Urgers türkçesi Urgers nedir

  • Sevkçi.
  • Dolduruşa getiren.
  • Sevk eden.
  • Kışkırtıcı.
  • Dürtüleyen.
  • Motive eden.
  • Kışkırtan.
  • Teşvikçi.
  • Dolduruşçu.
  • Teşvik eden.

Urgers ile ilgili cümleler

English: Does Ali like cheeseburgers?
Turkish: Ali çizburger seviyor mu?

English: How many hamburgers are there?
Turkish: Kaç tane hamburger var?

English: Can I have two hamburgers and a coke, please?
Turkish: İki hamburger ve bir kola alabilir miyim lütfen?

English: How many hamburgers did you eat?
Turkish: Kaç tane hamburger yedin?

English: Hamburgers have gone up this week.
Turkish: Bu hafta hamburgerlerin fiyatı arttı.

Urgers ingilizcede ne demek, Urgers nerede nasıl kullanılır?

Beefburgers : Sığır eti kullanılarak hazırlanan sandviç. Sığır etli sandviç. Sığır eti sandviçi. Hamburger.

Burgers : Hamburger (argo terim).

Cheeseburgers : Peynirli hamburger. Cheeseburger. Çizburger.

Hamburgers : Sığır bifteği. Hamburger. Hamel tabanı. Kıyma. Sığır kıyması.

Purgers : Boşaltma musluğu. Pürjör.

American academy of cosmetic surgery : Amerikan estetik cerrahi akademisi. Aacs. Amerikan estetik cerrahi çalışmaları enstitüsü.

Cheeseburger : Çizburger. Peynirli hamburger.

Scourgers : Kamçılayan. Acımasızca cezalandıran. Dayakla cezalandıran kimse. Döven dayak atan kamçılayan kimse. Kırbaçlayan. Şiddetli bir şekilde cezalandıran kimse.

 

Urger : Dürtüleyen. Kışkırtıcı. Motive eden. Teşvik eden. Sevkçi. Dolduruşçu. Teşvikçi. Sevk eden. Dolduruşa getiren. Kışkırtan.

Burger : Hamburger (argo terim).

İngilizce Urgers Türkçe anlamı, Urgers eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Urgers ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Inspirational : İlhamsal. Cesaretlendirilmiş. İlham verici. Esinlenmiş. Esinsel. Motive edilmiş. Esinlenme ile ilgili. Esin veren. Teşvik edilmiş.

Rede : Deyim. Atasözü. Tertip. Kıssa. Tefsir. Hikaye. Öğüt. Masal. Tavsiye. Nasihat.

Impellent : Sevkeden. Mecbur eden. Sürücü. İtici. İtme. Zorlama. Tahrik. Harekete geçiren.

Gingery : Zencefil. Zencefil gibi. Enerjik. Zencefilli. Canlı. Taba renkli.

Demagogue : Halk tavcısı. Halkavcısı. Sözavcısı. Halk avcısı. Hizipçi. Demagog.

Inciters : Kandıran. Tahrik eden. Heyecanlandıran. Uyaran. Ayartan. Provokatör. Canlandıran.

Rush : Şiddetli esmek. Üstüne atılmak. Koşuşturmak. Sıkıştırmak. Telaş etmek. Üstüne çullanmak. Acele ile göndermek. Düşünmeden girişmek. Çabucak halletmek. Acele etmek.

Instigators : Elebaşı. Kıştırtıcı. Fitneci. Azmettirici. Fitne fücur. Tahrikçi.

Demagogues : Demagog. Halk avcısı. Sözavcısı. Halkavcısı. Hizipçi. Halk tavcısı.

Agitators : Provokatör. Parmakçı. Tahrikçi. Karıştırıcı. Eylemci. Tahrikçi kişi. Ajitatör. Kampanyacı.

Urgers synonyms : provoker, advocate, hounders, hounder, agitator, fomenter, initiator, inspiring, encouragers, factious, enticing, hurry, factionist, initiators, prompters, press, exhorters, fire brand, demagogs, urger, suggest, provoking, bear on, advise, counsel, dispatcher, exhorter, urge on, abetters, firebrand, accessory before the fact, encourager, arousing.

 

Urgers zıt anlamlı kelimeler, Urgers kelime anlamı

Delay : Ses sinyalini kopyalayarak belli zaman aralıklarıyla belirlenen sayıda tekrarlayarak yapay yankı hissi veren efekt ve bunu sağlayan cihaz. Gecikmek. Aksatmak. Tecimsel belgitlerin sayışımlarındaki paraların ödenmeleri için saptanan gün. bir işin yapılması ya da bir borcun ödenmesi için gösterilen süre. Gecikme. Bekletme, bir durumun çözümünü bile bile uzatma, geciktirme. seyircinin ilgisini uyanık tutmak için geriye atma. Geciktirme. Yubatmak. Savsaklamak. Sonraya bırakmak.

Beseeching : Yalvaran. Yalvarma. Yalvarış. Rica eden.