Unsacred türkçesi Unsacred nedir

  • Kutsal olmayan.
  • Mübarek olmayan.
  • Mukaddes olmayan.

Unsacred ingilizcede ne demek, Unsacred nerede nasıl kullanılır?

Unsaddle : Attan düşürmek. Eyerini çıkarmak.

Unsaddled : Eyersiz.

Unsaddles : Eyerini çıkarmak. Attan düşürmek.

Unsaddling : Attan düşürmek. Eyerini çıkarmak.

Unsafe : Güvenli olmayan. Sağlam olmayan. Güvenilmez. Güvenliği olmayan. Güvenliksiz. Emniyetsiz. Emin olmayan. Tehlikeli.

Unsalable : Sürümsüz. Satılmayan. Satılamaz.

Unsaleable : Piyasaya sürülemez. (piyasaya) sürülemez. Sürümsüz. Sürülemez. Satılamaz.

Unsalaried : Fahri. Yetişmen. Stajyer. Bulunduğu iş dalındaki öğrenimini güçlendirmek amacıyla ücretsiz gönüllü olarak çalışan kişi. Maaşsız.

Unsalaried clerk : Gönüllü memur.

Unsafely : Güvenliksizce. Güvensizce. Güvenli olmayan bir biçimde. Güvenli olmayan bir şekilde. Tehlikelice. Tehlikeli bir şekilde.

İngilizce Unsacred Türkçe anlamı, Unsacred eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Unsacred ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Unholy : Kötü. Fena. Kötücül. Dine aykırı.

Loosen : Açılmak. (toprağı) kabartmak. Salıvermek. Gevşetmek. Yumuşatmak. Gevşemek. Çözülmek. Açmak. Çözmek. Bollanmak.

Mismatched : Birbirine uymamak. Uyumsuz olmak. Birbirine uymayan. Uyumsuz.

 

Circumvolve : Kendi çevresinde dönmek. Dönmek.

Rotate : Bilgisayar, uzay alanlarında kullanılır. Dolandırmak. Dönüşümlü olarak yer değiştirmek. Dolamak. Dönmek. Dönüşümlü olmak. Çevirmek. Sırayla çalıştırmak. Sırayla çalışmak. Rotasyonlu olarak çalıştırmak.

Unholier : Kötücül. Dine aykırı. Fena.

Odd : Tek sayı. Tek. Küsur. Tuhaf. Acayip. Fark. Garip. Yabansı. Sıradışı. Bambaşka.

Noncelestial : Tanrısal olmayan. Göksel olmayan. İlahi olmayan.

Unsolemn : Gayri ciddi. Ciddi olmayan. Vakur olmayan. Ciddiyetsiz. Ağırbaşlı olmayan. Heybetli olmayan.

Unholiest : Dine aykırı. Kötücül. Fena.

Unsacred synonyms : unmated, loose, unhallowed, unmatched.

Unsacred zıt anlamlı kelimeler, Unsacred kelime anlamı

Stiffen : Kolalamak. Kaskatı kesilmek. Pekiştirmek (bir duyguyu). Kuvvetlenmek. Kasmak. Katılaştırmak. Katılaşmak. Dengelenmek. Güçlenmek. Tutulmak.

Matched : Uygun olmak. Benzemek. Uygun. Karşılaştırmak. Geçmeli. Eşlemek. Uymak. Evlendirmek. Eşlenen. Eşlenmiş.