Video cassette türkçesi Video cassette nedir

  • Video bant.
  • Üzerine hareketli görüntü ve ses kaydı yapılan kaset.
  • Video kaset.

Video cassette ile ilgili cümleler

English: I got a video cassette recorder cheap at that shop.
Turkish: O mağazadan ucuz bir video kaset kaydedici aldım.

Video cassette ingilizcede ne demek, Video cassette nerede nasıl kullanılır?

Video : Görüntü. Video filmi. Televizyon. Video terminal. Ekran. Video kaset. Bilgisayar, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Video. Sın. Devinimli görüntülerin kablolar ya da telsiz bağlantısıyla çok uzaklardaki yerlere ulaştırılması ve buralarda izlenebilmesi. (bunu gerçekleştirmek için gerekli başlıca aygıt ve donanımlar alıcı, kablolar, verici, verici dalgalık, alıcı dalgalık, almaçtır. alıcı, aktarılacak konuyu satır satır, nokta nokta tarayarak çözümler. bu çözümlemeye uygun biçimde oluşan televizyon imleri, eşeksenli kablolar ya da verici yayacın verici dalgalığı yoluyla almaca doğru yola çıkarılır. bu ikinci durumda, televizyon imlerini bir taşıyıcı dalga, dalgalığa ulaştırır. bu dalgalığın almaca verdiği televizyon imleri almacın çeşitli katlarından geçerek bir elektron topundan çıkan elektron demeti yardımıyla almacın görüntülüğünde konuyu yeniden kurar. görüntülükteki bu resim, alıcının ereğindeki resmin tıpkısıdır). bir ülkede televizyonu oluşturmak için gerekli kuruluşların tümü, televizyon işleyimi. güzel sanatların bir kolu olarak televizyon sanatı. televizyonu gerçekleştirmek için yapılan çalışmaların tümü, televizyonculuk. bir ülkenin kendine özgü nitelikler taşıyan ulusal televizyonu.

 

Cassette : Kaset. Kutu.

Video cassette player : Video kaseti göstericisi.

Video cassette recorder : Kutucuklu görüntü aygıtı. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Mıknatıslı görüntü aygıtının kutucukla çalışan, kutucuklu televizyonda kullanılan ufak boy çeşidi.

Video attribute : Video türü.

Video cable : Görüntü kablosu.

İngilizce Video cassette Türkçe anlamı, Video cassette eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Video cassette ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Videotape : Video. Videoteyplemek. Kasetlemek. Kameraya çekmek. Video bantı. Video şeridi. Videoteyp. Kamera ile kaydetmek. Videoya çekmek.

Video : Video filmi. Sın. Video. Görüntü. Televizyon. Bilgisayar, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Video terminal. Ekran. Devinimli görüntülerin kablolar ya da telsiz bağlantısıyla çok uzaklardaki yerlere ulaştırılması ve buralarda izlenebilmesi. (bunu gerçekleştirmek için gerekli başlıca aygıt ve donanımlar alıcı, kablolar, verici, verici dalgalık, alıcı dalgalık, almaçtır. alıcı, aktarılacak konuyu satır satır, nokta nokta tarayarak çözümler. bu çözümlemeye uygun biçimde oluşan televizyon imleri, eşeksenli kablolar ya da verici yayacın verici dalgalığı yoluyla almaca doğru yola çıkarılır. bu ikinci durumda, televizyon imlerini bir taşıyıcı dalga, dalgalığa ulaştırır. bu dalgalığın almaca verdiği televizyon imleri almacın çeşitli katlarından geçerek bir elektron topundan çıkan elektron demeti yardımıyla almacın görüntülüğünde konuyu yeniden kurar. görüntülükteki bu resim, alıcının ereğindeki resmin tıpkısıdır). bir ülkede televizyonu oluşturmak için gerekli kuruluşların tümü, televizyon işleyimi. güzel sanatların bir kolu olarak televizyon sanatı. televizyonu gerçekleştirmek için yapılan çalışmaların tümü, televizyonculuk. bir ülkenin kendine özgü nitelikler taşıyan ulusal televizyonu.

 

Videocassettes : Videokasetler.

Videoing : Görüntü. Video terminal. Video. Ekran. Video filmi.