Vetted türkçesi Vetted nedir

  • Muaeyene etmek (hayvan).
  • Muayene edilmiş (hayvan).
  • İncelemek.

Vetted ingilizcede ne demek, Vetted nerede nasıl kullanılır?

Revetted : Giydirmek. Kaplamak. Kaplama duvarı çekmek.

Rivetted : Perçinlerle bağlanmış. Cezbedilmiş. Büyülenmiş. Metal pimlerle tutturulmuş. Ağzı açık kalmış. Perçinlenmiş.

Corvette : Korvet. Ufak torpido muhribi. Denizaltılara karşı silahlı savaş gemisi. Hafif savaş gemisi.

Corvettes : Korvet. Hafif savaş gemisi. Denizaltılara karşı silahlı savaş gemisi.

Cuvette : Laboratuvarda spektroskopik çalışmalarda kullanılan plastik, cam veya kuartzdan yapılmış köşeli tüp. Küvet. Laboratuvarlarda kullanılan tüp veya kap. Banyo teknesi.

Vetch : Burçak otu. Burçak. Baklagillerden, taneleri hayvan yemi olarak kullanılan, ham protein ve lizin bakımından zengin, metiyonin bakımından fakir, yapısında visiyanin glikozidi içeren, metiyonin bakımından fakir, içerdiği tanenler nedeniyle kabızlık yapabilen, kanavanin, tiripsin inhibitorü gibi antibesleme faktörü taşıyan yıllık bir yem bitkisi, burçak otu.

Curvetting : Şaha kalkarak sıçramak. Şaha kalkmak.

Vetting : Güvenlik incelemesi. Güvenlik araştırması.

Cavetto vault : Aynalı tonoz.

Veta : Bir bayan ismi.

İngilizce Vetted Türkçe anlamı, Vetted eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Vetted ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Textual matter : Basılacak metin.

Check over : Sınamak. Denetlemek. Çek etmek. Kontrol etmek. Check up yapmak. Tepeden tırnağa sağlık muayenesi yapmak. Denemek amacıyla gözden geçirmek.

Letter of intent : Niyet mektubu (imf'e verilen). Niyet mektubu. Uluslarararası para fonu kaynaklarına başvuran bir üye ülkenin uygulayacağı programın genel çerçevesini içeren, üye ülke yetkililerinin imzalarını taşıyan ve uluslarararası para fonunun başkanı'na hitaben yazılmış mektup. Bir kişinin belli bir şekilde hareket etme veya belli bir görevi yerine getirme niyetini ayrıntılarıyla anlatan belge.

Correspondence : Uygunluk. Mektuplaşma. Tekabül etme. Karşılık gelme. Mektuplar. Oluşum, durum ya da nesnelerin karşılıklı olarak birbirine uygun düşmesi. Karşılıklılık. Birbirini tutma. Benzeşme.

Assess : Kanı. Değerlendirme yapmak. Talep etmek (bir miktar para). Değerini biçmek. Tahakkuk ettirmek. Yargı. Hesaplamak. Belirlemek. Görüş. Tayin etmek (para miktarını).

Analyze : Analiz etmek. Çözümleme. Tahlil etime, inceleme. Çözümlemek. Tahlil yapmak. Analiz yapmak. Tahlil etmek. Araştırmak.

Audit : Denetleme yapmak. Tecimsel kuruluşlara ilişkin sayışımların düzeninde olup olmadığı, yasaları, tüzük ve yönetmeliklerine uygun bir yönde doğru olarak yürütülüp yürütülmediği izlenilmek üzere yapılan inceleme ve denetlemeler. işlemlerin tümünün sonuna kadar yazılımı ve tekrar gözden geçirilmesi, plan ve amaçlar çerçevesinde bu işlemlerin çözümlenmesi, önceden planlanmış amaçlara ulaşılmak için bu işlemlerin plana göre yönetilmesi ve gerektiğinde gerekli değişikliklerin yapılması. Hesap denetimi. Resmi hesap bilanço kontrolü yapmak. Denetleme. Sayışımların denetlenmesi, işlemlerin yasa, tüzük ve yönetmeliklerine sayışım yöntemlerine uygun olup olmadığının incelenmesi. Hesapları denetlemek. Dinlemek. Denetleme (hesapları).

 

Invitation : Çağrı. Davetname. Getirtme. Davet. Çağırma. Davetiye. Celp.

Aerogram : Uçak mektubu. Telsiz telgraf. Aerogram. Telgraf.

Conned : Kandırmak. Yutturmak. Dikkatle okumak. Dümen kullanmak. Gemi idare etmek. Dolandırmak.

Vetted synonyms : dead mail, crank letter, open letter, encyclical letter, personal letter, fan letter, destination, improved, cover letter, air letter, airmail letter, covering letter, analysing, missive, document, assesses, construe, pastoral, cons, ps, encyclical, analyzed, text, postscript, mail, analyzes, amended, dead letter, audited, conning, business letter, name and address, finer.

Vetted zıt anlamlı kelimeler, Vetted kelime anlamı

Worse : Daha hasta. Daha kötüsü. Daha kötü şey. Daha da kötüsü. Beter. Kötü. Daha çok. Daha fena. Daha kötü. Beteri.