Upper block türkçesi Upper block nedir

  • Üstkanat.
  • Kırık düzleminin üstündeki kanat.
  • Jeoloji alanında kullanılır.

Upper block ingilizcede ne demek, Upper block nerede nasıl kullanılır?

Upper : Uyarıcı. Üstteki. Üst parça. Parasız. Üst diş. Ayakkabının üst kısmı. Ayakkabı yüzü. Üst orun. Yukardaki.

Block : Kapamak. Ağ üzerinde karşı takım oyuncusunun vuruşuna karşı koyma. Kesmek. Küçük çocukların yapım, yaratma ve imgeleme güçlerini geliştirmeye yardımcı olmak üzere daha çok ana okullarında kullanılan ve genellikle tahtadan yapılan bir oyun aracı. Önünü kesmek. Alıkoymak. Duvar. Kalıplamak. Teknik ya da mantıksal nedenlerle bir birim gibi düşünülen ve işlem gören bir tutanak dizgisi, sözcük dizgisi ya da damga dizgisi, özellikle mıknatıslı kuşak üzerindeki bilginin, kuşak deviniminin başlamasıyla durması arasında, aralıksız, bir seferde okunan kesimi, bk. mantıksal tutanak, fiziksel tutanak. Deneysel tasarımda amacı, konu dışı tesadüfi nedenlerden meydana gelen değişkenliği saf dışı bırakmak ve gerekirse yok etmek, böylece hatayı azaltmak olan, deneysel birimleri bir örnek bir grupta toplama işlemi.

Upper air : Üst atmosfer tabakası. Yukarı atmosfer. Hava valfi.

Upper arm : Üst kol.

Upper atmosphere : Yukarı atmosfer.

Upper bainite : Yukarı beynit. Üst beynit.

 

İngilizce Upper block Türkçe anlamı, Upper block eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Upper block ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Adventive cone : Parazitik koni. İlerleme konisi. Bir yanardağın yamacında ve eteğinde, çoğunlukla bir yarık üstünde bulunan lav ya da tüf konisi. Ek koni. İlerleme hunisi.

Absolute chronology : Mutlak kronoloji. Salt çağbilimi. Yerbilim oluşlarının yıllarla bekletilmesi.

Advance of aglacier : Buzulun önden uzanması. Buzul ilerlemesi.

Aggregats : Başlangıçta birbirinden ayrı minerallerin, herhangi bir nedenle bir araya gelerek birlikte büyüyüşler gösteren bir topluluk durumuna gelmeleri. Topluluk.

After shock : Art sarsıntı. Artçı sarsıntı. İlk yeğin depremin ardından gelen ve genel olarak yavaş yavaş yeğnileşen sarsıntı. Artçı şok. Artçı deprem (depremden sonra).

Abrasive power : Aşındırıcı güç. Akarsuyun aşındırma gücü. Aşındırıcı kuvvet. Akarsuyun ve akarsuyla taşınan katı maddelerin, devimsel enerjileri arasındaki orantı.(akarsuyun devimsel m . v2 enerjisi = m . v2; taşınan maddelerin devimsel enerjisi = -»- dir. m = suyun kütlesi, v = akarsuyun hızı, m = maddelerin kütlesi, v = taşınan maddelerin hızı.).

Algonkian : Kambriya dönemi katmanlarının altına gelen, içinde tanımlanamayan taşıl kırıntıları bulunan eski bir oluşuk. (kayaçları genel olarak arkeene oranla daha az başkalaşmıştır.). Alkongien. Bir prekambriyen sistemi. Kuzey amerika yerlileri tarafından konuşulan dil ailesi. Algonkiyen.

Alkali rocks : Alkali kayaçlar. Öteki bileşenlere oranla, alkalilerin çokluğu gibi ayırt edici bir özellik gösteren ve genel olarak sodyumlu piroksen, sodyumlu amfibol ya da feldspatsıları kapsayan magmatik kayaçlar. Alkali kayaç.

 

Absolute age : Mutlak yaş. Salt yaş. Bir kayacın ya da bir katmanın yıl ve sayıyla belirtilen yaşı. Kesin yaş.

Abysal environment : Derin ova. 2000 m.nin altındaki derin deniz dibi ortamı.

Upper block synonyms : adjacent rock, alcalic fumarole, overlying block, acid fumarole, acrozone, agricultural geology, abyss.