Upsetting türkçesi Upsetting nedir
- Yandan dövme.
- Yığma.
- Eksenli dövme.
- Çökme.
- Çökertme.
- Bozulma.
- Üzücü.
- Üzüntü verici.
- Dövme.
- Aksama.
- Bozma.
- Şişirilme.
- Şişirme.
Upsetting ile ilgili cümleler
English: You're upsetting him.
Turkish: Onu üzüyorsun.
English: That was upsetting.
Turkish: O üzücüydü.
English: You're upsetting them.
Turkish: Onları üzüyorsun.
English: She found confrontations very upsetting.
Turkish: O, yüzleştirmeleri çok üzücü buldu.
English: You're upsetting Tom.
Turkish: Tom'u üzüyorsun.
Upsetting ingilizcede ne demek, Upsetting nerede nasıl kullanılır?
Upsetter : Şişirme tezgahı.
Upsetters : Şişirme tezgahı.
Upset price : Asgari fiyat. Müzayede taban fiyatı. Açık artırma taban fiyatı. Asgari satış fiyatı. Açık artırmada satıcının koyduğu asgari fiyat. Açık artırmada belirlenen en düşük satış fiyatı.
Upset test : Şişirme deneyi.
Upset the apple cart : Bir çuval inciri berbat etmek. Kaosa sebep olmak. Olayların sırasını karıştırmak. İçine etmek. Pişmiş aşa soğuk su katmak. Pişmiş aşa su katmak. Elma arabasını devirmek.
Upset the applecart : Pişmiş aşa su katmak. Pişmiş aşa soğuk su katmak. Bir çuval inciri berbat etti. Bir çuval inciri berbat etmek. Bir şeyi mahvetmek veya içine etmek.
Upsets : Yenmek (favori rakibi). Başaşağı çevirmek. Altüst olmak. Üzgün. Şişirmek. Devirmek. Bozmak. Altüst etmek. Üzmek. Devrilmek.
Be upset : Yenilmek (favori rakip). Alabora olmak. Asabı bozulmak. Sinirli olmak. Altüst olmak. Ekşimek. Allak bullak olmak. Ekşimek (mide). Üzgün olmak. Bozuk olmak (mide).
Stomach upset : Mide bulantısı. Mide rahatsızlığı. Mide bozukluğu.
I have an upset stomach : Midem bulanıyor.
İngilizce Upsetting Türkçe anlamı, Upsetting eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Upsetting ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Condensation : Yoğuşma. Özdeklerin uçun halinden sıvı hale dönüşmesi. Gazdan sıvıya dönüşme. Kısaltma. Buğulaşma. Coğrafya, fizik, uzay, kimya, madencilik alanlarında kullanılır. Bir yıldızın büzülerek yoğunluğunun artması. Koyulaştırma. Özetleme. Yoğuşturma.
Decadency : Ahlaksızlık. Ruhsal veya ahlaki nitelikler açısından yozlaşmış olma durumu. Çöküş.
Denting : Bastırma. Bir yüzey üzerine bastırma. Oyuk yapma.
Limping : Topallayan. Aksak. Topallama.
Banging : Çakma (cinsel anlamda). Darbe indirme. Vurma.
Conglomerations : Oluşum. Birikinti. Yığın. Birikim. Holding. Kümelenme. Küme. Yığılma. Bir araya toplanma.
Peened : Çekiçle dövmek. Çekicin sivri ucu ile vurmak. Çekiçle ezmek. Çekiç dövdüsü. Çekicin sivri ucu.
Flogging : Kamçılama. Kırbaçlama. Kırbaç cezası. Kamçı ile cezalandırma. Kırbaçlama cezası. Sopa. Dayak.
Flawing : Noksanlık. Yarmak. Zarar vermek. Sakatlık. Kusur. Sakatlamak. Çatlamak. Hasara uğratmak. Üretim hatası.
Displeasing : Can sıkıcı. Gücendiren. Hoşa gitmeyen. Gücendirme. Kızdıran. Nahoş.
Upsetting synonyms : masonries, being spoiled, setback, exaggeration, corruptions, breach, depressing, collapse, cancellation, stacking, being impaired, crackups, disruption, conglomeration, agglomerations, breaking down, decadence, fustian, condensations, flagellata, bleakish, buffeting, inflation, beatings, debacles, battering, depression, crackup, dismal, deplorableness, dents, devouring, bitter.
Upsetting zıt anlamlı kelimeler, Upsetting kelime anlamı
Pleasing : Memnuniyet verici. Sevindirici. Mutluluk verici. Sevimli. Hoş. Tatlı. Hoşa giden. Bağlayıcı.
Upsetting ingilizce tanımı, definition of Upsetting
Upsetting kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Conceited. As, an upsetting fellow. Assuming.

Bu kısımda Upsetting kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Upsetting ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Upsetting anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Upsetting ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.