Unplowed türkçesi Unplowed nedir

  • Sürülmemiş (tarla).
  • Sürülmemiş.
  • Saban ile sürülmemiş.
  • İşlenmemiş (tarla).

Unplowed ingilizcede ne demek, Unplowed nerede nasıl kullanılır?

Unploughed : Sürülmemiş (tarla). İşlenmemiş (tarla).

Unplacated : Bastırılmamış. Yatıştırılmamış. Uzlaşmamış. Sakinleşmemiş. Barışmamış.

Unplaced : Yerleştirilmemiş. İlk üçe girememiş. Konulmamış.

Unplait : Örgüsünü açmak. Açmak (pli).

Unplaiting : Açmak (pli). Örgüsünü açmak.

Unplayed : Henüz oynanmamaış (bir oyun). Henüz sunulmamış.

Unpleasant : Sevimsiz. Nahoş. Antipatik. Kaba. Sıkıcı. Tatsız. Hoş olmayan. Çirkin. Aynasız. Fena.

Unplanted : Ekili olmayan. Ekilmemiş.

Unpleasant monetarist aritmetic : Hoş olmayan parasalcı aritmetik. Parasalcıların enflasyonu parasal bir olgu olarak açıklamasına yönelik olarak yeni klasik okul iktisatçılarından t. sargent ve n. wallace tarafından yapılan, uzun dönemde bütçe açıklarının borçlanmayla finansmanının merkez bankasının karşılıksız para basımıyla finansmanına göre daha fazla enflasyonist etki yaratacağı biçimindeki eleştiri.

Unplausible : Anlamsız. İnanılmaz. Mantıksız. Akıl almaz.

İngilizce Unplowed Türkçe anlamı, Unplowed eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Unplowed ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Unbroken : Evcilleşmemiş. Kırılmamış. Boyun eğmemiş. Bitev. Terbiye edilmemiş. Sürekli. Ehlileştirilmemiş. Değişmemiş. Bütün. İşlenmemiş.

Unimproved : İyileştirilmemiş. İşlenmemiş. Geliştirilmemiş. Gelişmemiş. Düzelmemiş. Sürülmemiş (toprak).

Uncultivated : İşlenmemiş (toprak). Ekilmemiş. Eğitilmemiş. Boz (toprak). İşlenmemiş toprak. Kültürsüz. Yontulmamış. İşlenmemiş. Kültürsüz kişi.

Fallow : Ekilmemiş. Yoz. Ekilmemiş toprak. Devetüyü. Nadasa bırakılmış. Devetüyü rengi. Nadasa bırakılmış toprak. (toprak) nadasa bırakılmış. Nadasa bırakılan toprak. Nadasa bırakmak.

Unplowed synonyms : untilled, unploughed.

Unplowed zıt anlamlı kelimeler, Unplowed kelime anlamı

Plowed : Sabanla sürmek. Saban ile sürülmüş. Pullukla sürmek. Yarmak. Sürülmüş (tarla). Yarıp geçmek. Sınıfta bırakmak. Çizmek.