Urticate türkçesi Urticate nedir

Urticate ingilizcede ne demek, Urticate nerede nasıl kullanılır?

Urtication : Derinin kabarıp kaşınması. Ürtikasyon. Alerjik reaksiyonun neden olduğu ve kabarık kırmızı benekler şeklinde ortaya çıkıp kaşınmaya da neden olan cilt rahatsızlığı.

Urticaceae : Isırganlar.

Urticant : Kaşındıran. Kaşındırıcı. Kaşınmaya sebep olan. Urtikan. Ürtikan. Kurdeşen.

Urticaria : Ürtiker. Kaşıntılı deri hastalığı. İmmünolojik olarak genellikle tip 1, ancak bazen tip 3 aşırı duyarlılık sonucu dermisin üst bölümlerinin geçici, iyi sınırlı, ödemli ve çoğunlukla kaşıntılı, 1-3 cm çapında deri şişkinlikleriyle belirgin, akut veya kronik damar reaksiyonu, ısı kabarıklığı, ürtiker, yiyecek kabarıklığı, ısı kabarıklığı, şer’a. aşılar, bağırsak parazitleri, atopi, enfeksiyonlar, böcek ısırık ve sokmaları, soğuk, sıcaklık, radyasyon, basınç ve araşidonik asit metabolizmasını etkileyen ilaçlarca veya idiopatik nedenlerle oluşturulur. Kurdeşen.

Urticarial : Urtikana özgü. Urtikanla ilgili. Kaşındırıcıya özgü. Kurdeşenle ilgili. Kaşındırıcıyla ilgili. Ürtikaryal. Kaşınmaya sebep olanla ilgili. Kurdeşene özgü.

 

Curtilage : Kapatılmış alan. Evin çevresindeki alan. Ön komşu derinliği. Sınırları belirlenmiş alan. Bir yapının, üzerine oturduğu yerbölümün önyüzü ile, yapının kendisinin önyüzü arasındaki en az uzaklık. Müştemilat. Ev bahçesi.

Platykurtic curve : Azbasık eğri.

Allergic urticaria : Alerjik kurdeşen. Allerjik ürtiker. Sivrisinek ısırığı dermatitisi.

Courtiers : Nedim. Saray mensubu.

Courtier : Nedim. Hükümdarın maiyetinde bulunan kimse. Saray adamı. Saray mensubu.

İngilizce Urticate Türkçe anlamı, Urticate eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Urticate ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Bite : Acımak. Dişlemek. Rahatsız etmek. Zokayı yutmak. Acıtmak. Yakmak (soğuk). Yakmak. Kavramak. Yemek.

Antagonising : Husumeti tahrik etmek. Kışkırtmak. Husumete sebep olmak. Karşı çıkmak. Karşı koymak. Düşmanlığa sebep olmak. Önlemek (ayrıca antagonize). Aleyhine çevirmek. Düşman etmek.

Blooping : Berbat etmek. Topu yükseğe ve düşük kavisle atarak sahanın biraz ötesine düşürmek (beyzbol). Elektronik bir aletle kısa pes bir ses çıkarmak. Ek örtüsü koyma. Mahvetmek. İçine etmek. Örtme. Eline yüzüne bulaştırmak. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.

Irritates : İptal etmek. Sinirlendirmek. Sinirini bozmak. Sinir bozmak. Sinir etmek. Kurcalamak. Gıcık etmek. Tahriş etmek. Tahrik etmek. Tırmalamak.

Antagonizes : Düşman etmek. Kışkırtmak. Karşı çıkmak. Aleyhine çevirmek.

Bollixed : Berbat etmek. İçine etmek. Eline yüzüne bulaştırmak. Altüst etmek. Bozmak. Yok etmek.

 

Break : Batmak. Bitmek. Paydos. Kırılma. Mahvetmek. Çözmek. Ani değişim. Kaçmak. Sınmak.

Flogs : Satmak. Dövmek. Kanunsuz satmak. Kırbaçlamak. Çok uğraşmak. Dayak atmak.

Decried : Kınamak. Yermek. Azarlamak. Rezil etmek. Zemmetmek. Kötülemek.

Dig into : Delmek. Yemeğe girişmek. Saplamak. İtmek. Yemeğe başlamak.

Urticate synonyms : bollixing, biff, embeds, angering, antagonize, antagonized, irritate, flog, whip, blooped, provokes, annoys, decries, anger, burn, biffing, boff, flogged, piques, horsewhipped, horsewhip, case, drags, piquing, antagonizing, engraft, itched, dragged, be reflected, bollixes, bang, beats, horsed.

Urticate ingilizce tanımı, definition of Urticate

Urticate kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To sting with, or as with, nettles. To irritate. To annoy.