Practice türkçesi Practice nedir

  • Denence(li).
  • Alışkanlık haline getirmek.
  • İş içinde ya da uygulamada eylemli olarak edinilen deneyim, bilgi ve beceri.
  • İdman.
  • Entrika çevirmek.
  • Yapmak.
  • Alıştırma yapmak.
  • Bir düşünceyi, bir ilkeyi ya da, bir kuramı gerçekleştirme işi. öğrencilerin kuramsal olarak öğrendikleri ilke ve yasaların derslik içinde ya da dışında doğrulanması için yapılan çalışmalar. öğretmen adaylarının çevrelerindeki okullara giderek türlü öğretim yöntem ve tekniklerini belli bir programa göre kullanmaları.
  • Adet edinmek.
  • Pratik.
  • Uygulmak.
  • Alıştırma.
  • Kılgı.
  • Pratik yapmak.
  • Etmek.
  • Gerçekleştirmek.
  • Egzersiz.
  • Deneyim kazanmak.
  • Çalışmak.
  • Uygulamak.
  • Dolap çevirmek.
  • Kuramı olan bir şeyi, düşünce alanından uygulama alanına geçirip gerçekleştirme işi.
  • Uygulama.
  • Eğitim alanında kullanılır.

Practice ile ilgili cümleler

English: Ali can come over to my house and practice on my piano if he wants to.
Turkish: Ali eğer isterse benim evime uğrayabilir ve benim piyanomda pratik yapabilir.

English: Ali doesn't practice what he preaches.
Turkish: Ali vaaz verdiğini uygulamıyor.

English: Ali said he'll pick you up from practice tomorrow.
Turkish: Ali yarın seni uygulamadan alacağını söyledi.

English: After school, I go to an English school to practice English conversation.
Turkish: Okuldan sonra, İngilizce konuşma pratiği yapmak için bir İngiliz okuluna gidiyorum.

 

English: Ali showed up early for practice today.
Turkish: Ali bugün uygulama için erken geldi.

Practice ingilizcede ne demek, Practice nerede nasıl kullanılır?

Practice economy : Tasarruf yapmak.

Practice effect : Pratik yapma etkisi. Önceden uygulanan bir testle ilgili olarak edinilen deneyin, daha sonra uygulanan aynı ya da benzeri test sonuçları üzerindeki etkisi. Alıştırma etkisi. Uygulama etkisi.

Practice garden : Okullarda, özellikle köy ilkokullarında, tarım dersi başta olmak üzere kimi derslerle ilgili kılgısal çalışmalara olanak sağlamak amacıyla düzenlenen bahçe. Uygulama bahçesi.

Practice lesson : Uygulama dersi. Öğretmen adaylarınca verilen ve sonra ilgili öğretmen ya da öğretmenlerin de katılmasıyla değerlendirilen ders. bk. örnek ders.

Practice limit : Pratik yapma limiti.

Center practice : Dansçının, başka dansçıların ortasında çalışması. Ortada çalışma.

Prohibition of practice of a profession : Uğraş ve sanattan uzaklaştırma.

Business practice : İş uygulaması.

Practice theory of play : Oyunla pratik kazanma teorisi.

Be in practice : Formda olmak. Pratisyenlik yapmak.

İngilizce Practice Türkçe anlamı, Practice eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Practice ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Academic preparation : Akademik hazırlık. Belli bir bilim ya da meslek dalında çalışmak için gerekli öğrenimi tamamlamış olma. yüksek öğretimin herhangi bir dalında öğrenim yapmak için gereken ön hazırlık.

Drill : Cerrahi matkap. Sondaj yapmak. Kuyu açmak. Alıştırma yaptırmak. Delmek. Talim yapmak. Makine ile tohum ekmek. Talim yaptırmak. Delik açmak.

 

Amount to : Demeye gelmek. Anlamına gelmek. İle eşanlamlı olmak. Tutmak. Varmak. Toplamı belirli bir miktar olmak. Tutarında olmak. Gelmek. Kadar etmek.

Bring on : Gelişmesine neden olmak. Gelişmesini hızlandırmak. Ortaya getirmek. Tartışmak için ortaya bir konu getirmek. İstenmedik bir işe yol açmak. Sebep olmak. Geliştirmek. Neden olmak.

Completing : Yerine getirmek. Tamamlanıyor. Bitirmek. Tamamlamak. İtmam. İkmal etme. Tamamlama. Doldurmak.

Bring to bear : Uygulamaya dökmek. Tatbik etmek.

Endeavoured : Çaba harcamak. Emek harcamış. Çabalamak. Çalışmış. Gayret etmiş. Çaba göstermiş. Yapmaya çalışmış. Gayret etmek. Uğraşmak.

Come close : Sokulmak. (bir şeyi) neredeyse yapacak olmak. Neredeyse veya yaklaşık (bir şeyle) aynı veya benzer olmak.

Acquit oneself : Görevini yapmak. Yerine getirmek.

Be up to something : Bir iş veya şey peşinde olmak.

Practice synonyms : papism, ornamentalism, systematism, do work, shamanise, shamanize, occult arts, biologism, abstract intelligence, effecting, activation, achromatopsia, be worth, maneuver, build, careerism, slaveholding, lobbyism, executes, featherbedding, enforcements, endeavouring, use, routinized, applicative, usage, bring about, fashion, concoct, actualize, doth, gymnast, appl.

Practice zıt anlamlı kelimeler, Practice kelime anlamı

Inactivity : Tembellik. Avarelik. Tesirsizlik. Üşengeçlik. Hareketsizlik. Etkisizlik. Durgunluk.

Practice ingilizce tanımı, definition of Practice

Practice kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A succession of acts of a similar kind. The practice of making regular entries of accounts. The practice of daily exercise. Custom. To do or perform frequently, customarily, or habitually. Usage. As, the practice of rising early. To perform certain acts frequently or customarily, either for instruction, profit, or amusement. As, to practice with the broadsword or with the rifle. Habit. Habitual performance. To make a practice of. To practice on the piano. Frequently repeated or customary action. As, to practice gaming.