Very young türkçesi Very young nedir

Very young ile ilgili cümleler

English: Ali and Mary got married when they were very young.
Turkish: Ali ve Mary çok genç evlendiler.

English: She must have been very young when she wrote this poem.
Turkish: O, bu şiiri yazdığında çok genç olmalı.

English: He married a very young girl.
Turkish: Çok genç bir kızla evlendi.

English: She looks very young as against her husband.
Turkish: Kocasının aksine çok genç görünüyor.

English: Ali became bald very young.
Turkish: Ali çok genç kel oldu.

Very young ingilizcede ne demek, Very young nerede nasıl kullanılır?

Very : Çok. Tam. Pek. Tıpkısı. Mutlak. Belirli. En. Bile. Gayet. Salt.

Young : Yavru. Genç. Taze. Yeni. Döl. Gençler. (hayvan) yavru. Küçük. Hayvan yavrusu. Gençlik.

Very amazed to : Çok şaşırmak.

Very bad : Berbat. Çok kötü. Haşat. Aşırı kötü.

Very beautiful : Fıstık gibi. Lokum gibi. Huri gibi. Çok güzel. Şiir gibi. Ayın on dördü gibi. Ömre bedel.

Very beautiful girl : Çok güzel kız.

İngilizce Very young Türkçe anlamı, Very young eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Very young ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

As fresh as daisy : Hayat dolu. Taptaze.

Brand new : Pırıl pırıl. Çok yeni. Kullanılmamış. Yepyeni. Gıcır gıcır. El değmemiş. Hiç kullanılmamış. Son çıkan.

Under age : Rüştünü ispat etmemiş. Küçük. Rüştüne ermemiş. Yaş altı. Rüştünü kazanmamış. Reşit olmayan. Yaşı tutmayan. Reşit olmamış. Küçük olan.