Venus türkçesi Venus nedir
- Zühre (mitoloji terimi).
- Çobanyıldızı.
- Güneş'e olan uzaklık sırasında ikinci gelen büyük gezegen.
- Çoban.
- Çulpan (astronomi terimi).
- Venüs.
- Uzay alanında kullanılır.
- Çulpan.
- Venüs gezegeni.
- Zühre.
- Venüs (mitoloji terimi).
- Kervankıran.
- Sabah yıldızı (astronomi terimi).
- Akşamyıldızı.
- Çolpan.
- Çobanyıldızı (astronomi terimi).
- Zühre (astronomi terimi).
- Venüs (astronomi terimi).
Venus ile ilgili cümleler
English: He also discovered sunspots, the dark areas of the Sun. He saw that the planet Venus has light and dark phases just like the Moon. These discoveries provided empirical information that proved that the Sun is at the center of the Solar System, as Nicholas Copernicus had predicted.
Turkish: O da güneş lekelerini, güneşin karanlık alanlarını keşfetti. O, Venüs gezegeninin ışığı olduğunu ve sadece ay gibi karanlık evreleri olduğunu gördü. Bu keşifler güneşin güneş sisteminin merkezinde olduğunu kanıtlayan deneysel bilgi sağladı, Nicholas Copercinus'un önceden bildirdiği gibi.
English: Look at Venus!
Turkish: Venüs'e bak!
English: A Venusian day is longer than a Venusian year.
Turkish: Bir Venüs günü, bir Venüs yılından daha uzundur.
English: Your eyes are as beautiful as the arms of the Venus de Milo.
Turkish: Gözleriniz, Venüs de Milo'nun kolları kadar güzel.
English: Is it possible to see Venus tonight?
Turkish: Venüsü bu gece görmek mümkün mü?
Venus ingilizcede ne demek, Venus nerede nasıl kullanılır?
Venus williams : (1980 doğumlu) bayan tenisçi. 2000 ve 2001 abd açık'ı kazanan.
The planet venus : Venüs gezegeni. Güneş sistemimizdeki gezegenlerden biri.
Venusian : Sözde venüs gezegeninde ikamet eden kimse. Venüs gezegeni ile alakalı.
Venusians : Venüs gezegeni ile alakalı. Sözde venüs gezegeninde ikamet eden kimse.
Venuss curse : Venüsün laneti.
Venular : İnce damara özgü. İnce damarsı. İnce damarla ilgili.
Venulae : Böbreğin capsula fibrosası altında bulunan ve vv. interlobulares'e dökülen küçük toplardamarlar. Venula stellata.
Venule : Toplardamarların en inceleri. İnce damar. Küçük damar (özellikle de damarlardan kılcal damarlara giden). Venül. Küçük damar. Bir böceğin kanadında veya bir yaprakta bulunan küçük damar.
Venula : Venula. Küçük toplardamar. Küçük damar. Venüla.
Parvenus : Sonradan görme. Türedi. Ne oldum delisi. Zıpçıktı. Görmemiş.
İngilizce Venus Türkçe anlamı, Venus eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Venus ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Herder : Celep. Sığır çobanı. Sürü güden kimse. Sığırtmaç. Sürü idare eden kimse. Sürücü. Hayvan sürüsü idare eden kişi. Davar tüccarı. Sürüyü pazara götüren kimse. Hayvan idarecisi.
Altair : Aquila (kartal) takımyıldızı'nın en parlak yıldızı. Uçucu (a aql). Kartal'ın a yıldızı. Eltair.
Absorption line : Işınım yapan bir cismin ışığı , gaz halindeki aynı madde içinden geçip soğurulduğunda, bu ışığın tayfında görülen kararmış çizgiler. Soğurma çizgileri.
Adhara : Adhara (cma). Büyükköpek'in e yıldızı.
Almak : Elmak (yand). Andromeda'nın y yıldızı.
Albedo : Turunçgillerde kabuğun beyaz iç bölümü. Aklık dercesi. Albedo. Aklık (astronomi terimi). Aklık derecesi. Beyazlık derecesi. Aklık derecesi (astronomi terimi). Kendi ışık yaymayan göcisimlerinin yansıttığı ışık oranı. Işınım yapmayan bir gökcisminin yansıttığı ışığın aldığı ışığa oranı.
Absorptive power : Soğurma gücü. Boya alış gücü. Emebilme gücü veya kapasitesi. Bir ortamda, bir cisme giren ışığın çıktıktan sonraki yeğinlik azalma niceliğinin giren ışık niceliğine oranı. Emici güç. Emme veya soğurma eğilimi.
Lodestar : Yol gösterici rehber. Yol gösterici yıldız. Yol gösterici ilke. Rehber. Kutupyıldızı. Dümen tutuluşunda yön gösterici olarak alınan yıldız. Kılavuz. Kutupyıldızı (astronomi terimi).
Grazier : Besici.
Absolute brightness : Bir yıldızın 20 parsek uzaklığa indirgenmiş parlaklığı. Salt parlaklık.
Venus synonyms : accuracy, herdsmen, lodestars, agister, absolute value, solar system, bucolics, acceleration due to gravity, lucifers, cowmen, absolute orbit, loadstar, graziers, airglow, bucolic, urania, herdmen, aerolite, evening star, pagan, drover, drovers, achondrite, the planet venus, accidental error, lucifer, herdsman, absolute parallax, herdman, herders, vesper, cowman.
Venus ingilizce tanımı, definition of Venus
Venus kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : The goddess of beauty and love, that is, beauty or love deified.

Bu kısımda Venus kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Venus ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Venus anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Venus ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.