Uppermost türkçesi Uppermost nedir
- Egemen.
- En yukarıda.
- En üst.
- En baştaki.
- En yukarıdaki.
- Başlıca.
- En üste.
- En üstte.
- En yukarda.
- İlk sırada olan.
- En başta gelen.
- Birinci.
- En üstteki.
- Üst.
Uppermost ingilizcede ne demek, Uppermost nerede nasıl kullanılır?
Say whatever comes uppermost : Aklına geleni söylemek.
Upper air : Hava valfi. Yukarı atmosfer. Üst atmosfer tabakası.
Upper arm : Üst kol.
Upper atmosphere : Yukarı atmosfer.
Upper bainite : Üst beynit. Yukarı beynit.
Upper block : Üstkanat. Kırık düzleminin üstündeki kanat.
Upper bindings : Üst bağlantılar.
Upper case punctuation : Büyük harf noktalama. Noktalamaları harflerin üzerine yerleştirme metodu.
Upper case : Büyük harf. Büyük harf kasası. Majüskül.
Upper case letter : Büyük harf.
İngilizce Uppermost Türkçe anlamı, Uppermost eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Uppermost ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Main : Okyanus. En önemli. Esas. Kuvvet. Ana. Temel. Horoz dövüşü. Deniz. Ana kablo. Tiyatro sahnesinin ve seyir yerinin tüm ışıklarını besleyen, yüksek dirençli, dışı çok iyi yalıtılmış kalın kablo.
Course of study : Müfredat programı. Bir dizi derste verilen eğitim. Akademik dersler programı. Kolej veya üniversite öğrencisi tarafından seçilen ana konu.
Top : Üstünden geçmek. Alt etmek. -den iyisini yapmak. Geçmek. Tepe. (ağaç) tepesini kesmek. Baş. Üstünü kapamak. Kapamak.
Chiefly : En çok. Belli başlı.
Sovereigns : Han. Padişah. Padişah gibi taht sahibi devlet başkanı. Bir çeşit ingiliz altını (para). Kral. İktidardaki parti. İngiliz altın lirası. Hükümdar. Egemen güç.
Senior : Yaşlı. Kıdemli. Kıdemli kimse. Yaşça büyük olan kimse. Üst düzey. Baba. Son sınıfla ilgili. Son sınıfa ilişkin. Yaşça büyük.
Super : Bina sorumlusu. Üzerinde. Resim seçiciye, belli bir alıcıdan gelen resmi, başka bir alıcıdan gelen resme bindirmesi için verilen komut. (bindirilecek resmi veren alıcının sayısı belirtilerek "üçü bindir!, biri bindir!" biçiminde söylenir). Super. Ek. Üstün. Birinci sınıf mal. Bindir. Kaliteli şey. Fazlalık.
Winner : Kazanan. Galip. Ganyan. Birinci gelen. Güney dakota eyaletinde şehir. Büyük başarı.
Ruling : En önemli. En güçlü. Yargı. Hakim olan. Cari. Hüküm. Mahkeme kararı. İdare.
Dominants : Başat. Hükümran. Başat karakter. Hakim. Baskın karakter. Dominant özellik. Baskın. Tesirli. Galip.
Uppermost synonyms : premier, haute, inceptive, dominant, highup, ascendant, mainly, superiors, elemental, hegemon, majored, ascendants, foremost, arch, winners, premiers, firsts, clothing, exponent, seniors, cardinal, essential, chief, courses of study, sovereign, ascendent, powers, superordinate, superior, prevailing, regnant, topmost, primary.
Uppermost zıt anlamlı kelimeler, Uppermost kelime anlamı
Side : Çalım. Cephe. Yan. İkinci derecede. Takım. Yön. İkincil. Taraf tutmak. Desteklemek. Yandaki.
Bottom : Alttaki. Temeline inmek. Dip. Dibe ulaşmak. Ulaşmak. Dip koymak. Değmek. Bir temel üzerine yerleştirmek. Dipteki. Dibe dokunmak.
Uppermost ingilizce tanımı, definition of Uppermost
Uppermost kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Supreme. Highest in place, position, rank, power, or the like. Upmost.

Bu kısımda Uppermost kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Uppermost ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Uppermost anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Uppermost ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.