Utilizers türkçesi Utilizers nedir

  • (amerikan ingilizcesi) kullanan.
  • Faydalanan.
  • Kullanan.
  • Kullanıcı.
  • Kullanan veya fayda elde eden kişi (utiliser olarak da kullanılır).

Utilizers ingilizcede ne demek, Utilizers nerede nasıl kullanılır?

Utilizer : Kullanan veya fayda elde eden kişi (utiliser olarak da kullanılır). Kullanıcı. Faydalanan. (amerikan ingilizcesi) kullanan. Kullanan.

Utilize : Yararlanmak. Faydalanmak. Kullanmak (kaynak vb). Değerlendirmek. İstifade etmek. Faydalı hale getirmek. Yarar sağlamak. Kullanmak. Faydalı kılmak.

Utilized : Değerlendirilmiş. Değerlendirilen. Yararlanmak. İstifade etmek. Kullanmak. Faydalı hale getirmek. Yarar sağlamak.

Utilized bone coal : Kemik kömürünün şeker çözeltisinin ağartılmasında kullanıldıktan sonra tekrar kömürleştirilmesinden elde edilen, en az % 1 5 fosfor içermesi koşul olan bir ürün. Kullanılmış kemik kömürü.

Utilized flux : Ölçme yüzeyine düşen ışık akısı. Yararlı akı.

Underutilize : Uygun şekilde kullanmamak. Az kullanmak. Tam olarak kullanmamak. Gerektiği şekilde kullanmamak. Yeteri kadar yararlanmamak. Bir şeyi tamamıyla kullanmakta başarısız olmak (ayrıca underutilise).

Reutilized : Yeniden kullanmak. Tekrar kullanmak.

Unutilized : Atıl. İşletilmeyen (unutilised olarak da yazılır). (amerikan ingilizcesi) kullanılmayan.

 

Utilizes : Yarar sağlamak. Faydalı kılmak. Kullanmak. Faydalı hale getirmek. Değerlendirmek. İstifade etmek. Kullanmak (kaynak vb). Faydalanmak. Yararlanmak.

Utilizable : Kullanılır. Kullanılabilir. Yararlanılabilir. İstifade edilir.

İngilizce Utilizers Türkçe anlamı, Utilizers eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Utilizers ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Practice : Entrika çevirmek. Pratik. Alıştırma. İdman. Uygulmak. Kuramı olan bir şeyi, düşünce alanından uygulama alanına geçirip gerçekleştirme işi. Bir düşünceyi, bir ilkeyi ya da, bir kuramı gerçekleştirme işi. öğrencilerin kuramsal olarak öğrendikleri ilke ve yasaların derslik içinde ya da dışında doğrulanması için yapılan çalışmalar. öğretmen adaylarının çevrelerindeki okullara giderek türlü öğretim yöntem ve tekniklerini belli bir programa göre kullanmaları. Alıştırma yapmak. Pratik yapmak.

Use : Kullanım. Kullanma. Yeğlenen terim. Adet edinmek. Bilgi erişimde, bir kavramı belirtmek üzere gömüde yer alan birçok ipucu anahtar-sözcüğe karşılık standart terim olarak seçilen ve dizinlemede kullanılan, yazar ve araştırmacılara önerilen anahtar-sözcük. İçmek (sigara içki vb'ni). Muamele etmek. Bir toprağın ya da yapının hangi amaçlarla kullanıldığını ya da düzentasarda hangi amaçla kullanılacağını belirleyen tasarlama terimi. bk. toprak kullanımı. Kullanmak.

Using : Bir bulguyu yeni ürünler elde etmek için yapımda ve üretimde kullanarak gereken işlemleri yerine getirme. Uygulama. Kullanılıyor. Kullanma. Kullanılan. Kullanarak. Kullanacağı alan.

 

Cannibalise : Parça almak. Bir makinadan diğerini tamir etmek için parçalar almak. Yamyamlık uygulaması yapmak. Elzem malzemelerden yoksun bırakmak. Tekrar kullanmak için kullanılır parçaların sökülmesi. Yamyamlaşmak. Aynı türdeki bir ekipmandan diğer ekipmanı tamir etmek için parça alarak kullanmak. İnsan eti yemek. Kullanılmış parça takmak. Çıkma parça takmak.

Exploitative : İstismara dair. İnsanları kullanan. Sömürücü. İstismarcı. İnsanlardan veya kaynaklardan istifade edilmesi veya istismar edilmesi ile alakalı. Sömürgeci. Çıkar amacıyla faydalanmaya ilişkin. İnsanları sömürücü. Sömürüye dayanan.

Logged in as : Kullanıcı:.

Operator : İşletmeci. Alıcı yönetmeni. İşi bilen kimse. Bakteri ya da virüs genomunda repressör proteini bağlayan ve yanındaki genin transkripsiyonunu kontrol eden kısa dna dizisi. Telefon operatörü. Gösterimci. Santral. Cerrah. Uygulayıcı.

Used : Alışık. Elden düşme. Alışkın. Kullanma. Kullanılan. Eski. Kullanılmış.

Tap : Step dansı yapmak. Musluk takmak. Para sızdırmak. Tıkırdatmak. Musluğu açmak. Hafifçe dokunmak. Suyunu akıtmak. Kaçak hat çekmek. Tıkaç. Hafifçe vurmak.

Pull out all the stops : Elinden gelen her şeyi yapmak. Elinden geleni yapmak. Göbeği çatlamak. Tüm olanaklarını seferber etmek. Var gücüyle çalışmak. Tüm olanakları kullanmak. Tüm şartları zorlamak.

Utilizers synonyms : put to work, misapply, go for, occupiers, exercisers, exert, reprocess, occupant, exercise, occupation, users, employ, take, devote, recur, operators, user, exploiters, waste, work, extend, give, overdrive, commit, occupations, exploiter, avail, dedicate, utilizer, put, resort, utilise, took advantage of.

Utilizers zıt anlamlı kelimeler, Utilizers kelime anlamı

Misused : Suistimal etmek. Yanlış kullanmak. Hatalı kullanılmış. Hırpalamak. Kötüye kullanmak. Hor kullanmak.