Unlading türkçesi Unlading nedir

  • Yükünü boşaltmak.
  • [#boşaltma Boşaltmak].
  • Tahliye etmek.
  • Boşaltma.
  • Geminin yükünü boşaltması.
  • Yük indirmek.
  • İndirmek (yük).

Unlading ingilizcede ne demek, Unlading nerede nasıl kullanılır?

Unlade : Geminin yükünü boşaltması. Yükünü boşaltmak. İndirmek (yük). Tahliye etmek. Yük indirmek. Boşaltmak. Boşaltma.

Unladen : Sorumlu olmayan. Yolcu ve yükü olmayan (taşıt). Yüksüz.

Unladen weight : Yüksüz ağırlık.

Unladylike : Hanıma yakışmayan. Bayana yakışmayan. Bir hanıma yakışmaz.

Unlabeled : Etiketsiz. İşaretlenmemiş.

Unlacing : Bağcıklarını açmak (ayakkabı). Bağcıklarını açmak. Çözmek. Bağlarını açmak. Açmak. Bağcıklarını çözmek. Bağını çözmek. Bağlarını çözmek.

Unlabelled : Etiketsiz. İşaretlenmemiş.

Unlaces : Açmak. Bağcıklarını açmak. Bağcıklarını çözmek. Bağlarını açmak. Çözmek. Bağlarını çözmek. Bağcıklarını açmak (ayakkabı). Bağını çözmek.

Unlabored : Çalışılmamış. Rahat. İşlenmemiş. Kolay.

Unlanding charges : Boşaltma gideri. Boşaltma süresince ve bu işlem nedeniyle gerçekleşen giderler.

İngilizce Unlading Türkçe anlamı, Unlading eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Unlading ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Debarkment : Tahliye.

 

Unship : Gemiden yükü ve yolcuları boşaltmak. Gemiden indirmek. Fora etmek (kürek vb.). Gemiden çıkarmak. Yük boşaltmak. Gemiden boşaltmak.

Everlasting : Ölümsüz. Bitmek bilmeyen. Daima. Bitmek tükenmek bilmeyen. Ebedi. Uzun süren. Sürekli. Çok dayanıklı. Sonsuz. Sık sık tekrarlanan.

Disembarkation : Yerel boşaltma. Karaya çıkma. Boşaltım. Tahliye. Karaya çıkarma.

Discharge : Tahliye etme. İş çevrimlerindeki daralmaya bağlı olarak işçinin geçici veya sürekli olarak işten çıkarılması. İltihap çıkmak. Yerine getirmek. İşten çıkarmak. Aklama alacaklının alacak hakkından vazgeçmesi sonucu borçlunun borcundan kurtulması. tır karnesi himayesindeki eşyanın varış gümrüğüne gelmesi ve gümrük denetimindeki bir yere boşaltılmasıyla ilgili işlemler. Boşalım. Ateş etmek. Taburcu etmek. Fizik, iktisat, kimya, madencilik, sinema, televizyon, ekonomi, jeoloji alanlarında kullanılır.

Perpetual : Ölümsüz. Kalıcı. Sürekli. Baki. Süreğen. Aralıksız. Bitmez tükenmez. Aralıksız çalışan. Devamlı. Ömür boyu görevde kalan.

Depletion : Tüketme. Tüketim. Eksilme. Tükenme. Kan alma. Boşalma. Fakirleşme. Yok olma. Sabit kıymetleri azaltma. Zenginleştirme işlemi sürecinde, işlem dışında kalan elementlerin izotop sayısındaki azalma.

Debarks : İnmek. Karaya çıkmak. Gemiden inip karaya çıkmak. İndirmek. Karaya ayak basmak. Karaya çıkarmak.

Unloads : İndirmek. Satmak. Boşaltmak (yük). Boşaltmak (silahı). Açılmak. Elden çıkarmak. Yükü indirmek. Anlatmak.

Unlading synonyms : unlade, lasting, deplenish, eonian, empties, broaching, disembarkations, debus, close out, evacuate, drain, clear out, ageless, debarkations, clean out, clear, unships, cleans, depletes, clears, deplete, evacuated, emptied, eternal, bleed off, derobement, depletions, unshipping, decompression, debarkation, decants, decompressions, aeonian.

 

Unlading zıt anlamlı kelimeler, Unlading kelime anlamı

Loading : Satış ve benzeri masrafların eklenmesi. Malı, gemiye ya da götürecek başka bir taşıta yükleme. Gümrük, madencilik, nükleer enerji alanlarında kullanılır. Yük. Yeni yakıt unsurlarının reaktör kalbine konulması. Film takma. Şarj. Ek maliyet. Yükleme. Sürşarj.

Impermanent : Devamsız. Daimi olmayan. Kalıcı olmayan. Süreksiz. Kalımsız. Devam etmeyen. Geçici.