Usan nedir, Usan ne demek

Teknik terim anlamı:

Gafil, gevşek, tembel.

İsteksiz.

Usan ile ilgili Cümleler

  • Ben işten usandım.
  • “Üzüntüyle usançlık getirip işinden soğumasın!”
  • Burada yemekten usanmadın mı?
  • “Binlerce kahraman, bu yazın usanç veren günlerini de ateşe, ısınmış demire karşı ve kızgın toprak üstünde geçirecekler.”
  • Etraftaki herkes tarafından itilmekten usandım.
  • Ali ve Mary hakkında dinlemekten usandım.
  • “Artık doğrusu bendeniz canımdan bıktım.”
  • Okumaktan usandım.
  • “Efendim, Tanrı'nın günü aynı pilava kaşık sallamaktan usanç getirmişsindir.”
  • Her gece dışarıda yemekten usandım.
  • Beklemekten usandım.
  • Ali beklemekten usandı ve gitti.
  • Ali ve Mary'nin tartıştığını duymaktan usandım.
  • Sadece ayakta durmaktan usandım.

Usan ile ilgili Atasözü veya Deyim

abdal düğünden, çocuk oyundan usanmaz : “bir kimse sevdiği işi sürekli olarak yapmaktan bıkmaz” anlamında kullanılan bir söz.

canından bezmek (veya bıkmak veya usanmak) : ölümü göze alacak kadar sıkıntı içinde olmak.

çok naz aşık usandırır : “başka şeylerde olduğu gibi nazlanmada da aşırı gidilmemelidir” anlamında kullanılan bir söz.

usanç getirmek : usanacak duruma gelmek.

usanç vermek : usandırmak, bıktırmak.

usançlık getirmek : iyice bıkmak, tamamen usanmak.

Usan tanımı, anlamı

 

Usan gelmek : Usanç, bıkkınlık gelmek

Usan olmak : Bıkmak, gaflet etmek, gevşek davranmak, ihtiyatsız bulunmak, tekâsül göstermek, zühûl etmek, ihmal etmek.

Usan vermek : Usandırmak, usanç vermek.

Usandırıcı uzatım : Sözün gereksiz yere, bıkkınlık verecek ölçüde uzatılması, kıtık.

Usangan : Çabuk usanan.

Usangınlık gelmek : Bıkkınlık, bezginlik gelmek.

Usanlık : Gafillik, ihmal, tekâsül, tenbellik, gevşeklik.

Usanç : Usanma duygusu, bıkma, bıkkınlık, melal.

Usançlık : Usanma durumunda olma, bıkma.

Usandırma : Usandırmak işi.

Usandırmak : Usanmasına yol açmak.

Usangın : Usanmış, bıkmış. Usanmış, bıkmış bir biçimde.

Usanılma : Usanılmak durumu.

Usanılmak : Usanma işi yapılmak.

Usanma : Usanmak durumu.

Usanmak : Tekrarlanması, uzun sürmesi dolayısıyla bir şeyden hoşlanmaz veya sıkılır duruma gelmek, bıkmak, bezmek.

Usantı : Usanç, usanma durumu.

İsteksiz : Bir işi yapmaya isteği olmayan, gönülsüz. İsteksizce.

Tembel : İş görmeyi, çalışmayı sevmeyen, çaba göstermekten, sıkıntıdan kaçan (kimse), üşengeç. Fonksiyonunu yerine getirmede yavaşlık gösteren (organ).

Gevşek : Sıkı veya gergin olmayan, gevşemiş olan. Cansız, hareketsiz, iradesiz. İlgisiz, kayıtsız bir biçimde.

Diğer dillerde Usalırlık ölçütü anlamı nedir?

İngilizce'de Usalırlık ölçütü ne demek ? : assessment of plausibility