Very few türkçesi Very few nedir
- Oldukça az sayıda.
- Oldukça az.
- Çok az.
Very few ile ilgili cümleler
English: I made very few mistakes.
Turkish: Çok az hata yaptım.
English: Ali and Mary both have very few friends.
Turkish: Ali ve Mary'nin çok az arkadaşı var.
English: I have very few books in English.
Turkish: Çok az sayıda İngilizce kitabım var.
English: I know very few people who can speak French.
Turkish: Fransızca konuşabilen çok az kişi tanıyorum.
English: I have very few really close friends.
Turkish: Çok az sayıda gerçekten yakın arkadaşlarım var.
Very few ingilizcede ne demek, Very few nerede nasıl kullanılır?
Very : Çok. Pek. Mutlak. Bile. Gayet. Tıpkısı. En. Belirli. Tam. Salt.
Few : Az. Havadan önlemede. Kıt. Az miktar. Bazıları. Birkaç. Yedi veya daha az sayıda uçak gördüğünü yer önleme istasyonuna bildirmede kullandığı bir kod. Sayıca az. Azıcık. Az bulutlu.
Very amazed to : Çok şaşırmak.
Very bad : Çok kötü. Berbat. Aşırı kötü. Haşat.
Very beautiful : Ömre bedel. Fıstık gibi. Huri gibi. Lokum gibi. Şiir gibi. Çok güzel. Ayın on dördü gibi.
Very beautiful girl : Çok güzel kız.
İngilizce Very few Türkçe anlamı, Very few eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Very few ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Paltry : Saçma. Kıymetsiz. Önemsiz. Düşük. Cüzi (küçümseme belirtir). Değersiz. Küçük.
The ghost of a : Bir parçacık. Azıcık.
Niggardly : Eli sıkı. Değersiz. Azıcık. Küçük. Değerinin çok altında. Cimri. Pinti. Cimrice. Pintice.
Beans : (argo) fasulye kadar. Mangır (örneğin, ı've worked for this company for fifteen years, but ı still don't have beans {bu şirket için on beş yıldır çalışıyorum ama halen para alabilmiş değilim}). Fazla değil. Fazla değil (örneğin, ı know beans about music {müzik hakkında çok az biliyorum}). Küçücük. Fasulye. Yatıştırıcılar. (argo terim) bir kimsenin kafası. Sakinleştiriciler.
Barely : Çok çok az. Gücü gücüne. Güçbela. Hemen hemen. Zoraki. Kıtı kıtına. Zar zor. Dar. Hemen hemen hiç.
Thimbleful : Yüksük dolusu. Azıcık.
Spot of : Bir damla. Azıcık.
Slightly : Hafiften. Kısmen. Bir parça. Hafif tertip. Belli belirsiz. Biraz. Nispeten. Hafifçe. Az oranda.
Beggarly : Yetersiz. Muhtaç. Sadaka gibi. Sefil.
Thimblefuls : Yüksük dolusu. Azıcık.
Very few synonyms : bitty, paltrier, a far cry, paltriest, very small amount, minikin, hard line.

Bu kısımda Very few kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Very few ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Very few anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Very few ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.