Uyga nedir, Uyga ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Kolay uzlaşılabilen, geçimli, uysal.

Uyga ile ilgili Cümleler

  • En eski uygarlıklar Mezopotamya'da ortaya çıktı.
  • Uygarlığımız ne kadar sürecek?
  • Çağdaş uygarlık, bilim ve eğitim temeli üzerine dayanmaktadır.
  • Uygarlık gereksiz ihtiyaçların sınırsız çarpmasıdır.
  • Onlar tarihte kaybolmuş bir uygarlığın kalıntılarını çaldılar.
  • Antik uygarlıkların kalıntılarını korumaya çalışmalıyız.
  • Hayal gücü, tüm uygarlığın köküdür.
  • Yunanistan Batı uygarlığının beşiğiydi.
  • Uygar misyonerler yerlilerdir.
  • Dünyamız üzerinde çok az yer uygarlık tarafından rahatsız edilmeden kalmıştır.
  • Bütün uygar ülkeler savaşa karşıdır.
  • Hititler , Anadolu'da yaşamış eski çağ uygarlıklarından bir tanesidir.
  • Eski bir uygarlıkla ilgili kalıntılar bulduk.

Uyga anlamı, tanımı

Geleneksel uygarlık : İçinde eski çağlarla ilgili kültür öğeleri bulunan uygarlık biçimi, bk. kültür, öğe. karşılığı halk kültürü

Uygal : Kolay uzlaşılabilen, geçimli, uysal. Alıngan, dövüşken.

Uygan : Konum, oran, değer ya da yapıca benzeşen. Ayrı uzambiçim ya da işlevlerde benzer işleçli öğeler. Uyumlu, uyan.

Uygar din : Uygar toplumlarda, kutsal kitapların ilkeleri uyarınca uygulanan din türlerinden her biri. bk. din. karşılığı halk dini, ilkel din.

 

Uygar toplum : Halkla aydın kesiminin birbirlerine yaptıkları olumlu etkilerin sonunda uygarlık düzeyine erişmiş toplum, bk. uygarlık, halk. karşılığı ilkel toplum.

Uygarca : Uygar bir biçimde. Çağdaş.

Uygarlık bölgesi : Belli bir uygarlık (ya da ekin) türünün başat durumda olduğu ve bu niteliği ile başkalarından ayırt edilen bölge.

Uygarlık çarpması : İleri bir uygarlıkla ilişkiye giren ilkel uygarlık üyelerinin başlangıçta içine düştükleri ve kendi uygarlıklarının çözülmesine dek götürebilen şiddetli ruhsal çatışma durumu.

Uygarlık değişmesi : Bir uygarlığın özdeksel ve tinsel öğelerinde iç ya da dış etkenler sonucu ortaya çıkan tikel ya da tümel değişiklikler, bk. toplumsal değişme.

Uygarlık dili : Bir ulusun bağlı bulunduğu uygarlığı temsil eden topluluğun dili.

Uygar : Fikir, sanat ve endüstri alanlarında çok büyük bir gelişme göstermiş olan, medeni. Kültürlü, eğitimli, görgü kurallarına uyan, medeni (kimse).

Uygarlaşma : Uygar duruma gelme, medenileşme, temeddün.

Uygarlaşmak : Uygar duruma gelmek, medenileşmek.

Uygarlık : Uygar olma durumu, medeniyet, medenilik. Bir ülkenin, bir toplumun, maddi ve manevi varlıklarının, fikir, sanat çalışmalarıyla ilgili niteliklerinin tümü, medeniyet.

Geçimli : Çevresindekilerle iyi geçinen.

Uzlaşı : Uzlaşma.

Uysal : Başkalarına kolayca uyabilen, sözlerini dinleyip karşı gelmeyen, yumuşak başlı. Başkalarına kolayca uyabilen, sözlerini dinleyip karşı gelmeyen, yumuşak başlı bir biçimde.

Kolay : Sıkıntı çekmeden, yorulmadan yapılabilen, emeksiz, zahmetsiz, güç ve zor karşıtı. Kolaylık. Kolayca, sıkıntısız bir biçimde, basitçe.

Geçim : Geçinme işi, geçinme araçları, geçinme, maişet. Anlaşma, uyum.

Uzla : Öfke, sinir. Kastamonu kenti, Pınarbaşı belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer.

Diğer dillerde Uydurma masal anlamı nedir?

İngilizce'de Uydurma masal ne demek ? : fictitious tale