Unplayed türkçesi Unplayed nedir

  • Henüz sunulmamış.
  • Henüz oynanmamaış (bir oyun).

Unplayed ingilizcede ne demek, Unplayed nerede nasıl kullanılır?

Unplayable : Oynanamaz. Çalınamaz.

Gunplay : Topçu savaşı. Topçu ateşi.

Gunplays : Topçu ateşi. Topçu savaşı.

Unplacated : Barışmamış. Yatıştırılmamış. Uzlaşmamış. Sakinleşmemiş. Bastırılmamış.

Unplaced : İlk üçe girememiş. Konulmamış. Yerleştirilmemiş.

Unplanned : Planlanmamış. Plansız. Hesapsız.

Unplait : Örgüsünü açmak. Açmak (pli).

Unpleasant experience : Acı tecrübe.

Unpleasant monetarist aritmetic : Parasalcıların enflasyonu parasal bir olgu olarak açıklamasına yönelik olarak yeni klasik okul iktisatçılarından t. sargent ve n. wallace tarafından yapılan, uzun dönemde bütçe açıklarının borçlanmayla finansmanının merkez bankasının karşılıksız para basımıyla finansmanına göre daha fazla enflasyonist etki yaratacağı biçimindeki eleştiri. Hoş olmayan parasalcı aritmetik.

Unpleasant incident : Tatsız olay. Hoş olmayan hadise.

İngilizce Unplayed Türkçe anlamı, Unplayed eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Unplayed ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Chance : Bir olayın gerçekleşme olasılığının çok sayıda bağımsız etkenin zamandaş işleyişi sonucu olduğu ya da salt rastlantıya bağlı kaldığı durum. Planlanmamış. Kazanı. Göze almak. Fırsat. Şans eseri olmak. Talih. İhtimal. Olanak. Tesadüfi.

 

Fallow : Nadas etmek. Nadasa bırakılan toprak. (toprak) nadasa bırakılmış. Ekilmemiş. Devetüyü rengi. Nadasa bırakılmış. Nadasa bırakmak. Yoz. Nadas. Devetüyü.

Unploughed : İşlenmemiş (tarla). Sürülmemiş (tarla).

Unintended : Kasıtsız. İstemeden yapılan.

Unbroken : Terbiye edilmemiş. İşlenmemiş. Boyun eğmemiş. Bütün. Sürekli. Arasız. Bozulmamış. Ehlileştirilmemiş. Devamlı. Kırılmamış.

Casual : Üstünkörü. Gündelik. Gündelik giysi. Günlük (giysi). Rasgele. Dizgeli bir işlemin ürünü olmayan ya da bir kurala bağlı olmadığı için oluşumu ya da sonucu önceden kestirilemeyen. Sıradan. Kaçamak. Geçici işçi. Tesadüfen olan.

Ad hoc : Geçici. Bunun için. Buna mahsus. Belirli bir amaç için yapılmış. Ad hoc. Bu maksatla. Mahsus. Doğaçlama. Özel.

Unpremeditated : Kasıtsız. Önceden planlanmamış. Önceden tasarlanmamış.

Unplayed synonyms : untilled.

Unplayed zıt anlamlı kelimeler, Unplayed kelime anlamı

Plowed : Saban ile sürülmüş. Sabanla sürmek. Sürülmüş (tarla). Yarmak. Sınıfta bırakmak. Yarıp geçmek. Pullukla sürmek. Çizmek.

Intended : İstenilen. Planlanan. Kasti. Birinin evleneceği kimse. Tasarlanmış. Planlanmış. Kastedilen. Yönelik. Nişanlı. Kasıtlı.

Planned : Planlı. Planlanmış. Tasarlanmış. Hesaplı.