Uranite türkçesi Uranite nedir

  • Uranit.

Uranite ingilizcede ne demek, Uranite nerede nasıl kullanılır?

Calcouranite : Kalkoüranit.

Uranitic : Uranit veya uranyuma ait.

Uranitite : Pehlblend. Mineral. (uo2; zift parıltı,kara, kahverengi kara; çizgi kara kahverengimsi; sertlik 6-7, özgül ağırlık 8-11; kubusal. en önemli uranyum minerali. kristal biçimi göstermeyen ve formülü uo ye yakın olan tortul çökeleklerine pehblend, kristal biçimi gösterenlere uranitit denir. çok güçlü radyoaktiftir.).

Urania : Louisiana eyaletinde yerleşim yeri. Uranyum oksit. Uranya.

Uranian : Uranüs gezegenine ait veya hakkında.

Uranium oxide : Uran. Uranyum oksit.

Uraniums : Uranyum (simgesi u). Nükleer enerji üretimi için gerekli radyoaktif metalik eleman. Uranyum.

Uranic : Uranyumlu. Radyoaktif bir element olan uranyum içeren (özellikle yüksek değerde). Uranyuma özgü. Uranik. Göksel. Uranyumun. Uranyumla ilgili.

Uranium : Nükleer enerji üretimi için gerekli radyoaktif metalik eleman. Atom numarası 92, atom ağırlığı 238,07 olan doğal radyoaktif element. Uranyum (simgesi u). Uranyum.

Uraninite : Uraninit. Uranyum cevheri.

İngilizce Uranite Türkçe anlamı, Uranite eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Uranite ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Reunite : Birleşmek. Toplamak. Yeniden bir araya getirmek. Toplanmak. Yeniden bir araya gelmek. Kavuşmak. Barışmak. Barıştırmak. Birleştirmek.

Integrate : Entegre etmek. Katmak. İntegralini almak. Kaynaştırmak. Bilgisayar, fizik, kimya alanlarında kullanılır. İlave etmek. Değişken aralıkları ile her aralıktaki işlev değerleri çarpımları toplamının, aralıklar küçüldükçe vardığı erey işlevini bulmak. Tamamlamak. Birleştirmek. Dahil etmek.

Club : Sopa. Toplamak. Coplamak. Sinek (iskambil). Toplanmak. Çomak. Dernek. Ortakça yatırmak. Dövmek.

Consolidate : Vadesini uzatmak. Sağlamlaştırmak. Pekişmek. Takviye etmek. Pekiştirmek. Sağlamlaşmak. Katılaştırmak. Birleşmek. Birleştirmek. Güçlendirmek.

Federalise : Federal hükümetin kontrolü altına yerleştirmek (ayrıca federalize). Birleştirmek. Bir araya getirmek. Bir araya toplamak. Federasyon haline getirmek (devletleri).

Fall in : Sıraya girmek (askeri terim). Göçmek. Kapılmak. Çökmek. Vadesi gelmek. Sıraya girmek. İçine düşmek. Ödeme zamanı gelmek. Süresi bitmek (kira). Dizilmek.

Pair off : Evlendirmek. Evlenmek. Çiftlere ayrılmak. İkişer ikişer ayırmak. İle eşleşmek (finallerde vb). Eşleşmek. Çiftlere ayırmak. Eşleştirmek.

Band together : Bir araya getirmek. Birlik olmak. Birleşmek. Biraraya getirmek. Bir araya toplanmak. Tek vücut olmak. Tek yürek olmak. Birleştirmek. Bir grup içinde birleşmek. Bir araya toplamak.

Reunify : Tekrar birleşmek. Tekrar birleştirmek.

Converge : Yakınsamak. Birleşmek. Kavuşmak. Bir noktaya yönelmek. Birbirine yaklaşmak. Birbirine doğru hareket etmek. Bir çekitte birleşmek. Bir noktada birleşmek. Yaklaşmak.

 

Uranite synonyms : syncretize, syncretise, get hitched with, partner off, ally with, join, consubstantiate, wed, coalesce, league, pair, couple, confederate, merge, get together, conjoin, hook up with, associate, federalize, espouse, consociate, get married, federate, marry, unify.

Uranite zıt anlamlı kelimeler, Uranite kelime anlamı

Divide : Kesmek. Paylaştırmak. Taksim etmek. Bilgisayar, ekonomi alanlarında kullanılır. Paylaşma, paylara ayırma. Sınıflandırmak. Bölme. Bölmek. Dağıtmak. Paylaşmak.

Uranite antonyms : disunify.

Uranite ingilizce tanımı, definition of Uranite

Uranite kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A general term for the uranium phosphates, autunite, or lime uranite, and torbernite, or copper uranite.