Video game türkçesi Video game nedir

  • Video oyunu.
  • Televizyonda veya bilgisayarda oynanan oyun.
  • Bilgisayar oyunu.

Video game ile ilgili cümleler

English: He likes that video game very much.
Turkish: Video oyununu çok sever.

English: Who's your favorite video game character?
Turkish: Favori video oyun karakterin kim?

English: Ali knows more about the world of his favorite video game than about the real world.
Turkish: Ali en sevdiği video oyunu dünyası hakkında gerçek dünya hakkında bildiğinden daha fazla biliyor.

English: "Noobs?" Dima asked, a slight hint of anger in his voice. "This isn't a video game, Al-Sayib! This is real life!"
Turkish: Dima kızgın bir sesle sordu: "Nubz? Bu bir oyun değil Saib! Bu hayatın kendisi!

English: Ali and Mary are playing a video game.
Turkish: Ali ve Mary bir video oyunu oynuyor.

Video game ingilizcede ne demek, Video game nerede nasıl kullanılır?

Video : Video terminal. Video filmi. Televizyon. Ekran. Bilgisayar, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Video kaset. Sın. Video. Görüntü. Devinimli görüntülerin kablolar ya da telsiz bağlantısıyla çok uzaklardaki yerlere ulaştırılması ve buralarda izlenebilmesi. (bunu gerçekleştirmek için gerekli başlıca aygıt ve donanımlar alıcı, kablolar, verici, verici dalgalık, alıcı dalgalık, almaçtır. alıcı, aktarılacak konuyu satır satır, nokta nokta tarayarak çözümler. bu çözümlemeye uygun biçimde oluşan televizyon imleri, eşeksenli kablolar ya da verici yayacın verici dalgalığı yoluyla almaca doğru yola çıkarılır. bu ikinci durumda, televizyon imlerini bir taşıyıcı dalga, dalgalığa ulaştırır. bu dalgalığın almaca verdiği televizyon imleri almacın çeşitli katlarından geçerek bir elektron topundan çıkan elektron demeti yardımıyla almacın görüntülüğünde konuyu yeniden kurar. görüntülükteki bu resim, alıcının ereğindeki resmin tıpkısıdır). bir ülkede televizyonu oluşturmak için gerekli kuruluşların tümü, televizyon işleyimi. güzel sanatların bir kolu olarak televizyon sanatı. televizyonu gerçekleştirmek için yapılan çalışmaların tümü, televizyonculuk. bir ülkenin kendine özgü nitelikler taşıyan ulusal televizyonu.

 

Game : Yiğit. Hazır. Aksak. Kumar oynamak. Oyun. Av eti. Eğlenme. Karşılaşma. Şikar. Sakat.

Video attribute : Video türü.

Video cable : Görüntü kablosu.

Video camera : Video kamerası. Video kamera.

Video capture : Video yakalama. Video yakala.

İngilizce Video game Türkçe anlamı, Video game eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Video game ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Videogame : Elektronik bir aygıt aracılığıyla bir ekranda oynanan oyun.

Computer game : Bir bilgisayar programının içine eklenmiş olan oyunlar. Bilgisayar oyunları.