölge. Tanınmayan ülke.

Unknown currency : Bilinmeyen para birimi.

Unknown fax sender : Bilinmeyen faks göndericisi.

Unknown entry id : Bilinmeyen girdi kimliği.

Unknown download file : Bilinmeyen karşıdan yükleme dosyası.

 

Unknown fax machine : Bilinmeyen faks makinesi.

Unknown flags received : Bilinmeyen bayraklar alındı.

İngilizce Unknown Türkçe anlamı, Unknown eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Unknown ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Fameless : Şöhretsiz.

Foreign to : Buralı değil. Tanıdık olmayan. Garip. Bir yerden değil.

Anonyma : Anonim. İsimsiz.

In the dark : Gizli bir şekilde. Karanlıkta. Malumatı olmadan. Aydınlanmamış. Gizlilikle. Ortaya çıkarılmamış. Karanlıkta kalmış. Habersiz.

Surd : Sessiz. Tam sayının karekökü. Rasyonel olmayan. Sessiz (harf). Radikal ifade. Süreksiz ünlü. Rasyonel olmayan sayı. Asam.

Behind closed doors : Kapalı kapılar arkasında. Kapalı kapılar ardında.

Bcc : Basal cell carcinoma (bazal hücreli karsinoma). Kanserli hücrelerin üst derinin bazal hücreleri gibi göründüğü ve derinin ultraviyole güneş ışıklarına maruz kaldığı yüz ve boyun bölgesinde görülen cilt kanserinin kötü huylu yaygın tümör (genelde bir organdan diğerine bulaşmayan) formu (kanama veya kabuklanma olarak belirir ve iyileşmez). Gizli bilgi.

Latescent : Saklı. Gizemli.

Puzzlers : Anlaşılmaz şey. Akıl ermez kimse. Muamma. Kafa yoran kimse. Merak konusu.

Unrecognized : Kıymeti bilinmeyen. Tanınamıyor. Onaylanmamış. Kabul görmeyen. Tanınmıyor. Kabul edilmemiş.

Unknown synonyms : little known, unknown region, indeterminate, puzzlement, puzzler, mysterious, blindest, clandestine, aliening, obscure, darksome, chartless, problem, inglorious, unbeknownst, auricular, questions, classified, undiagnosed, obscurest, sibilant, anonymous, unfamiliar, external, occulted, backdoor, extrinsical, allochthonous, clandestine resistance, occulting, concealed, unconversant, backroom.

 

Unknown zıt anlamlı kelimeler, Unknown kelime anlamı

Known : Bilinen. Ünlü. Tanınan. Sayılı. Bilinilen. Bildik. Bilindik. Belli. Malum. Tanınmış.

Familiar : Aşina. Arkadaş. Yaygın. İçli dışlı. Doğal davranışlı. Samimi arkadaş. Tanıdık. Samimi. Teklifsiz. Büyülü hayvan (içine büyüyle ruh girmiş).

Acknowledged : Tanınmak. Muteber. Tanınmış. Tanınan. Musaddak. Kabul edilen. Usulü dairesinde. Tasdik edilmiş.

Unknown antonyms : glorious, onymous.

Unknown ingilizce tanımı, definition of Unknown

Unknown kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Not apprehended. Not known.