Unsafe türkçesi Unsafe nedir

  • Güvenli olmayan.
  • Tehlikeli.
  • Güvenilmez.
  • Sağlam olmayan.
  • Emniyetsiz.
  • Emin olmayan.
  • Güvenliği olmayan.
  • Güvenliksiz.

Unsafe ile ilgili cümleler

English: Ali told me the bridge was unsafe.
Turkish: Ali bana köprünün tehlikeli olduğunu söyledi.

English: We now believe this drug is unsafe for children.
Turkish: Biz şimdi bu ilacın çocuklar için güvenli olmadığına inanıyoruz.

Unsafe ingilizcede ne demek, Unsafe nerede nasıl kullanılır?

Unsafely : Güvenli olmayan bir şekilde. Güvenli olmayan bir biçimde. Tehlikeli bir şekilde. Güvenliksizce. Tehlikelice. Güvensizce.

Unsafeness : Adem-i emniyet.

Unsafeties : Güvenliksizlik. Tehlikeli olma niteliği.

Unsafety : Güvenilmezlik. Emniyetsizlik. Güvenliksizlik. Tehlikeli olma niteliği.

Unsacred : Kutsal olmayan. Mübarek olmayan. Mukaddes olmayan.

Unsaddles : Attan düşürmek. Eyerini çıkarmak.

Unsaddled : Eyersiz.

Unsaid : Bahsedilmemiş. Dile getirilmemiş. Söylenmemiş.

Unsalable : Satılamaz. Satılmayan. Sürümsüz.

Unsaddle : Attan düşürmek. Eyerini çıkarmak.

İngilizce Unsafe Türkçe anlamı, Unsafe eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Unsafe ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Fatal : Vahim. Onulmaz. Ölümcül, ölümle sonuçlanan, öldürücü. vahim. Fatal. Ölümle biten. Ölüme yol açan, ölümle sonuçlanan, öldürücü. Kötü. Öldürücü.

 

Dishonourable : Onur kırıcı. Şerefsiz. Dürüst olmayan. Rezil. Haysiyetsiz. Onursuz. Şerifsiz. Namussuz. Alçak.

Dicey : Rizikolu. Şüpheli. Şansa kalmış. Riskli.

Wild : Vahşi. Çöl. İnsan ya da insanın yaşadığı yerlere yakın olmayan, doğada bulunan. vahşi. Hiddetli. Arsız. Zıpır. Kızgın. Yaban. Acayip. Yabani.

Precarious : Tutarsız. Asılsız. Rizikolu. Kararsız. İstikrarsız. Belirsiz. Esassız.

Insecure : Sakat. Endişeli. Tehlikede olan. Kendine güveni olmayan.

Doubtful : Mütereddit. Kuşkulu. Şüpheli. Karanlık. Kuşkulandıran. Tedirgin. Sonucu kuşkulu. Kuşku uyandıran. Kesin olmayan.

Dangerous : İş hakları tüzüğüne göre elyaf tozları, toz, duman, gaz, sis, buharlar gibi terimlere ayrılan ve bu terimlerde gerekli açıklamaları yapılan parlayıcı, patlayıcı, tehlikeli ve zehirli maddeler. Tehlikeli ve zehirli maddeler. Patlayıcı. Riskli. Korkulu. Parlayıcı. Çekinceli. Muhataralı.

Uncertain : Kesin olmayan. Kuşkulu. Değişebilir. Kararsız. Bilinmez. Bellisiz. Tereddütlü. Karar veremeyen. Şüpheli.

Tenuous : Temelleri sağlıksız. Hafif. Seyrek. Müphem. Belli belirsiz. Hafiflik. Çok ince (şey). İnce. İncecik.

Unsafe synonyms : on the hook, insidious, unreliable, desperate, jaundiced, nonstable, distrusted, mordacious, acrid, vulnerable, unsubstantial, hanging by a thread, daring, perilous, irresponsible, critical, chancy, suicidal, shaky, anchorless, risky, danger, elusory, parlous, dodgy, unsure, hanging on a thread, fly by night, breakneck, self destructive, elusive, hazardous, touch and go.

Unsafe zıt anlamlı kelimeler, Unsafe kelime anlamı

 

Invulnerable : Gayet sağlam. Ele geçirilmez (yer). Zarar görmekten veya yaralanmaktan tamamen korunmuş. Yaralanmaz. Yaralanamaz. Zapt edilmez. İncitilemez. Dayanıklı. Kurşun işlemez. Fethedilemez.

Safe : Kesin. Güvenlikte. Önemli. Kurtulmuş. Yiyecek dolabı. Sinema, televizyon, ekonomi alanlarında kullanılır. Kiralık kasalar. Güvenilir. Emin ellerde. İhtiyatlı.

Secure : Elde etmek. Güvencede. Emin. Emniyette. Sağlamlaştırmak. Ele geçirmek. Sıkıca kapatmak. Kuşkusuz. Sağlama almak. Kesin.